Heyecanlıyız!
Bugün seçim günü. Bu gün belki de ülkedeki demokratik halk hareketinin yeni bir dönemecinin arifesindeyiz. Heyecanlıyız.
Demokratik halk hareketinin kesintiye uğradığı cunta sonrası günler, çok uzun ve zahmetli geçti. Kimimiz seksenli yılların sonunda ve doksanlı yılların başında büyük bir sabırsızlıkla ve büyük bir umutla halkın iktidarının kurulacağı günlere hazırlık yaptı. Kimimiz cezaevinde yattı, kimimizin yoldaşları öldürüldü işkencelerde. Kimimiz okulunu bıraktı, kimimiz okuldan atıldı. Kimimiz dağlarda hayatını kaybetti kimimiz hala dağlarda. Kimimiz ise hala cezaevlerinde.
Kürt ulusal halk hareketinin destek verdiği Emek, Demokrasi ve Özgürlük bloğu bir iktidar seçeneğinin mümkün olduğunu göstermektedir. Değişimin, demokrasinin, yeniliğin gerçek sahipleri olan, mevcut iktidarın sürekli baskı altında tuttuğu, aşağıladığı, toplumsal sınıflar ve Kürt emekçileri yeni bir enerji ortaya çıkarıyorlar. Özgürlük bloğunda ifadesini bulmaya çalışan bu hareket yeni bir alternatife doğru evrilmektedir.
Onurlu aydınlar ve gazeteciler de büyük bir umutla acaba olabilir mi? Bu sefer başarılabilir mi? diye sormaktadırlar. Toplumun vicdanı, yönünü yeni bir alternatife çevirmektedir.
Toplumun yaşamından ve taleplerinden kopmayan bir anlayış kendini anlatabilme gücünü göstermektedir. Küçük dar grup çıkarı diyebileceğimiz kitlelerden kopuk politika tarzı da artık önemli ölçüde tarihe karışacaktır. Bugün yapılacak seçimler yıllardır, esas olarak yenilgiden beslenen, bürokratik algılayış ve idare etme tarzını da önemli ölçüde geriletebilecektir.
Heykel yıkan, gazetecileri cezaevine atan, televizyoncuları işten attıran ve seçim meydanlarında yağlı urganla dolaşan AKP hükümeti artık mağdur ve demokrat edebiyatı yapamayacak yapsa bile artık yaptıkları kırk para etmeyecektir. Yelkenlerini liberal aydınların rüzgârıyla dolduranlar artık vira bismillah derken eskisi gibi rahat nefes olamayacaklar.
AKP'nin demokrasi adına yaptıklarının hemen tamamının kendi iktidarlarını perçinlemenin birer aracı olduğunu insanlar fark etmektedir. Çoğunluk oylarını ele geçirenler diktatörlüklerini tez elden ilan ettiler çünkü. Miting meydanlarını anayasa tartışmaları yerine tükürüklü küfürler aldı. İktidarın demokrasi söylemi yerini milliyetçi şoven bir jargona bıraktı. Yıllardır biz iktidar olamıyoruz diyen, bürokratik vesayetten yakınanlar idam tiradı ile rüştlerini ispata çalışıyorlar.
Emek demokrasi ve özgürlük bloğu yeni bir umut yaratmıştır. Başarıları, barışın ve farklılıklarla bir arada yaşaman mümkün olduğunu gösterecektir.
Uzun ve zahmetli yollardan geçenlerin huzursuzluğunu taşımaya devam etsek de heyecanlıyız...