Tunus'tan neyimiz fazla?
Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakması ile başlayan isyan 23 yıllık diktatör Zeynel Bin Ali'nin 'pılını pırtısını' olmasa da 1500 kilo altın ve çeşitli uluslararası bankalarda bulunan milyon dolarlık hesaplarını toplayıp kaçmasına neden oldu.
Zaynelabidin Bin Ali'nin yol arkadaşı bakanlar ise yeni kurulacak hükümette yer alarak, 'geri dönüş' için 'mevzii' korumaya çalıştılar... çalışıyorlar. Ama deyim yerindeyse halk bu numarayı 'yemedi.' Ve tekrar sokaklara bu kez de 'geçici hükümetin istifasını' istemek için çıkmaya başladı. Hükümete isyanın baskısı ile dışarıdan giren 4 'çiçeği burnunda bakan' istifa etti. Bin Ali'nin sadık adamı olduğu söylenen Geçici Başbakan Muhammed Ganuci ise erteleyerek yaptığı kabine toplantısından '6 ay içinde seçim' kararı alarak ve bir daha aday olmayacağı sözü vererek halkın tepkisini dindirmeye çalışıyor. Yani Tunus'ta bütün taraflar açısından 'oyun' sürüyor, bütün kartlar açılmış ve son söz henüz söylenmiş değil!
Tunus'ta Cumhurbaşkanı Ben Ali'yi ülkeden bu gelişmeler benzer özelliklere sahip komşu ülkelerin de durumlarını gözden geçirmelerine sebep oldu. Mısır, Suriye, Cezayir, Yemen, Moritanya bir taraftan 'kendini yakma' eylemlerine sahne olurken bir taraftan da hükümetlerin aldığı 'önlemlerle' gündeme geldi. Kimi 48 yıllık baskı rejimini daha bir 'sıkılayarak' isyanın 'bulaşmasını' engellemeye çalışıyor, kimi ise göstermelik birkaç önlem ile halkın tepkisini azaltmaya ve 'kabul edilebilir sınırlar içinde' tutmaya çalışıyor. Ama isyan bu ülkelerin ekonomilerinde yarattığı etki ile bile işlerini zorlaştırıyor.
Geçtiğimiz hafta Leyla Alp arkadaşımız Tunus ve Türkiye'yi karşılaştırmış ve Tunus halkının tepkisini değerlendirerek sormuştu: 'Tunus'tan neyimiz eksik?' diye!
Ben kendi alanımdan cevap vermek isterim. Tunus'tan eksiğimiz yok fazlamız var!
Tunus da Türkiye gibi dışarıdan bakıldığında ekonomisi düzelen ülkelerden. 2010 yılında tahminen yüzde 3.7 büyümüşler, bütçe rakamları iyi, piyasada yeterli likidite var, merkez bankasının rezervleri güçlü. Aynı şeyler Türkiye için de söyleniyor. Hatta 2009 yılının son çeyreğinden bu yana yüzde 11.7'yi gören rekor büyüme rakamları görüldü. Ana Tunus bu anlamda Türkiye'de olmayan bir istikrara sahip. Tunus 2002'den beri negatif büyüme görmemiş. Bizim rekorumuz ise sanal ve deyim yerinde ise rakam oyunu: 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 14.5 daralmayla rekor kırılmış ardından yüzde 11.7 ile bu sefer büyüme rekoru kırılmış, toplamda eksi olsa da biz büyüme rekoru kıran bir ülke olarak tanıtmışız kendimizi.
Tunus'tan bir fazlamız ekonomimizin küçülmesi yani!
Tunus'tan ikinci fazlamız ise işsizlik oranlarımız. Sayımız demiyorum çünkü bizdeki kayıtlı ve kayıtdışı işsizlerin toplamı neredeyse Tunus'un toplam nüfusunun yarısına eşit. (Yaklaşık 6 milyon.) Tunus'ta isyana adını veren işsizlik yüzde 13. Bizde ise bu rakam Türkiye İstatistik Kurumu 2009'da yüzde 15.5 ile rekor kırdı!
Tunus'a göre bir fazlamız da enflasyon rakamlarımız. Tunus'ta son beş yılın açıklanan enflasyon rakamları hep tek haneli: 6.3, 3.7, 3.7, 3.2, 2.5. Türkiye'de ise bu rakamlar hükümetin bütün böbürlenmelerine rağmen, yüzde 10 civarlarında!
Başka fazlalarımız da var... Cari açığımız daha fazla, dış borcumuz daha fazla... Gelir dağılımı bozukluğu daha fazla, kentler arasındaki ekonomik dağılım daha bozuk...
Ama sadece ekonomik göstergeler olarak değil fazlalarımız. Tunus'un ve isyanın en büyük gerekçesi olarak açıklanan 'gelir dağılımının bozukluğu, Bin Ali ve yandaşlarının çıkarına işleyen rüşvet ve yolsuzluk' bakımından da Tunus'tan fazlamız var. Son yıllarda ortaya çıkan 'Bizim Çalık vb... sermaye gurupları, gemicikler, dişliler, diş geçiremeyenler, yandaş medya gurupları...' say say bitmez! Tunus'tan fazlamız çoook!
Eğer gün gelir de Türkiye'yi yönetenler Bin Ali'nin yanına gitmek zorunda kalırlarsa bir fazlamız daha ortaya çıkar diye tahmin ediyorum. O zaman bazı rakamlar öyle 1500-200 kilo ile, öyle milyon dolar ile değil, Forbes dergisi editörlerinin dudağını uçuklatacak şekilde ton ve milyar dolar ile ifade edilir!