Le Monde: 'Fransız Jandarması Romanları fişledi'
Le Monde gazetesi Fransa'da jandarmanın Romanları etnik kökenlerine dayalı olarak "yasadışı fişlediğini" ortaya çıkardı. 'Yerleşik Olmayan Etnik Azınlıklar' listesiyle fişlenen Romanlara yönelik DNA testlerinin de yapıldığı ortaya çıktı.
Fransa'da Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Romanlara yönelik ırkçı ve ayrımcı politikalarına tepkiler dinmezken, Le Monde gazetesi etnik kökene dayalı istatistik tutulduğunu ortaya çıkardı. Jandarmanın Romanları hedef alan "illegal bir fişleme kaydı" bulundurduğunu yazan Le Monde gazetesine göre 2000 ile 2004 yılları arasında gözaltına alınan Romanlar kökenlerine göre sınıflandırılmışlar. Bunlar, "Macaristan ya da Gürcistan vatandaşları olarak değil, Macar ya da Gürcü olan Romanlar" şeklinde kayda geçirilmiş. MENS (Yerleşik Olmayan Etnik Azınlıklar) adını taşıyan bu fişlemenin varlığı, Fransa'da etnik kökene ve ırka dayalı istatistik olmadığını söyleyen resmi açıklamaları yalanlıyor.
JANDARMA YALANLADI, SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Jandarma, bu haberi yalanlarken İçişleri Bakanı Brice Hortefeux, böyle bir fişlemeden haberdar olmadığını söyledi ve bir iç kontrol mekanizmasından soruşturma istediğini açıkladı. Bakan bu kayıtların 90'lı yıllarda yapıldığını ancak bugün söz konusu olmadığını savundu. "Gezici Suçlarla Mücadele Merkezi Ofisi" (OCLDI) eski sorumlusu Jacques Morel de fişlemeyi yalanladı. Le Monde bu fişlemenin OCLDI tarafından oluşturulduğunu kaydetmişti. Daha sonra Le Monde ve alternatif haber sitesi Rue89, ulusal jandarma iç yazışmalarını yayınlayarak, yasadışı fişleme iddiasını destekledi.
Kişisel verileri denetleme yetkisine sahip organ olan CNIL, iddiaları araştırmak için Cuma günü çalışmalarına başladı. Eğer MENS'in varlığı kanıtlanırsa, yaptırım uygulanması gerekecek zira Fransız yasası bu tip etnik sayımı yasaklıyor. CNIL denetleme çalışmaları için 6 kontrolörden oluşan iki ekip harekete geçirdi.
Fransız güvenlik güçlerinin kontrolsüz kayıtları son yıllarda katlanarak arttı. Sosyalist Parti'ye (PS) göre Ulusal Parlamento tarafından 2009 yılında tespit edilen 59 kayıt dosyasının 14'ü yasadışı. PS, bu fişleme dosyalarının temelsiz, hiçbir yasa veya kararnameye dayanmadığını ya da CNIL'in onayını almadığını kaydediyor.
DNA TESTİ YAPILDI
Öte yandan 8 Ekim Cumartesi günü France24 haber kanalı muhabiri Val d'Oise bölgesindeki Roman kampında yaptığı röportaj sırasında birçok Roman'ın DNA testine maruz kaldığını ortaya çıkardı. İnsan Hakları Ligi (LDH) de France 24'ün bu bilgisini doğruladı. LDH üyesi ve avukat Jean-Claude Vitran oturum izni Aralık 2010'dan önce bitmeyen kamptaki bir kadını örnek göstererek, DNA testinin yapılmasının tamamen anormal olduğunu belirtti. Başkasına ait bir toprakta kaldığı için suç işleme durumunda olduğu gerekçesine sığınılabileceğini söyleyen Vitran, ancak söz konusu kadının gözaltına alınmadığını ve DNA'sının alınması için hiçbir nedenin olmadığını kaydetti. Paris banliyösü Pontoise Savcılığı bu testleri imha ettiklerini söyledi.
ROMAN DERNEKLERİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Le Monde'un ortaya çıkardığı bu bilginin ardından Paris'teki dört Roman Derneği, 7 Ekim Perşembe günü suç duyurusunda bulundu. Irkçılığa Karşı Halkları Dostluğu Hareketi (MRAP) de dört derneğin yaptığı suç duyurusuna katıldı. Avrupa Komisyonu Adalet ve Temel Hakları Komiseri Viviane Reding ise Cuma günü yaptığı açıklamada, ilgili soruşturmayı "yakından takip ettiklerini" söyledi. Komisyon daha önce Romanlara yönelik uygulamalardan dolayı Fransa'yı sert bir dille eleştirmişti.
27 MİLYON FİŞLEME KAYDI
Sosyalist Parti'ye göre 20 milyon kişiyi kapsayan istihbarat fişleme dosyası FAR ile 7 milyon kaydın yer aldığı yurtdışında doğan kişilere ait FPNE fişleme dosyasının yok edilmesi gerekiyordu ancak halen varlığını koruyor. 2009'daki bir parlamento raporunda Sosyalist Parti ve iktidar partisi UMP, fişlemeyi zorlaştıran, daha güvenli hale getiren ve hataları sınırlandırmayı amaçlayan önerilerde bulunmuştu. Bununla ilgili bir yasa önerisi de verilmişti ancak PS milletvekili Delphine Batho'ya göre hükümet tarafından bu yasanın çıkması engellendi.
Fişleme üzerine parlamento denetimi fikrinden vazgeçilmesine tepki gösteren Batho, polisin tüm kayıtları üzerinde şüphe oluştuğunun altını çizerek, tüm Fansızların fişlenmiş olabileceğine dikkat çekti.
9 BİN ROMAN SINIRDIŞI EDİLDİ
Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy 28 Temmuz günü, üç ay içerisinde 300 yasadışı Roman kampının boşaltılması ve kamu düzenini bozan Romanların derhal sınırdışı edilmesini hedef olarak belirlemişti. Fransız hükümeti, bini Ağustos ayında olmak üzere yılın başından bu yana 9 bin Romanı sınırdışı etti. BM, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu, Vatikan, Romanya ve son olarak Küba lideri Fidel Castro, Fransız hükümetinin Romanları sınırdışı politikasını eleştirdi. Cartro, "ırkçı holocauste"(Yahudi soykırımı) olarak tanımladı. Ülke içinde de sol muhalefet ve sivil toplum örgütleri hükümeti "devlet ırkçılığı" ve "resmi ırkçılığı" geliştirmekle eleştirdi. Eylül ayı sonunda da Avrupa Birliği (AB), Romanları sınırdışı eden Fransa'ya karşı yasal işlem başlatma kararı aldı.
Avrupa genelinde sayıları 12 milyon dolayında olan Romanlar, bulundukları ülkelerde konut edinme, iş ve eğitim alanlarında ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Romanların yurtdışı edilmeye başlandıkları Fransa'daki sayılarının ise 15 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Ülke genelinde 600 kamp alanı olduğu belirtilirken onlarcası polis zoruyla boşaltıldı. Fransa'nın bu sınırdışıları birçok kesim tarafından 1942'deki Yahudi avına benzetildi.
ANF-EmekDunyasi.Net