02 Eylül 2010, Perşembe

FİDEL CASTRO:

Eşcinsellere özür niteliğinde açıklama

Küba devriminin efsanevi lideri Fidel Castro, Meksika'nın La Jornada gazetesinden Carmen Lira Saade'ye verdiği röportajda Küba'daki devrimin ilk yıllarında eşcinsellere karşı uygulanan baskılara dair sorulara özeleştiri niteliğinde cevaplar verdi.

ARDIL BAYRAM ŞAHİN sahinb01@gmail.com

Eşcinsellerin "karşıdevrimci" olarak nitelenerek toplumdan dışlandığı ve baskı gördüğü yılları soran Carmen Lira'ya yanıt veren Fidel Castro, "Evet, büyük adaletsizlik zamanlarıydı, kim yapmış olursa olsun, büyük bir adaletsizlik! Eğer bunu biz yaptıysak... Tüm bunlarda kendi sorumluluğumun sınırlarını çizmek istiyorum, çünkü, eskiden beri, kişisel olarak benim bu tip önyargılarım yoktur" dedi. Castro'nun en eski ve yakın dostları arasında eşcinseller olduğu biliniyor.

O dönemde Siyahlara karşı ırkçılık kadar, kadınlara ve eşcinsellere karşı ayrımcılık da çok yaygındı.

"Peki öyleyse 'öteki'ne karşı tüm bu nefret nasıl oluştu?" sorusuna Castro, bunun devrim saflarındaki insanlar arasında kendiliğinden ortaya çıktığı, geleneklerden geldiği yanıtını verdi. Devrim öncesinde Küba'da siyahlara karşı ırkçılık kadar kadınlara ve eşcinsellere karşı ayrımcılık da çok yaygındı. Fidel, "Ama içeride ve dışarıda devrimcilerin onuru olan, 'yeni' ahlaka sahip Küba'da böyle değil" diye ekledi.

"BİR SORUMLU VARSA, O BENİM"

Olanlardan kimin sorumlu olduğu sorusuna ise Fidel, "Eğer bir sorumlu varsa, o benim" diye karşılık verdi. Fidel, "O günlerde bu meseleyle ilgilenemediğim doğrudur... Ekim (Füze) Krizi, savaş, siyasi meselelere gömülmüştüm" dedi.

Bu meselenin büyük bir siyasi soruna dönüştüğünü anladığını belirten Castro, "Bunu değerlendirmesini bilemedik... Sistematik sabotajlar, silahlı saldırılar, sürekli bunlar oluyordu. O kadar çok sorunumuz, ölüm kalım sorunumuz vardı ki, buna yeterli dikkati veremedik" yorumunu yaptı.

"BİR GÜNAHKÂRIN DEĞİL, BİR AZİZİN GÜNAH İŞLEMESİ"

Bunun bir azizin günah işlemesine benzer bir etki yarattığını, bir günahkârın günah işlemesine benzemediğini kabul eden Castro, o günlerde çok ciddi sorunlarla yüz yüze olduklarını vurgulayarak, kendisine yönelik suikast girişimlerinden dolayı sokakta dahi rahat yürüyemediğini anlattı. Castro, "Ama sonuçta, ne olursa olsun, sorumluluğu üstlenmek gerekiyorsa, o sorumluluk benimdir. Suçu başkalarına atmayacağım" dedi.

KÜBA'DA DÜN, BUGÜN VE FİDEL'İN YEĞENİ MARİELA

Küba'da 1960 ve 70'lerde birçok eşcinsel işten atılmış, hapsedilmiş ya da "rehabilitasyon kampları"na gönderilmişti.

Ülkede eşcinsellik 1979 yılında suç olmaktan çıkarıldı. Yakın tarihlerde de, aynı cinsiyetten çiftlerin bir arada yaşamalarını yasallaştırma girişimlerinde bulunuluyor.

Bugün Küba'da eşcinsellere karşı ayrımcılığa karşı kapsamlı bir mücadele veriliyor. Raúl Castro'nun kızı Mariela Castro'nun başında bulunduğu Ulusal Cinsellik Eğitimi Merkezi (Cenesex) öncülüğünde yürütülen mücadele sayesinde eşcinsellere karşı ayrımcılık Küba'da büyük oranda geriletilmiş durumda.

YIL 1975 VİLMA ESPIN'IN ÖNERİSİ

Fidel Castro'nun yiğeni Mariela ise ülkedeki eşcinsellerle en yakın teması kuran isimlerden biridir. Annesi Vilma ise dünyada ilk defa, yıl henüz 1975 iken evliliğin Anayasa'daki tanımında cinsiyet belirtmeksizin tanımlanmasını önerip hemcinslerarası evliliğin önünü açacak öneride bulunmuş bir devrimcidir.

Devlet televizyonunda yayımlanan ve evli bir erkeğin bir başka erkeğe ilgi duymasını konu alan bir diziye de danışmanlık yapan Mariela, sosyal güvenlik sisteminin transeksüellerin ameliyat ve tedavi masraflarını karşılaması ayrıca cinsiyet değiştirenlere yeni nüfus cüzdanı verilmesi için çabalıyor. Yayımladığı Cinsellik ve Toplum dergisiyle de halka ulaşmaya çalışıyor.

(EmekDunyasi.Net)