• 17 Mayıs 2012, Perşembe
  • Son Güncelleme 17:38

03 Mayıs 2011, Salı

Usame Bin Ladin öldürüldü mü yoksa 'kullanım süresi' mi doldu?

ABD, El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in 40 dakikalık bir operasyon sonucunda öldürüldüğünü açıkladı. Operasyonun ayrıntıları ile ilgili çelişkili haberler Ladin'in öldürülmesinin 'son kullanım tarihinin' dolması nedeniyle gerçekleştiğini kanıtlar nitelikte.

İLHAN ULUSOY ilhanulusoy@emekdunyasi.net

Dün ajanslara bir haber düştü. Ertesi gün gazetelerin manşetlerine taşınan habere göre ABD 'sonunda' Usame Bin Ladin'i öldürüp 'terörün başını ezmiş, dünyayı daha adaletli bir yer' haline getirmişti.

11 Eylül saldırıları başta olmak üzere pek çok saldırıdan sorumlu tutulan Usame Bin Ladin'in 'öldürülmesi' ile ilgili pek çok haber ortaya serildi. Operasyonun ayrıntıları birer birer haberleştirildi. Ama bu ayrıntılar iyi düzenlenmemiş bir 'kurgu'yu da ortaya çıkardı. İlk soru işaretleri Pakistan televizyonunda yayınlanan Ladin'in fotoğrafı üzerinde ortaya çıktı. Ve fotoğrafın10 yıl önceki bir fotoğraf üzerinde yapılan oynamalarla elde edildiği ortaya çıktı. Pakistan televizyonu 'özür dileyerek' fotoğrafı yayından çekti.

OBAMA'YI YALANLAYAN AÇIKLAMA

Ardından ABD Başkanı Obama'nın açıklaması geldi. Obama, Ladin'in cesedi bizde 'İslami kurallara' göre muhafaza ediliyor" dedi. Ancak Obama'nın sözleri daha bitmeden ABD 'istihbarat yetkililerine' dayandırılan bir açıklama Obama'yı yalanladı. ABD istihbaratı yetkilileri Usame Bin Ladin'in cesedini 'denize attıklarını' söylediler. Gerekçeleri ise çok ilginçti. 'İslami kurallara göre Ladin'in 24 saat içinde gömülmesi gerekiyormuş, kabul eden ülke çıkmayınca ne yapsınlar denize atmışlarmış' mış! Böyle bir 'İslami Kural' uydurmak için çok kafa yorulmadığı belli. Hatta işi daha ileri götüren ABD yetkilileri, cenaze için 45 dakikalık bir tören düzenlediklerini bile iddia ediyorlar. Vietnam'ı hatırlamasak bile, Afganistan'da Irak'ta kadın ve çocukları 'zevk için' hedef haline getiren ABD'nin '1 numaralı can düşmanının' cenazesine gösterdiği bu saygı gerçekten göz yaşartıcı!

Ancak ne hikmetse görsel propaganda konusunda 'dünyaya ders verebilecek kadar' konuya hakim olan ABD, cenaze töreninden tek bir kare bile yayınlamadı. Tuttu elindeki bu fırsatı denize attı! Herhalde sahne henüz kurulmadı! Oysa Truman Show'da bunu çok güzel becerebildiklerini görmüştük!

USAME MAĞARADA MI, VİLLADA MI ÖLDÜRÜLDÜ?

Öldürüldüğü ileri sürülen kişinin Usame Bin Ladin olduğu ise CIA tarafından yapılan DNA testi ile kanıtlanmaya çalışıldı. Ayrıntılar 'ortaya serildikçe' soru işaretleri azalacağına çoğalıyor. Komplocu sanılmak pahasına şu soruları sormak zorunlu oluyor:

'Dirisini de ölüsünü de görmediğimiz' Usame Bin ladin gerçekten öldürüldü mü?,

Daha da ileri gidelim: ABD'nin Afganistan'ı işgaline gerekçe oluşturan Usame Bin ladin gerçekte ne zaman öldürüldü? Sakın işgalin ilk günlerinde iddia edildiği gibi 'bir mağarada bombardımanla öldürülmüş ancak işgale gerekçe kalmayacağı düşünülerek daha sonra tekrar öldürülmek üzere DNA örnekleri alınarak 'yaşatılmış' olmasın!

Operasyonla ilgili El Arabiya televizyonunun haberi bu soruları sormaya zemin hazırlıyor. El Arabiya 6 ay önce bir haber yapıyor ve ABD'nin operasyon yaptığı villayı göstererek Usame Bin Ladin'in yaşadığı yeri tespit ettiğini ileri sürüyor. Ancak yıllardır 'en çok aranan terörist' olan, başına konan 25 milyon dolarlık ödüle rağmen CIA'yı FBA'yı, MOSSAD'ı peşinde koşturan, fotoğrafına bile ulaşılamayan Usame Bin Ladin ve El Kaide nasıl oldu da bu haberi atladı ve habere rağmen aynı malikanede 'saklanmaya' devam etti.

