25 Ağustos 2011, Perşembe

Sınır ötesinde medyanın değişmeyen savaş hali!

AKP 9 yıllık iktidarı döneminde iki kez sınır ötesi operasyon gerçekleştirdi. Birincisi 21-29 Şubat 2008'de yapıldı, ikincisi 17 Ağustos'ta başlatıldı. Her iki operasyonda birçok yönüyle benzerlik taşıyor. Özellikle medyanın kullandığı dil, attığı manşetler hemen hemen aynı.

NAGİHAN AKARSEL

Bugüne kadar 26 defa yapılan sınır ötesi harekâtlarda hiçbir sonuç alınmadığı halde medyanın savaş dilinin değişmemesi dikkat çekerken, otuz yıldır dönemin başbakanları tarafından tekrarlanan "Bıçak kemiğe dayandı, sabrımız kalmadı" nakaratına 9 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti de katıldı. 1988 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal, 1992'de Süleyman Demirel, 1996'da Tansu Çiller, 1997'de Mesut Yılmaz, 1999'da Bülent Ecevit'in kullandığı bu cümleyi, 2011 yılının 17 Ağustos'unda Başbakan Recep Tayip Erdoğan da tekrarladı. Bu söylemlerin ardından sınır ötesi kara ve hava harekâtlarının yapılması dikkat çekerken, operasyonları yapan iktidara en büyük destek ana akım medyadan geliyor. Nitekim Genelkurmay eski Başkanı Işık Koşaner'in internet ortamına yansıyan ve "Halimiz tam bir kepazelik" şeklindeki itiraflarına rağmen son Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada "90 ile 100 arası PKK'linin öldürüldüğünün" iddia edilmesinin ardından tüm gazetelerin ertesi günkü manşetlerine "100 PKK'li öldürüldü" demesi, hepsinin en yüksek rakamla orduya destek vermesi dikkat çekti. 17 Ağustos'da Kandil'e sınır ötesi hava harekâtının başlamasının hemen ertesi günü 18 Ağustos'ta ana akım medyanın kullandığı manşetlerin, Zap sınır ötesi operasyonunun yapıldığı 21 Şubat-29 Şubat 2008 tarihleri arasındaki gazete manşetleri arasındaki benzer dil dikkat çekti.

SAVAŞI MEŞRU KILMA ARAYIŞI

AKP iktidar, ilk sınır ötesi operasyonunu 2008 yılında denedi. 5 Kasım 2007 yılında Başbakan Tayip Erdoğan'ın ABD Başkanı George W. Bush ile yaptığı görüşmenin ardından sınır ötesi operasyon hazırlıkları başladı. 16 Aralık 2008'de başlayan hava saldırıları günlerce sürdü. Hava saldırısı daha sonra kara operasyonuna dönüştü. 21 Şubat'tan 29 Şubat 2008'e kadar süren kara operasyonda, Federal Kürdistan Bölgesi'ne 93 kez top atışı olmak üzere toplam 163 saldırı düzenlendi. Bu operasyonda ilk kez ABD'ye ait insansız hava uçakları kullanıldı. Yapılan operasyonda 129 asker, 12 HPG'li yaşamını yitirdi. PKK kaynakları, saldırı sırasında Xakurkê'de bir F-16 savaş uçağının düşürüldüğünü duyurdu. İki kez kara harekâtının da yapıldığı 2007 yılında operasyonlar sonuçsuz kaldı. 2008 operasyonunda özellikle Kandil bölgesinde Mereto, Kalatuka, Lewcê, Balakatî gibi yerler hedef alındı. Saldırılar sonucu 2 sivil yaşamını yitirirken, 30'dan fazla kişi yaralandı. 15'in üzerinde köy hasar gördü. Operasyonda 2 bine yakın kişi mağdur oldu, okul ve hastaneler yıkıldı. Operasyonda kullanımı uluslararası toplum tarafından insanlık suçu sayılan misket bombalarının kullanıldığı ortaya çıktı.

AKP iktidarı ikinci hava saldırısını, başta Kandil ve Zap olmak üzere Federal Kürdistan Bölgesi'nin birçok alanına 17 Ağustos 2011'de düzenledi. Çukurca'da 12 askerin hayatını kaybetmesinin ardından başlayan operasyon sonrası gazeteler büyük ölçüde savaşı meşru kılan başlıklarla çıktı. Bazıları düşmanlığın sınırlarını zorlayacak şekilde yayın yaptı. Gazetelerin büyük çoğunluğu savaş ilanını yapan Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın "Bıçak kemiğe dayandı", "Sabrımız bitti" sözlerine yer verdi.

