Saçları keserseniz de gözlerdeki ışıltıyı ne yapacaksınız?
Yarın yani 9 Aralık'ta İstanbul ve Ankara'da iki ayrı davada üniversite öğrencileri yargılanıyor olacak. Birisi 23 aydır tutuklu olan Cihan Kırmızıgül'ün davası. Cihan puşi taktığı için 23 aydır tutuklu. Bir savcı beraatini isterken öteki 45 yıl hapsini istiyor.
Bir diğer dava ise Hopa'da Metin Lokumcu'nun katledilmesini protesto ettikleri için tutuklanan ve 6 aydır cezaevinde olan 22 üniversite öğrencisinin davası. Bir protesto eylemine katıldıkları için 22'si tutuklu 28 kişi 'bilinmeyen bir örgüte üye oldukları' iddiası ile 17 yıldan 52 yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanıyor.
Yarın Ankara'daki duruşmaya çıkacak olanlardan birisi de Çağdaş Ersoy. Çağdaş'ı Hakkari'deki Devrimci Gençlik Köprüsü'nden hatırlıyorum. Çağdaş başka bir suç daha işlemişti evet buradan itiraf ediyorum. 30 yıl önce Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Hakkari'de yaptığı ve daha sonra bombalanarak yıkılan Devrimci Gençlik Köprüsü'nün yeninden yapılması için oradan oraya koşturan gençlerden biriydi.
Kıvır kıvır saçları vardı Çağdaş'ın ve sanırım onun en belirgin özelliklerinden biri de buydu. Ama ben onun sadece kıvırcık saçlarını değil, yüzündeki kocaman gülümsemeyi ve gözlerindeki ışıltıyı da iyi hatırlıyorum. Tutuklandığı ilk gün Çağdaş'ın saçlarını zorla kesmişler. Arkadaşları da onun saçının kesilmesini protesto ederek saçlarını kestirmişler. Sonrada gençlerin kısa saç kestirmeleri terör faaliyeti gösterilip tutuklanınca da ortaya bir garip iddianame çıkıvermiş.
Çağdaş'ın o güzelim saçlarını kesmişler...
Çağdaş'ın saçlarını kesersiniz. Bir ustura bir berber ve iki gardiyan yeter. İki gardiyan ellerinden tutar zorla bir sandalyeye oturtursunuz. Bir berber eline usturayı alır ve saçlar kesilir.
Ama ya gözlerindeki ışıltıyı ne yapacaksınız? Çağdaş'ın gözlerindeki ışığı nasıl söndüreceksiniz?
O gençlerin gözlerindeki ışıltıyı ne yapacaksınız?
Yarın Çağdaş ve arkadaşlarının davası var. Çağdaş Sincan F Tipinden gönderdiği mektupta herkesi bu duruşmaya davet ediyor. Diyor ki;
"9 Aralık 2011, bu tarihteki bütün işlerinizi iptal edin! Aydınlar, gazeteciler, milletvekilleri, öğrenciler, işçiler, yoksullar ve güzel ülkemin diğer tüm potansiyel teröristleri, o gün sizi muhalefetin yargılandığı bu davaya davet ediyorum! "
Adalet dediğimiz şey bu ülkede muhalif olanlar için pek bulunmaz oldu ama yarın her iki duruşmada da savcıların adaletin herkes için gerekli olduğunu hatırlamalarını diliyorum. Kimbilir belki birgün onlara da "siz bu çocuklara ne hakla bu cezaları verdiniz" diye soranlar olur...