04 Mayıs 2010, Salı

İktisatçı Sönmez: 2010 sokağın yılı olacak

Avrupa ülkeleri arasında askeri harcamalara en çok kaynak ayıran iki komşu ülkenin Türkiye ve Yunanistan olduğunu belirten iktisatçı Mustafa Sönmez, ekonomisi çökme noktasına geldiği için halkın sokaklara döküldüğü Yunanistan'daki hareketliliğinin diğer ülkelere sıçrayabileceği uyarısında bulunarak, "2010 yılı Türkiye ve Avrupa için sokağın yılı olacak" dedi.

ÖMER ÇELİK

ABDURRAHMAN GÖK

Türkiye'de bütçe harcamaları içerisinde önemli bir yer tutan ve listenin en başını elinden hiç bırakmayan askeri harcamalar, eğitimden sağlığa, çevreden yoksulluğa bir sürü alanda yetersizlik ve olumsuzluğu neden olmaya devam ediyor. Avrupa Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD ) tarafından yapılan en son araştırma verilerine göre örgüt içerisinde en fazla yüksek askeri harcama yapan iki ülke olan Türkiye ve Yunanistan'ın listenin başında yer almaları, bu komşu ülkelerin yaşadıkları ekonomik bunalımları anlamak açısından da oldukça yararlı. 2008'de yaşanan büyük kapitalist krizden belini yeni yeni doğrultmaya çalışan Türkiye'de çatışmalı ortamın yeniden tırmanışa geçmesi üzerine askeri harcamalara yönelmesi durumunda Türkiye ekonomisinin de komşusu Yunanistan'da yaşandığı gibi çökmesi nedeniyle halk sokaklara dökülür mü? sorusunu da beraberinde getirdi. Herkesin merak ettiği bu soruyu İktisatçı Mustafa Sönmez cevapladı.

HAYVANCILIĞI ÖLDÜREN ÇATIŞMALI ORTAM, ET FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN BAŞLICA NEDENİ

Operasyonların çeşitli şekillerde negatif etkilerinin var olduğunu, bir kere bölgede bir savaş ikliminin olmasının o bölgedeki en önemli geçim kaynağı olan hayvancılık ve tarımı ciddi ölçüde gerilettiğini dile getiren Sönmez, nitekim bugün et fiyatlarının fahiş oranda artmış olmasının (yıllık yüzde 55) bunun bir sonucu olduğuna dikkat çekti. Çatışmalı ortamın hem yöre halkının geçimini sağlayan hem de ülkenin et ihtiyacını karşılayan coğrafyada hayvancılıkta ve tarımda gerilemeye yol açtığını belirten Sönmez, insanların köylerinde barınamaması neden olarak gösterdi. Sönmez, bütçe üzerinden bakıldığında ise her yıl önemli oranda kaynakların ve dar olan vergi gelirlerinin askeri harcamalara gittiğini, bütçede görünen rakamların ise aslında buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu söyledi.

"ASKER VE POLİS HARCAMALARININ BÜTÇEDEKİ PAYI YÜKSEK"