Usame Bin Ladin'in Sovyetlere karşı Afganistan'da Suudi parası, ABD silah ve eğitimi ile örgütlenen 'cihad'a katılıp CIA tarafından eğitildiğini bilmeyen yok. Ama neden sonra Usame kendini eğitenlere karşı bir numaralı düşman olarak 'yeniden' yaratıldı. Sonra ABD'nin simgelerinden 'İkiz kulelere' saldırtıldı. Ve artık günü geldiğinde de öldürüldü. Yani balta nerede? Suya düştü, su nerede? İnek içti, inek nerede? Dağa çıktı, dağ nerede? Yandı, bitti, Kül oldu... Usame nerede? Denize düştü!

Peki, bir soru daha Usame Bin Ladin hiç var mıydı?

Kişi olarak olup olmamasının pek hükmünün kalmadığı, 'varlığı' ABD tarafından tescillenmiş ve kanıtlanmış bir 'terör ikonu' olarak Usame Bin Ladin'in varlığının artık inkar edilemez bir noktaya geldiğini söylemek yanlış olmaz. O zaman gerçek cevaplara ulaşmak için soruları değiştirmek gerekiyor: Usame neden yaratıldı? Hangi ihtiyacı gördü? Ve bugün neden öldürüldü? Öldürülmesi hangi nedenden dolayı bir ihtiyaç halini aldı.

AFGANİSTAN İŞGALİ

11 Eylül saldırılarının sorumlusu olarak ilan edilip Usame ve onun denetimindeki El Kaide'in ve dahi Afganistan'ın  'haçlı seferi'ne konu edildiği dönemde Usame Bin ladin açıklama yapıyor ve "ABD parmağı beni gösteriyor ama ben yapmadım, yapanlar kendi çıkarları için yaptılar. Ben Afganistan'da yaşıyorum ve bu tür eylemlere izin vermeyen Molla Ömer'e bağlıyım ama yapanları da tebrik ediyorum" diyordu. Ama Afganistan'ı işgali kafasına koymuş olan ABD için bunun bir önemi yoktu çünkü ABD'nin kendi nedenleri vardı. Bu nedenler; Orta Asya Petrol ve Doğalgaz hatlarının kontrolünün ele geçirilmesi, İran'ın kuzeyden kuşatılması, Afganistan'ın Çin, Hindistan ve Rusya'ya hakim konumu, uyuşturucu ekim alanlarının kontrolü vb... Ve bu yeterli idi. El Kaide ve Usame Bin Ladin ona bu 'fırsatı' sunmuştu. ABD istediğini aldı ve Afganistan'ı işgal etti. Ve işgalin sürekliliğinin güvencesi olarak Usame'nin varlığına göz yumdu.

CIA'nin Usame Bin Ladin masasının kurucusu ve eski sorumlusu Michael Scheuer'in şu sözleri Usame'nin ABD için önemini sadece Afganistan meselesiyle sınırlı kalmamak üzere özetliyor aslında: "ABD olarak tek şansımız, Usame Bin Ladin'in ülke içinde büyük bir silahlı saldırı gerçekleştirmesi."

Kısaca ABD, Usame Bin ladin'den yararlanarak petrol kaynaklarına ulaşma hedefini gerçekleştirdiği gibi Ortadoğu'daki müdahale ve işgallerinin de 'aracı' haline getirmiştir. Ancak bu gün Usame'nin varlığını gereksiz kılan ve onu artık 'ölüme yollayan' gelişmeleri daha çok Ortadoğu'daki isyanlarda aramak gerekiyor.

EL KAİDE'NİN SİYASİ ÖLÜMÜ

Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki halk hareketlerinin diktatörleri alaşağı etmeleri Usame'nin varlığını gereksizleştiren bir sonuç da doğurdu. Ortadoğu uzmanı Robert Fisk şu sözlerine katılmamak mümkün değil: "Arap dünyasındaki kitlesel devrimler zaten El Kaide'nin siyasi olarak öldüğüne işaret ediyor." Gerçekten de Arap dünyasında halk kitlelerinin siyaset sahnesinin öznesi olarak ortaya çıkmaya başladığı bir dönemde ABD'nin bu coğrafyayı dizayn edebilmek için artık Ladin figüründen fazlasına ihtiyacı var. Siyaseten ölenin, fiziki olarak da öldürülmesi artık kaçınılmaz oluyor bir yerde! Dolasıyısla ABD artık siyasi olarak işlevini tamamlamış olan El Kaide'yi Usame'nin cenazesi üzerinden tekrar canlandırabilecek, hem de 'misilleme terörü korkusu' yayarak Ortadoğu'daki politikaları ve müdahaleleri için manevra alanını da genişletmiş olacak. Ek olarak Obama'nın yeni dönem seçim hazırlıkları için de bulunmaz bir 'kampanya malzemesi' sağlanmış olacak!

Sinekten yağ çıktı, daha ne olsun!

Bağlantılı Haberler