SAVAŞI KÖRÜKLEYEN MANŞETLER

"Güneş harekâtı" olarak adlandırılan sınır ötesi kara operasyonunda AKP iktidarı hiçbir sonuç alamadı. AKP'nin iki sınır ötesi operasyon denemesinde de medya günlerce aynı dili kullanması dikkat çekti. Her iki operasyonda da ölen askerlerin ve ailelerin fotoğraflarının yayınlanması günlerce o konuların işlenmesi gözden kaçmazken, savaşla ilgili kim söz söylüyorsa onların söylemlerinin öne çıkarılması medyanın savaş dilinin ispatı niteliğinde oldu. En çarpıcı örnek de Yeni Şafak gazetesinin BDP milletvekillerini hedef gösteren manşetinde göze çarptı. 18 Ağustos'ta Yeni Şafak gazetesi ilk sayfasında logosunun üstüne "Terörün kalbine hava harekatı" başlığı attı. Logosunun altındaki manşette ise "Katil sizsiniz" diye yazdı ve yazının altına BDP milletvekillerinin, üyelerinin resmini koydu. Manşetin altına koyduğu spotta ise BDP milletvekillerini hedef aldı ve "kanlı tablonun baş sorumlusu" ilan etti. BDP'nin "Kardeşlik projesini sabote etmek için yer yolu denediğini" söyleyerek BDP'lileri "katliamların ortağı" olarak ilan etti. Yeni Şafak'ın haberi, sunuşuyla aynı doğrultuda bağlanıyor. Haber bir köşe yazarının "BDP'nin ağzından kan damlıyor" başlıklı yazısının anonsuyla bitiyor. Akşam gazetesi, "Uçak Kandil'e dayandı" manşetini atarken; spot da "Söz bitti bombalar yağdı" dedi. Takvim gazetesi, "Kandil'e bomba yağdı" manşetini Başbakan Erdoğan'ın "Söz bitti" ifadesiyle destekleyerek, "Hain Pusu" başlığıyla Çukurca'da hayatını kaybeden askerlere yer verdi.

BİRBİRİNİ TEKRARLAYAN MANŞETLER

21 Şubat 2008'deki operasyonda savaş dilini kullanan Hürriyet, Sabah, Vatan, Zaman ve Milliyet gazetelerinin manşetlerinin 17 Ağustos'taki ile benzerlik taşıması dikkat çekti. Hürriyet gazetesi, 18 Ağustos'ta "Kalleş pusu" başlığını altında Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını yayınladı. Manşete "Kandil'e jet yanıt" başlığını taşıyan Hürriyet, Başbakan Erdoğan'ın "Artık söz ve sabır bitti" sözlerine yer verildi. 23 Şubat 2008'de yapılan harekâtta da Hürriyet, haberi "Karakışta Güneş doğdu" sürmanşetiyle vermiş; sürmanşetin altında ise "Türk askeri Kuzey Irak'a karadan girdi. Harekâta Onbaşı Kasım Aksoy'un 3 yaşındaki kızı Güneş'in adı verildi. PKK'nın lider kadrosu panik halinde güneye kaçıyor" ifadesini kullanmıştı.

Sabah Gazetesi de 18 Ağustos'ta, "Hedef Kandil" manşetiyle ve "Türk jetleri Kuzey Irak'ta terör yuvalarına bomba yağdırdı" spotuyla çıktı. 10 askerin ölüm vurgusunun yapıldığı ana resmin üzerinde "Yine hain pusu" başlığı vardı. Sabah gazetesi haberin devamında "Ramazan sabrı bitti" başlığıyla Erdoğan'ın sözleri aktarılıyordu. Hemen yanında yer verilen Bizimcity karikatüründe, "Eli kanlı terörist sona doğru" yazısının altında kanla kendi üstüne hedef tahtası çizen gerilla çizimi vardı. 23 Şubat 2008'de Sabah "Yastan cepheye" başlığıyla haberi manşetten vererek, "9 yıl sonra Mehmetçik Kuzey Irak'a karadan girdi. Harekâtı 15 gün önce eşini kaybeden Korgeneral Kalyoncu yönetiyor" diye yazmıştı.

MEDYANIN BOMBARDIMAN HEYECANI

Vatan gazetesinde ise logonun üstündeki bölümde sayfaya yayılacak biçimde "Sabır taşı çatladı", logo altında ise "F 16'lar Kandil'i yaktı" başlıklarıyla yayınlandı. 23 Şubat 2008'de Vatan, "Şehitlerin İntikamı" sürmanşetinin altında, "44 PKK'lı öldürüldü, 5 şehit" manşetine yer vermişti.

Milliyet'in 18 Ağustos manşeti "Kandil'e sorti"ydi. Haberin spotunda Kandil'in bombalanmasına dair ayrıntılar verildi. 2008 23 Şubat'ında da Milliyet, haberi manşetten vermiş ve "Terör Yuvasına Kış Baskını" manşetiyle çıkmıştır. "Genelkurmay hedefleri temizleyip en kısa sürede döneceğiz açıklamasını yaptı" ifadesini kullanmıştır. Zaman gazetesi de, 18 Ağustos'ta "Sabrımız taştı artık söylenmez yapılır" sözünü manşetine taşıdı. 2008'de de Zaman, "Bin terörist namlunun ucunda" manşetini kullanmıştır.

MEDYANIN SÖZDE ZAFERİ

Her operasyondan sonra ordunun zaferini kanıtlamak istercesine rakamları fazlasıyla veren ve bunu manşetine taşıyarak haber yapan medya, 17 Ağustos'ta yapılan operasyon sonrası da aynı nakaratı tekrarladı. YAŞ sürecinde istifa eden Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'e ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının internet ortamına düşmesi ve Koşaner'in 30 yıllık savaşı değerlendirirken, "Halimiz tam bir kepazelik" demesi medyanın sözde zaferini gösterdi. Yine Genelkurmay Başkanlığı tarafından son yapılan açıklamada, 90 ile 100 arası PKK'linin öldürüldüğünün iddia edilmesinin ardından tüm gazetelerin ertesi günkü manşetlerine "100 PKK'li öldürüldü" demesi, hepsinin en yüksek rakamla orduya destek vermesi dikkat çekti.

DİHA