29 Ağustos 2011, Pazartesi

AKP KHK'lar ile Meclisi devre dışı bırakıyor

İLHAN ULUSOY ilhanulusoy@emekdunyasi.net

Seçimlerden hemen önce AKP hükümet Kanun Hükmünde Kararname yetkisi ile ülkeyi yönetmeye başladı. Seçimlerin yaklaşması bahane edilerek gündeme getirilen KHK yetkisine pek fazla itiraz eden olmadı. 6 Nisan'da TBMM'den hükümete KHK çıkarma yetkisi veren yasayı çıkaran hükümet bu tarihten sonra TBMM'yi devre dışı bıraktı.

Hükümet ise tıpkı Torba Yasa da olduğu gibi KHK'ler ile planladığı pek çok saldırıyı hayata geçirmeye başladı. Bu tutumuna seçimlerden sonra da devam eden hükümet böylece Meclisteki diğer partileri de dışlamış, TBMM'nin görev olarak tanımlanan 'yasa koyuculuğu' hükümetin tekeline almış oldu. Yani 'parlamenter sistem yerine bir tür hükümet sistemi' kurmuş oldu. Ve ardı ardına kanun hükmünde kararnameler çıkarmaya başladı.

Hükümet KHK'lar ile neler yapmaya başladı kısaca hatırlayalım:

-          Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı'nın yerine çıkardığı KHK ile devlet memurlarının çalışma koşullarını değiştirdi. Kadrolaşmanın önünü açtı.

-          Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile doğal sit alanları, ormanlar, meralar, üniversite kampüsleri ve askeri alanlar yapılaşmaya açıldı.

-           Maliye Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda değişiklik yapan KHK ile Maliye Bakanlığı'na, Hazine arazilerindeki kamu binaları üzerinde imar yetkisi verildi. Buna göre değerli arazilerde bulunan birçok kamu binası, Maliye Bakanlığı tarafından istenildiğinde satışa çıkarılabilecek.

-          Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı'nın kurulması ile ilgili 644 sayılı KHK'ya yerleştirilen "Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı'nın görevleri arasında meslek odalarının mevzuatını hazırlamak" maddesi ile TMMOB denetim altına alınmaya çalışıldı.

-          Yargının hızlandırılması gerekçesiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan KHK ile Danıştay'ın durdurduğu Tam Gün Yasası tekrar yürürlüğe sokuldu.

-          Hükümetin 17 Ağustos'ta yürürlüğe soktuğu 648 sayılı kanun hükmünde kararname (KHK) ile kıyı şeridindeki nitelikli tarım arazilerinin üzerine serbestçe lüks konutlar ve turistik tesisler kurulabilecek.

-          Sağlık Bakanlığı teşkilatında değişiklikler öngören ancak henüz yürürlüğe konmayan KHK ise sağlığın özelleştirilmesinin önünü açmayı, ağlık meslek örgütlerini devre dışı bırakmayı ve aşı üretimi ve dağıtımı gibi koruyucu sağlık çalışmalarını tasfiye etmeyi amaçlıyor.

Hükümetin çıkardığı ya da çıkarmaya hazırlandığı KHK'ların ne denli büyük saldırılar içerdiği açık! Özelleştirmeden, sağlığa hayatın pek çok alanını adeta yeniden yapılandırmaya niyetlenen bu KHK'lar kazanılmış hakları budayan nitelikleriyle de dikkat çekiyor.

Özellikle özelleştirme ve yeni rant alanları yaratma konusundaki 'ustalık' KHK'ların öne çıkan bir başka özelliği. Öyle ki AB ve IMF'nin pençesine düşen, her gün yeni 'kemer sıkma paketleri uygulamaya sokan ve tek kurtuluş olarak özelleştirmeleri hızlandırması istenen Yunanistan'ın çıkarmaya çalıştığı yasalardan bile daha fazla özelleştirme maddesi içeriyor AKP hükümetinin KHK'ları!

Üstelik AB ve IMF'nin sözünden çıkmayan Yunanistan Başbakanı Papandreu bile 'Daha ne yapayım Mora'yı da mı satayım?' diye isyan ederken bizimkiler 'özelleştirmedeki ustalıkları' ile övünmeyi marifet sayıyorlar!