06 Aralık 2010, Pazartesi

Hükümetin torba yasası zam, esneklik ve yolsuzluk dolu

İLHAN ULUSOY ilhanulusoy@emekdunyasi.net

Bu aralar ortalarda çok yoklar ama eskiden tombalacılar vardı. İçinde rakamların olduğu siyah bir torbadan rakamları çeker ve kaçak sigaraları ikramiye olarak dağıtırlardı. Şimdilerde hükümet de bir torba koydu ortaya. İkramiye olarak vergi, SSK primleri gibi borçların affedilmesini tıkıştırdı içine. Ve torbayı attı ortaya.

Şimdi torbaya elini daldırdıkça yeni şeyler çıkartıyor. Ama bunlar ikramiyeyi kazananı belirleyecek rakamlar değil. Aksine kazananın belli olduğu şeyler çıkıyor torbadan. Bir elinizi atıyorsunuz zam çıkıyor torbadan, bir esneklik, bir yolsuzluk.

Nasıl mı oluyor:

Hükümet bundan birkaç hafta önce kamu borçlarını yeniden yapılandırmak için 'af yasası' çıkaracağını ilan etti. Ardından yasanın hazırlıklarına başlandığı duyuruldu. Bu noktada küçük bir tartışma oldu; bu affın vergisini ve devlete borcunu zamanında ve tam olarak ödeyenlerin 'cezalandırılması' anlamına geldiğini söyleyenler oldu. Bu vatandaşlara indirim uygulanması ile sorunun çözüleceği üzerinde de neredeyse bir mutabakata varıldı. Ve hükümet af yasasının hazırlanması için TBMM'nin ilgili komisyonlarında çalışmalar başlatıldı.

Ancak yasa çalışması başladıktan sonra hükümet bu 'af' ile birlikte başka bazı yasa maddelerinde de değişiklik içeren maddeleri araya sıkıştırarak kendince işi oldu bittiye getirmeye başladı.

Bu 'araya sıkıştırılan' maddelerin ilki daha geçtiğimiz günlerde zamlanan, daha doğrusu Özel Tüketim Vergisi artırılan alkol ve tütün ürünlerine yeni bir vergi artışı getirilmesi oldu. Böylece 'Torba Yasa' olarak adlandırılan bu tasarıya zam girmiş oldu.

Ancak hükümet bununla da yetinmedi ve 'torbaya' işçi ve emekçileri' yakından ilgilendiren bir düzenleme daha ekledi. Hükümet sermaye örgütleri ile birlikte oluşturduğu 'Ulusal İstihdam Stratejisi'nin ilk adımlarını bu torba yasa ile atmaya başladı. BU stratejinin temelini oluşturan 'esneklik' uygulamaları ile ilgili maddeler de torbaya tıkıldı. Üstelik bu maddeler esneklik uygulamasının kamu işyerlerinde de uygulanmasını içeriyor.

Ancak hükümet tombalacının torbasını bir kere keşfetmişti. Sonuna kadar kullanması gerekiyordu.

Kamu İhale Yasası'nı devre dışı bırakacak ve hükümetin ihalelerdeki tutumunu serbestleştirecek ve denetim dışına çıkaracak adımlar da atıldı.

Torbaya dönüşen af tasarısında 'yap-işlet-devret' yöntemiyle yapılacak projelerde Kamu İhale Kanunu'nu devre dışı bırakacak bir düzenlemeye de yer verildi. Yani ihalelerin takibi devre dışı bırakılarak yeni yolsuzlukların önü açılmış oldu. Bakın torbadan denetim dışına çıkan projelere: Boğaz'a üçüncü köprü, İstanbul'a üçüncü havalimanı ve Galataport.  Sadece bunlar bile hükümetin amacını ortaya koymaya yeter de artar bile!

Üstelik düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihle eşzamanlı olarak hükümetin çok sayıda büyük altyapı projesinde düğmeye basacağını açıklaması da amacı daha da açığa çıkarıyor. Ve yetkiyi de bakanlar Kurulu'na veriyor. Torba yasa tasarısının 97. maddesinde "Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılacak projelerde Kamu İhale Kanunu'na tabi olunmadan müşavirlik hizmet alımı yapılabilir. Sözkonusu hizmet alımına ilişkin esas ve usuller Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir" deniliyor.

Böylece kamu kuruluşlarının büyük yatırımlarını oluşturan YİD projelerinde Kamu İhale Kanunu devred dışı kalacak ve bütün süreci AKP Hükümeti belirleyecek.

Ne diyelim hepimize hayırlı olsun!