11 Ekim 2010, Pazartesi

Hasankeyf için en uzun süreli eylem başladı

Ilısu Barajı'nın suları altında kalacak olan antik kent Hasankeyf'in kurtarılması için Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi tarafından başlatılan eylemler kapsamında "Hasankeyf yok olmasın" sloganıyla ilçede organize edilen ve en uzun süreli eylem olan "Hasankeyf Dayanışma Kampı" başladı.

Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi tarafından organize edilen ve 17 Ekim'e kadar sürecek olan en uzun süreli eylem olan "Hasankeyf dayanışma kampı" başladı. "Hasankeyf yok olmasın" şiarıyla organize edilen etkinlikler, Hasankeyf Köprübaşında kurulan kampta yapılan basın açıklaması ile start aldı. Açıklamaya, BDP Gurup Başkanvekili Bengi Yıldız, BDP Batman İl Eşbaşkanları Saadet Becerikli ve Şehmus Aslan, Belediye Başkanvekili Serhat Temel, Belediye Başkan yardımcıları Mustafa Tuğyıldız, Hamza Ayiş, Gülistan Akel, Kızıltepe Çevre Gönülleri, kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra yerli ve yabancı çok sayıda aktivist katıldı.

'HÜKÜMET NAMUS MESELESİ YAPTI'

"Hasankeyf'i yerinden değil yarına taşı", "Kartpostallarda değil yerinde istiyoruz", "Tarihi mirasımız Hasankeyf'e sahip çıkalım", "Hasankeyf tarihi mirastır, mirasımızı koruyalım", "Tarihime dokunma", pankart ve dövizlerinin açıldığı eylemde açıklamayı Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi Sözcüsü İpek Taşlı okudu. Taşlı, başta konsorsiyumların dağılması olmak üzere, uluslararası alanda ortaya çıkan tüm olumlu gelişmelere rağmen, hükümetin bu antik kenti sulara gömmeyi namus meselesi haline getirdiğini, bütün itirazlara ve bu yok oluşa karşı yükselen çığlıklara kulaklarını tıkadığını belirtti.

'BÜTÜN ZAMANLARIN EN BÜYÜK KIYIMI YAPILMAK İSTENİYOR'

Hükümetin, 12 bin yaşındaki Hasankeyf'i kısa ömürlü bir baraja feda edecek her fırsattan yararlandığını kaydeden Taşlı, "Son olarak 13 Temmuz 2010 tarihinde eski kentte bir kaya düşmesi ve bir kişinin yaşamını yitirmesi ile birlikte yetkililerce büyük imha projesi için düğmeye basılmış ve Hasankeyf ziyaretçilere ve sevenlerine kapatılarak tümüyle insansızlaştırılmıştır. Hasankeyf o günden bu yana daha sessiz, daha kimsesiz, daha insansız... Amaç ve hedef bellidir: Baraj karşıtlarına, Hasankeyf gönüllülerine kentin kapılarının kapatılarak, bütün zamanların en büyük kıyımını sessiz sedasız gerçekleştirmek" dedi

'İZİN VERMEYECEĞİZ'

BDP Gurup Başkanvekili Bengi Yıldız ise, Hasankeyf ve Munzur'da yapılmak istenen barajlara dikkat çekerek, bunun devletin Kürtlere bakış açısının somut ifadesi olduğunu dile getirdi. Bölgede zenginlik kaynaklarının sömürüldüğüne vurgu yapan Yıldız, "Söz konusu Kürtler ve Kürdistan olunca devletin ve iktidarların dil, kültürel sömürge politikaları devreye giriyor" dedi. Hasankeyf'in sadece bölge insanlarının değil, dünya halklarının Kültürel mirası haline geldiğini ifade eden Yıldız, "Eğer halk bu kültürel mirasına güçlü bir şekilde karşı çıkmazsa, Hasankeyf, Munzur ve ismi anılmayan tüm kültürel yerleşim yerleri sular altında bırakılacaktır. Buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.

Konuşmalardan sonra, Hasankeyf Köprübaşına 4 dilde Kürtçe, Türkçe, İngilizce ve Arapça yazılan "Hasankeyf'e hoş geldiniz" tabelası folklor gösterisi eşliğinde asıldı. Ayrıca kampın girişinde Hasankeyf ile ilgili ziyaretçi defteri açıldı. Katılımcılar daha sonra, ilçe merkezindeki Girişim Temsilciliğinin açılışı için ilçe merkezine yürüdü. Temsilciliğin açılış kurdelesi girişim üyelerinden bir anne ve küçük çocuk tarafından kesildi. Etkinlik, Ören yeri gezileriyle devam ediyor.

Bahar Kültür Sanat Merkezi'nden 4 sanatçı da sabahın erken saatlerinde, Batman merkez'den Hasankeyf ilçesine yürüyerek geldi. Ressam Fevzi Bilge, bu yürüyüşlerini "Kültür Bahçesi" olan Hasankeyf'in Ilısu Barajı suları altında kalmaması için ve bu yönde duyarlılığın gelişmesi için gerçekleştirdiklerini söyledi.

DİHA

Bağlantılı Haberler