Türkiye'den füze kalkanına 'sözde şartlı' destek
Brüksel'de yapılan NATO toplantısına ABD ile Türkiye arasında 'füze kalkanı' tartışmaları damgasını vururken, Türkiye'den ABD'nin füze projesine 'şartlı' evet' çıktı.
NATO dışişleri ve savunma bakanları, 19-20 Kasım'daki Lizbon Zirvesi'nde, NATO devlet ve hükümet başkanlarının onayına sunulacak yeni stratejik konsepti tartışmak için toplandı. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, İttifak tarihinde savunma ve dışişleri bakanlarının ilk kez gerçekleştirdikleri ortak toplantıda, ABD'nin bir ayağını Türkiye'de kurmak istediği füze kalkanı projesi için destek istedi. Türkiye, ise iki şartla projeye destek vereceğini açıkladı. Türkiye'nin 'sözde' şartlarına göre sistem, NATO öncülüğünde olacak. NATO topraklarının tamamını kapsayarak üyelerin güvenlik ihtiyacını karşılayacak. Bu şartlar zaten Bush döneminde gündeme gelen sistem kabul edilmeyince Obama tarafından sistemin NATO şemsiyesi altında kurulmasının da gerekçesi aynı zamanda.
ABD'nin füze sistemi başta Rusya'ya karşı düzenlenmişti; şimdi ise İran ve Kuzey Kore'ye karşı yeniden düzenlendiği iddia ediliyor. Ancak gerek Suudi Arabistan'a yapılan silah satışları, gerekse de füze kalkanının Türkiye'ye ve Bulgaristan'a kaydırılması doğrudan, Ortadoğu'daki, "enerji bölgesini" korumaya yönelik bir adım olarak öne çıkıyor. Böylece ABD Irak'tan askerlerini çekerken bölgeyi kendi kontrolünde bir silah deposu haline getiriyor. Bu süreçte Türkiye'ye biçilen rol temelde 'geleneksel' özelliklerini koruyor. Türkiye imajı değiştirilmiş, Ortadoğu, İran ve Suriye ile ilişkileri de olan (!) bir ileri karakol olarak tekrar şekillendiriliyor.
'MALİYETE KAFA YORUYORUZ'
Bu arada NATO toplantısına katılan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ise 'müzakerelerin sürdüğü' açıklamasının ardına sığınarak kabul için zemin araştırması yapıyor. Türkiye 'sözde şartlar' öne sürerek karşı çıkar gibi görünerek 'evet' diyor. Bir bakıma 'Yetmez ama evet'çi bir tutum alarak, kalkanın tüm NATO ülkelerini kapsaması durumunda karşı çıkmayacağını açıklıyor. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, füze kalkanının 'Türkiye'ye kurulacak olması konusunda bir çekincelerinin olmadığını, sadece konuyu müzakere etmeye çalıştıklarını' söylüyor. Gönül 'tek derdinin' maliyet olduğunu bu konuda 'kafa yorduklarını' eklemeyi de ihmal etmiyor.
19-20 Kasım'da Lizbon'da yapılacak NATO zirvesinde karara bağlanacak olan "füze kalkanı" projesinin Türkiye'ye kurulacak olmasına ilişkin 'müzakerelerde' neler konuşulduğu ise üstü kapalı laflarla geçiştiriliyor. Gönül, "Müzakere Lizbon Zirvesi'nde neticeye ulaşacak. Türkiye'nin önem verdiği hususlardan biri Türkiye'nin füze sistemini nasıl etkileyeceği, mümkünse maliyet bakımından nasıl fayda sağlayacağı... Bizim de alçak, orta ve yüksek füze savunma sistemlerimiz var" diyor. Gönül, füze kalkanını bir 'savunma sistemi' olarak tanımlayarak İran ve Suriye'nin 'gönlüne su serpme'ye de çalışıyor. Ama füze kalkanının yerleştirileceği bölgelere bakılınca pek de savunma amaçlı olmadığı ortaya çıkıyor. NATO'dan yapılan açıklamalara göre Türkiye'den füzeleri, Karadeniz, Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu'ya yerleştirilmesi isteniyor. Üçünün de kapsama alanında önemli petrol ve doğalgaz yatakları olması ise sadece 'rastlantı!'
'TÜRKİYE'NİN DERDİ PAZARLIK'
Maliyetinin 140 milyon dolar olacağı belirtilen Füze Kalkanı Projesi'nde asıl pazarlık ise ABD ve Türkiye arasında sürdürülüyor. Türkiye'nin ABD'li yetkililer ile yaptığı görüşmede asıl sorunun füze kalkanı olmadığı ABD ile bunu bir pazarlığa dönüştürme olduğu anlaşılıyor. Görüşmede radarların Türkiye'de nereye kurulacağı hangi kentleri kapsayacağı, ne kadar süreyle kalacağı, sistemi çalıştıracak personelin hangi ülkeden olacağı gibi konuların tartışıldığı belirtiliyor.
EmekDunyasi.Net