02 Haziran 2010, Çarşamba

Yahudi karşıtlığı değil, halkların kardeşliği!

İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırmasının ardından tüm dünyada eylemler devam ediyor. Ancak İsrail’e ve destekçisi ABD’ye duyulan öfke kimi yerlerde tüm İsrail halkına ve Yahudilere yönelik ırkçı bir söyleme yönelmekte. Kimi eylemlerde Hitler’in "Bir gün gelecek bir Yahudi daha öldürmediğim için bana küfür edeceksiniz” sözünün dile getirilmesi, Yahudi düşmanlığının vardığı tehlikeli noktayı gözler önüne seriyor.

 

Oysa İsrail halkı da diğer halklar gibi bu katliama sessiz kalmamakta, tepkisini çeşitli şekilde dile getirmekte.

İşte İsrail Komünist Partisi ve İsrail Barış Blokunun katliama ilişkin ilk açıklamaları:

 

İsrail Komünist Partisi: Olmert ve suç ortakları yargılansın

 

İsrail Komünist Partisi ve Barış ve Eşitlik için Demokratik Cephe (HADAŞ), Gazze'deki saldırılara karşı Filistin halkının yanında olduğunu belirtti. İKP ve HADAŞ, dünyadaki komünist ve işçi partilerinin İsrail’e karşı ortak tutum alması için çağrı yaptı.

İKP, İsrail'in durdurulması için İsrail’le diplomatik ilişkisi olan devletlerin yaptırım uygulaması şart olduğunu vurguladığı bir açıklama yayınladı.

İKP Başbakan Ehud Olmert, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'nin savaş suçu işledikleri için yargılanması gerektiğini vurguladı.

İsrail yönetiminin Bush'un son anlarından faydalanarak Gazze halkının siyasi iradesini kırmaya çalışmakla suçlayan İKP; Tel Aviv, Hayfa ve Nazareth kentlerinde eylemler düzenledi.

HADAŞ, İKP ve Gazze Kuşatmasına Karşı Koalisyon, İsrail'in füze saldırıları bahanesinin arkasına saklanmakla suçladı.

İKP'nin eylemlerinde ön plana çıkan ise sadece Gazze kuşatmasının kaldırılması ve saldırıların kesilmesi değil. Bölgedeki savaşın gerçek nedeninin 1967'den sonra İsrail tarafından işgal edilen ve her geçen gün daha fazla Yahudi’nin yerleştirildiği Filistinlilere ait topraklar. Sorunun 2008'de çıkmış gibi gösterilmesine tepki gösteren İKP bu toprakların Filistinlilere ait olduğunu ve ivedilikle iade edilmesi gerektiği bildirdi.

İsrail Barış Bloku: İsrail’in yalanlarına kimse inanmayacak

İsrail'deki barış hareketi örgütü Gush-Shalom'un (Barış Bloku) sözcüsü, parlamento üyesi Uri Avnery, İsrail'in yardım gemilerine saldırısını "sınırı olmayan bir aptallık" diye değerlendirdi:

“Bu gece denizin ortasında İsrail hükümetinin emriyle İsrail Savunma Kuvvetleri'nce bir suç işlendi: Yardım gemilerine savaş benzeri bir saldırı düzenlendi; barış ve yardım eylemcilerine öldürmek üzere ateş açıldı.

Bu, ancak bütün kırmızı çizgilerin ötesine geçmiş bir hükümetin yapabileceği çılgınca bir şey.

Bunu ancak gerçekle bütün bağını kaybetmiş çılgın bir hükümet yapabilir: İnsani yardım ve barış eylemcileri taşıyan gemileri düşman olarak görüp onlara saldırmak, ateş edip öldürmek üzere büyük bir askeri kuvveti üzerlerine yollamak.

Hükümetin ve ordunun sözcülerinin yalanlarına, bahanelerine dünyada kimse inanmayacak.

Bu, İsrail devleti için bir utanç günü. Geleceğimizin bir grup tetik sever sorumsuza emanet edildiğini keşfettiğimiz bir kaygı günü. Sınırsız delilik ve aptallığın günü. İsrail hükümetinin ülkenin dünyadaki adına kara çaldığı, uluslararası alandaki zaten kötü olan imajına yeni saldırganlık ve zorbalık kanıtları eklediği, kalan birkaç dostunun cesaretini kırıp kendinden uzaklaştırdığı gün.

Bugün Gazze açıklarında gerçekten de bir provokasyon gerçekleşti. Ama provokatörler Filistinlilerin davet ettiği, Gazze'ye ulaşmaya çalışan barış eylemcileri değildi. Provokasyon, yardım gemilerinin yolunu kesip ölümcül kuvvet kullanan, İsrail hükümetinin emrindeki donanma komandoları tarafından gerçekleştirildi.

Yaşayanların onulmaz acılar çekmesine neden olan Gazze kuşatmasının kaldırılmasının zamanı geldi. Bugün, İsrail hükümeti yüzündeki maskeyi kendi elleriyle yırtıp attı ve aslında Gazze'den "çekilmediğini" gösterdi. Gerçek bir geri çekilmede, Gazze'ye ulaşımın kesilmesi ya da oraya ulaşmaya çalışanları öldürmek, yaralamak üzere asker yollamak olmaz."

(Emek Dünyası)