Hükümetten yepyeni ekonomik açılımlar
Hükümet son günlerde merakla beklenen Orta Vadeli Programı açıkladı. Orta Vadeli Program'ın özeti tek cümle idi: Yapılan ÖTV artışından kaynaklanan zamlar ile cari açık kapatılacak. Yani aylardır hükümetin 'başını ağrıtan cari açık sorunu' artık çözülme yoluna girmiş bulunuyor!
Hükümetin icraatlarını doğal olarak en çok Başbakan savunuyor. Bakanlar da Başbakan'a 'bakarak' kararıyorlar; kendi icraatlarını Başbakan'dan aldıkları 'ilham'la savunuyorlar. Karizmatik lider olunca böyle yürüyor işler!
Başbakan "Televizyonda da radyasyon riski var seyretmeyelim mi?" diye buyuruyor, Enerji Bakanı Taner Yıldız devralıyor: "Nükleere karşı olanlar elektrik kullanmasın!" Sanki elektrik üretmenin tek yolu nükleer santral kurmakmış gibi!
Enerji Bakanı hızını alamıyor. Sözü elektrik tasarrufuna getiriyor: "Çalışma saatleri güneş doğduktan 1 saat sonra başlasın, cumartesileri de çalışılsın" buyuruyor. Gerekçe elektrik tasarrufu(?!) Ama bir sonraki cümlesi asıl niyetini ele veriyor. "Cumartesi çalışmasından vazgeçmek kararı erken alınmış bir refahtır daha o noktada değiliz" diyor.
Sormazlar mı: Neredeyse 10 yıla yaklaşan iktidarınız boyunca ülkeye refah getirdiğinizi, kişi başına düşen milli geliri üçe dörde katladığınızı, büyümede rekor mekor bırakmayıp kırdığınızı ilan ederken mi yalan söylüyorsunuz yoksa 'henüz o refah düzeyine ulaşmadık' derken mi?
Ama kendini çalışma bakanı sanan bu enerji bakanı asıl niyetini daha önceden Tes-İş sendikasının genel kurulunda dile getirmişti. O zamanda demişti ki: "Sendikalarımızla da beraber iç mekanizma olarak verimliliği artırmamız lazım. Gelişmekte olan ülke olarak yeri gelecek 16-18 saat çalışacağız bu değişimi iyi yönetebilmek adına" Enerji Bakanı Yıldız "Mesai güneşin doğuşundan bir saat sonra başlasın" derken bitiş saatini söylememişti. Bakanın önerilerini(!) birleştirirsek sorun çözülüyor: Gün doğumundan bir saat önce başlayan mesai 16 ile 18 saat sonra yani güneşin doğuşundan birkaç saat önce son bulursa" memleket gereken refah düzeyimi sağlamış olur!
Enerji Bakanı'nın önerileri tartışılmaya devam ederken Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in zam yorumları da dikkati çekti. Şimşek "Bu artışları bir vergi artışı ve bir zam olarak görmemek lazım. Tamamen güncelleme olarak görmek lazım" dedi. Eskiden zam dememek için 'fiyat ayarlamaları' derlerdi, Şimşek literatüre yeni bir katkı yapmış oldu.
Bülent Arınç durur mu? Hemen kendi yorumunu yaptı O da. Zamların fakirleri ilgilendirmediğini söyleyerek ekledi: "Ama sigara öldürür. Zaten paketinin üzerinde, 'sigara içmeyiniz' diye yazıyor. Yani biz aslında onların sağlığına biraz daha katkı sağlıyoruz" dedi.
Tam da bu sırada Başbakan gölgede kalmış olmanın ezikliğiyle öne geçmek için başarılı bir hamle yaptı.
Çıktı zamları savunarak "Sigarayı içmezsin olur biter. Alkolü biraz daha az tüketirsin olur biter. Kalkıp da Porsche kullanacağına gel Fiat kullan ne olacak Volkswagen kullan ne olacak?" dedi.
Ve başta Enerji Bakanı olmak üzere bakanlara yönelen bütün ilgiyi bir anda üzerine çekti. (Bu arada neden 'sigarayı bırakın alkolü azaltın' diyor da 'sigarayı azaltın, alkolü bırakın' demiyor onu da anlamış değilim. Bir de Porche yabancı marka da, Fiat, Volkswagen yerli mi bilemedim?)
Hatırlayalım geçtiğimiz haftalarda doğalgaza ve elektriğe de zam gelmişti. Şimdi soru şu acaba elektriği azaltıp doğalgazı mı bıraksak, doğalgazı azaltıp elektriği mi bıraksak?
Ama Enerji Bakanı'nın önerisi ile yolumuzu bulabiliriz. Nükleere karşı olanlar elektriği bırakıp doğalgazı azaltsın, nükleerden yana olanlar doğalgazı azaltsın elektriği bıraksın!
İşte yeni ekonomi politikamız budur!
Bravo!