Artistliğin lüzumu yok!
Ülkenin gençleri ölürken, İsrail’in vahşi saldırısının haberleri gelirken içimden acayip bir eğlenme isteği geldi. Bir film festivali olsa da şöyle bir kurtları döksek, derken önümüzdeki hafta Altın Koza Film Festivali olduğunu hatırladım. Fakat Adana Büyükşehir Belediyesi’nin web sitesinden festivale ulaşmak mümkün değildi. Aradığımız sayfa bulunamıyordu, çaresiz nöbetçi eczanelerin listesine baktım, Belediye başkan vekiline bir “Allahakılversindon” ya da benzeri bir etken madde olan hap göndermek için.
Memleket ve insan sevgisiyle dolu belediye başkan vekili, "Dünyada ve ülkemizde insanlar kan ağlarken, bizim eğlenmeye hakkımız yok" diyerek 17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin ertelendiğini duyurdu.
Festivalin eğlenceli programında bir de “Filistin: Barışa Hasret” adlı bölüm vardı. Filistinli sinemacıların katılacağı bu programda ezkaza dünyanın değişik ülkelerinden gelen sinemacılar barış mesajları verebilirdi ki, sorumluluk sahibi belediye olaya hemen müdahale etti. Barış için yapılacak olan belliydi. Birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken şu günlerde “artistliğin lüzumu yok” demeye getirdi.
İşi gücü eğlence olan bir grup sinemacı ve sinema örgütleri festivalin iptal edilmemesi için belediyeye çağrı yaptı.
Eee ne diyelim, el deliye hasret, Türkiye Barışa hasret…