İnadına!
Cumartesi günü Kütahya'da "siyanürle" gümüş üretim tesisinde meydana gelen kazadan sonra sahaya varan Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Murat Taşdemir "Baraj seddesinin üstünde çalışan işçilerin hayatlarından tedirginiz. Bunlar kamikaze, zorla çalıştırılıyorlar. "Kütahya'da sağlık birimlerinde siyanür panzehiri maalesef yok. Sağlık Bakanlığı'nın konuya acilen müdahale etmesi gerekiyor" derken; Çevre ve Orman Bakan-ımız Veysel Eroğlu ise "Çökme sonucu bir gram dahi siyanürlü su dışarıya sızmamıştır. Olaydan sonra ekiplerimiz 24 saat içinde yer altı ve yüzey sularıyla ilgili bütün tahlilleri yaptı. Yapılan tahliller neticesinde dışarı siyanürlü su sızdığı tespit edilmedi. Muhalefetin yaptığı çok ayıp. Sanki burada olağan üstü bir durum varmış gibi yansıtıyorlar" diye konuşmuş...
Konu ile ilgili sosyal paylaşım sitelerinde ise yorumlar şöyle:
"Çevre bakanı Kütahya'da sızma yok dedi. Ben suyun içinde yıkanarak basın toplantısı yapmasını öneriyorum."
***
Sınav yapmayı bir türlü beceremeyen ÖSYM, bu seferde yapamadıkları sınavın puanlarını hesaplayamıyor. Bu iş iyice yılan hikâyesine döndü. Haberlere göre her gün başka bir aday, puanının hatalı olduğu gerekçesi ile ÖSYM'ye itiraz ediyor. Son örnek sınavda 420'li puan almasına rağmen cevap kağıdı boş olan bir adaymış!!!
Konu elbette sosyal paylaşımda konuşuluyor. Bakın ne demişler:
" YGS' de fen bilgisinden hiçbir soru işaretlememesine rağmen 6 yanlışı çıkan bir aday var. Şaşırdınız mı? Şüphesiz ki şaşırmadınız."
***
Konu YGS' den açılmışken devam edelim. Bu gün güne Van'da lise öğrencilerinin gözaltına alınması ile başladık. Öğrenciler "terör ile mücadele" ekipleri tarafından gözaltına alınırken, öğrencilerin avukatlarla da görüşmesi engelleniyor. Göz altıların nedeni ileri demokratik ülkemizde öğrencilerin YGS skandalını protesto etmeleri.
Skandal isim Ali Demir devlet korumasındayken, yaşamlarını savunan lise öğrencileri "terörist" ilan ediliyor...
Bakınız sosyal paylaşım sitelerinde ne yazılmış:
" Van'da YGS 'yi protesto eden 6 fen liseli öğrenci gözaltına alınmış. Bütün gençleri içeri atın da rahatlayalım. Gerçi Hüseyin Üzmez üzülür."
***
Sabaha karşı operasyonları ile şöhreti yakalayan terör ile mücadele şubesi, bu sefer elini Grup Yorum üyelerine uzattı. Gözaltına alınarak İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'ne götürülen Grup Yorum üyelerinden Aracı ve Bozkurt serbest bırakılırken, Papur, "7 Ekim 2009'daki IMF ve Dünya Bankası protestolarına katıldığı" gerekçesiyle gözaltında tutuluyor. Avukat Taylan Tanay'ın açıklamalarına göre ise bu tamamen hukuksuzluk...
Şimdi sosyal paylaşıma geri dönelim bakın ne demişler:
"Aklınızdan sanatçılarını ve gazetecilerini terörist ilan eden bir ülke tutun. Şimdi bırakın yoksa suç işlersiniz."
***
15 Mayıs 2011'de tüm Türkiye'de eş zamanlı bir eylem gerçekleştirecek. Hep bir ağızdan " İnternetime Dokunma" diyeceğiz. Bana kalırsa mesajı daha derin bir eylem olacak katılacağımız. İnadına çıkacağız yine sokağa.
Korkular dayatarak sokaklarımıza, gazetecilerimize, gençlerimize, topraklarımıza, suyumuza, havamıza, seslerimize, düşüncelerimize, özgürlüğümüze, kelimelerimize, geleceğimize el uzatanlara "Dokunma" diyeceğiz.
İnadına, yılmadan, vazgeçmeden. Çünkü bu vatan bizim. Bu sevmek bizim!