Yetkililer kına yaksın!
Yine genç bedenler toprağa veriliyor. Yine hayatının baharında fidanlar geride bıraktıklarını derin bir acıyla gözyaşlarına boğuyor. Yangın yerine dönüşen evlerde onlarca insanın boğulan hıçkırıklarını duyuyoruz. Tıpkı daha 'dün' öldürülen gerillaların memleketlerinde yükselen anne, baba, kardeş, sevgili feryatları gibi.
Bu gün son açıklamalara göre '13 asker şehit oldu'. Savaş dilinin hüküm sürdüğü coğrafyada medya mensupları sanıyorum bu dilin yaratılmasında en önemli işlevi yerine getiriyorlar. Hemen savaş ve taktikleri üstüne vaaza başlıyorlar. Pusudan başlayıp sınır ötesi müdahalesi ile devam ediliyor. Güçlü olanın manipülasyonu hemen etkin kılınmak isteniyor. Öldürülen askerlerin bedenleri ırkçı şoven bir propagandaya alet edilmekte. Yaratılan iç düşmana söylenecek her kötü söz ve küfür, yaratılan sert bakışlar altında sanki Kürt sorununu sona erdirecek.
Şiddetin esas kaynağının ne olduğu unutturulmaya çalışılmaktadır. Bu kıyıcı savaşın Kürt sorunun demokratik çözümü ile ancak sonlandırılacağı unutturulmaya, böyle bir beklentinin beyhudeliği hafızalara kazılmaya çalışılmaktadır. Varsa yoksa 'Güvenlik ve terörizm sorunu'. Geleceğe olan güven yıkılmaya ve sanki büyük bir yıkımın, büyük bir alt üst oluşun gerekliliği tedirginliği yaratılmaktadır. Erdoğan AKP'si çözüm bende umudu dağıtarak bu günlere geldi. Kürt ulusal hareketini zapt-u rap altına alamayan hükümet, eski günlerdeki gibi her zaman yanında bulundurduğu güvenlik konseptine büyük bir hışımla yeniden sarılıyor. Hiçbir zaman yanlarında ayırmadıkları eski güvenlik uzmanlarının milletvekili yapılması ve bunun 551. milletvekiline yemin ettirilmesi ile taçlandırılması egemenlerin barış istemediklerinin en önemli alametleriydi. Şimdi uygun yerlerine kına yaksınlar nasıl olsa ölen gençler onların çocukları değil!
Bir araştırma yapılsa zenginler kulüplerinin çocuklarını bir tarafa bırakalım, Türkiye bürokrasisinin, milletvekillerinin ve bakanlarının çocuklarının kaç tanesi normal askerlik yapmıştır ve nerede yapmıştır diye sorulsa sonuç ne olur, merak ediyorum.
Kürt siyasal hareketini itip kakmaya çalışanlar iktidarda kalmak için her yöntemi mubah görmektedirler. Ama kan ve şiddet üzerinden yürütülen politika ve çözümsüzlük siyasetine karşı yeni bir muhalefet odağı olarak özgürlük bloğu kendini var etmeyi başarmıştır. Ülkemizde yeni olan budur. Kürt halkının her bir ferdinin siyasal hakları ile birlikte bu ülkenin eşit yurttaşları olduğunu bu blok memlekete anlatmayı becerebilirse ancak o zaman kendimizi eşit yurttaşlar olarak görebileceğiz.
Belki o zaman savaşın müsebbipleri ve savaş sevicileri kalantor edalarla savaş naraları atamayacaklar. Belki kan ve gözyaşı dinecek ve genç bedenlerimizin acısını beraber hissedebileceğiz.