21 Eylül 2010, Salı

Emeklilik hayali piyasanın 'insafı'na kalıyor

Dünyanın pek çok ülkesinde emeklilik fonlarındaki "tıkanma" tartışma konusu olurken, emeklilerin maaşlarını ödemeyi yük olarak görmeye başlayan birçok Avrupa ülkesi, çözümü emeklilik yaşını yükseltmede arıyor.

BÜLENT ÖZÇELİK bulentozcelik@emekdunyasi.net

Dünyanın pek çok ülkesinde emeklilik fonlarındaki "tıkanma" tartışma konusu olurken, emeklilerin maaşlarını ödemeyi yük olarak görmeye başlayan birçok Avrupa ülkesi, çözümü emeklilik yaşını yükseltmede arıyor. Özel emeklilik uygulamaları da dalgası da çalışanların emeklilik hayallerini zorlaştırıyor.

Emeklilik sistemlerini yük olarak görmeye başlayan pek çok ülke, çözümü, emeklilik yaşını yükseltmede ya da çalışanların katkı paylarını artırmada arıyor. Avrupa ülkeleri insan ömrünün uzamasını emeklilik uygulamaları konusunda sorun olarak görürken, görece yoksul ülkelerde yaşayanlar açısından gelişmeler daha tehlikeli boyutlara işaret ediyor.

GÜVENCESİZ YAŞAM DAYATILIYOR!

Almanya'da emeklilik yaşının 67'ye yükseltilmesi planlanırken, yurttaşlardan gelecekte devlet güvencesi olmadan yaşamlarını planlamaları bekleniyor. İspanya'da da benzer bir uygulamaya gidilmesi söz konusu. İngiltere'de önümüzdeki yıllarda emeklilik yaşının 68'e çıkarılması düşünülürken, emeklilik yaş sınırının tümüyle kaldırılması da tartışılan konular arasında. Fransa'da hükümetin emeklilik fonlarına ilişkin yasa tasarısı konusundaki tartışmalar sertleşiyor. Geçtiğimiz haftalarda bu konuda önemli protestolar yaşandı. Sarkozy hükümetinin planlarına karşı yüz binlerce çalışan sokağa çıktı, grevler örgütlendi.

KAMUSAL GÜVENCE YERİNE ÖZEL FONLAR

Konuyu Emek Dünyası'na değerlendiren Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şenay Gökbayrak, özellikle son yıllarda emeklilik sistemlerindeki özelleştirmeler ile, emeklilik güvencesinde kamusal sunumun azaltılarak özel emeklilik fonlarının rolünün artırıldığını ifade etti. Gökbayrak piyasanın emeklilik sistemine daha fazla egemen olmaya başladığını söyledi.

SADECE YÜKSEK GELİR GRUPLARI İÇİN ANLAMLI

Özel emeklilik fonları kapsamında emeklilik döneminde anlamlı ve güvenli bir gelir elde etmek için çalışılan dönem boyunca emeklilik fonlarına düzenli ve uzun süreli katkı yapılması gerektiğini belirten Gökbayrak, bu durumun söz konusu fonları yalnızca yüksek gelir grubuna sahip olanlar için anlamlı kıldığını vurguladı.

Gökbayrak, "Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinin deneyimi, düzensiz ve düşük ücretli işlerde çalışan geniş bir nüfus kesiminin (özellikle de kadınlar) -ki bu kesimlerin emeklilik güvencesine en fazla ihtiyacı olan gruplar olduğu biliyoruz- emeklilik güvencesinden dışlandığını gösteriyor. Latin Amerika deneyimi özel emeklilik fonlarına esas olarak çalışanların katkı yaptığını gösteriyor. İşverenler katkı yapmak istemiyor ve zorunlulukları da yok" dedi.

KRİZLER PRİMLERİ TEHDİT EDİYOR

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartlarına göre sosyal sigortalara çalışan katkısının yüzde 50'nin üzerinde olamayacağını belirten Gökbayrak, söz konusu programlara yüksek katkı ve sistemin bütünüyle özel emeklilik programlarına bırakıldığı ülkelerde uluslararası bir norma aykırılığında söz konusu olduğunu ifade etti. Gökbayrak, son küresel krizde emeklilik fonlarının OECD ülkelerinde yüzde 20 oranında değer kaybettiğini, bu değer kaybını, emekliliği yaklaşanların telafi edebilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Özel emeklilik fonları kapsamında gelecek güvencesi arayanların küresel piyasa risklerine de önemli ölçüde açık ve kırılgan olduğunun altını çizen Gökbayrak, özel emeklilik fonları para verenin düdüğü çaldığı bir sistem olarak tasarlandığını ama son kriz sadece para vermenin de güvence olmayacağını gösterme açısından önemli bir kırılma noktası olduğunu bildirdi.

EmekDunyasi.Net

Bağlantılı Haberler