Erdal Eren; İnanç ve kahramanlığın anlamı
13 Aralık Pazartesi Erdal EREN'in idam edilişinin 30. yıl dönümüydü.
Erdal EREN 12 Eylül faşizminin katlettiği Türkiye halklarının en genç evladıydı.
İdam edildiğinde 17'sine yeni girmiş genç bir fidandı.
30 yıldır Erdal'ın idamıyla ilgili çok şey söylendi, tartışıldı.
Ülkemizde en çok tartışılan siyasi idamlardan biridir Erdal'ın idamı.
Daha çok yargılama süreci, genç oluşu, idama giderken gösterdiği kararlılık ve inancından bahsedilmiştir.
Evet, O bir gençti, 17'sin de bir Genç Komünistti.
Evet, o bir kahramanlık örneği sergiledi darağacına giderken, herkese, hepimize örnek olacak bir inanç ve kararlılıkla.
Bunların hepsi doğru olmakla beraber Erdal'ı ve idam sürecini yeterince anlatmış olmaz.
Erdal ülkemizde işçi sınıfı önderlerinin, sınıfın aydınlarının, gençlerin, kadınların oluşturduğu bir örgütlü mücadele sürecinde idam edildi. O bilinç ve örgütlülükten korkanlar tarafından bilinçli olarak katledildi.
Bu süreç; işçi sınıfının iktidar mücadelesinin sınıfın devrimci partisinin önderliğinde verilmesi gerektiğine karar verilen ve sınıfın devrimci partisinin örgütlendiği bir süreçtir.
İşte Erdal'ın diğer tüm özelliklerine karakterini veren bu parti bilincidir.
Erdal EREN hem yargılama sürecinde hem de idam sehpasına giderken bu bilinçle hareket etmiştir.
Mahkemedeki savunması, son sözleri bu bilincin izleriyle doludur.
Dile kolay tam otuz yıl.
Nerdeyse Erdal'ın yaşının iki katı.
Geçen bu otuz yılda çok şey yaşadık, çok şey yaşandı, çok şey değişti.
Ancak parti, partili mücadele bu gün en çok ihtiyaç duyulan şeydir.
Bugünün genç kuşakları da bu onurlu görevin yerine getirilmesi için fedakârca görev üstleneceklerdir.
Dün olduğu gibi.