Bütçe rakamlarında askeri harcamaları toplamda yüzde 7-8 gibi görünmekle birlikte askeri harcamaların bundan ibaret olmadığının herkes tarafından bilindiğini aktaran Sönmez, "Muhtelif silahlı güçlerin kuvvetlendirme vakıfları, müsteşarlıklar, savunma fonu vs, başlıklar altında başka harcamalar vardır. Bilinen bilinmeyen. Türkiye bütçesinin eğitime, sağlığa, konuta, adalete, yoksullukla mücadeleye harcanması gereken fonları aslında yok yere asker harcamalarına, polis harcamalarına ciddi ölçüde gidiyor" diye konuştu. Sönmez, sözlerine şu şekilde devam etti: "Dediğim gibi bunun bütçeye görünen rakamları asker, polis üst üste ekleseniz yüzde 13-14 gibi görünüyor ama bu gerçek rakam değildir. Dolayısıyla ortada çok daha büyük rakamlardan söz etmemiz gerekiyor. Bu harcamaların önemli bir kısmı ithalatla karşılanıyor. Yani Türkiye'nin belli mühimmat, silah, uçak vs, bütün cephane kalemlerinde yerli üretimi sınırlıdır. Dolayısıyla çok önemli ölçüde bir dışa bağımlılık söz konusu. Burada da çok ciddi bir döviz sarfiyatı var. Yani bu taraftan bakarsanız bütçenin dar vergi gelirlerinin böyle bir şeye harcanması, dar döviz kaynaklarının bu silah ithalatına harcanması büyük bir müsrifliktir. Dolayısıyla bundan hiç kimse doğrusu faydalanamıyor. Bundan ancak silah tacirleri faydalanır, bir avuç üst rütbeli sivil asker bürokrat yararlanır, geniş halk yığınları yararlanmaz. Yani ne batıdaki ne doğudaki hiç kimsenin faydasına olmayan 25 yıllık kör dövüşü bu. Ekonomik, sosyal ve siyasal çok büyük zararlar oldu. Kutuplaşmalar oldu. Halklar birbirine düşman edildi. Dolayısıyla ortada her yönden büyük bir ağır fatura var." Savaş ve savaş harcamalarının Türkiye'de neden olduğu olumsuzluklar bunlar iken, askeri harcamalara en fazla kaynak ayıran iki ülke olarak listeleri zorlayan Yunanistan ve Türkiye'nin ekonomik yapıları ve askeri harcamaları arasında kıyaslama yapmamak olmaz.

"BÖLGENİN VERGİ VERMEDİĞİ, HARCAMALARDA EN YÜKSEK PAY ALDIĞI YANLIŞ"

Her ikisi de NATO ülkesi olan, nüfusları ve milli gelirleri birbirinden farklı olan Yunanistan ile Türkiye'nin askeri harcamalara ayırdığı rakamların gerçek anlamda bilinemeyeceğini kaydeden Sönmez, "Dolayısıyla Yunanistan'daki bizden şu kadar azdır veya işte nüfusuna, bütçesine göre şu kadardır karşılaştırmalarının bu nedenle çok sağlıklı yapılamaz. Öyle ya da böyle ama açık olan bir şey var ki o da Türkiye'nin kaynaklarının çok önemli bir kısmını asker ve polis harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı. Bütçeye bakıldığında oradan alınan vergiye göre, harcamaların çok önemli oranda yüksek olduğunun görülmesinin bazıları tarafından "vergi vermeyen bölge, harcamalarda en yüksek payı alıyor" biçiminde yanlış tasvir dildiğine de dikkat çeken Sönmez, hâlbuki harcamaların kimyası, bileşeni incelendiği takdirde o harcamaların sivil harcamalara, okula, sağlığa ya da yatırıma gitmiş bir harcama değil, tamamen asker ve polis harcamalarına gittiğinin görülebileceğine işaret etti. Sönmez, bu konuda ise şunları söyledi : "Kentlerde polis, kırda da asker için büyük meblağlar harcanırken, medeniyete, sivil hayata, yoksulluğun önlenmesine dönük kısmı ise devede kulak bile değil. Türkiye'nin buna son vermesi lazım. Yani bu harcamaları insanca bir yaşam için, çocukların eğitilmesi, sağlıklı olması için, bölgenin bu az gelişmişliğine katkı için biraz olsun kullanılması gerekir."

2010, SOKAĞIN YILI


Sönmez, Türkiye'de ekonomik göstergeler açısından bunlar yaşanırken askeri harcamalara büyük kaynak aktaran bir diğer ülke olan Yunanistan'ın da büyük bütçe açıkları ile uğraştığını kaydetti. Yunanistan'ın bütçe açığını kapatmak için ciddi bir biçimde borçlandığını, şimdi de o borçları döndürmek için müthiş faizler ödemek zorunda kalması nedeniyle AB ve IMF'den yardım almak için kemer sıkma politikası izlediğini aktaran ünlü iktisatçı, Yunanistan'da 1 Mayıs kutlamalarına da yansıyan ayaklanma halinin altında yatan gerçeğin bu olduğunu söyledi. Sönmez, daha önce öngördüğü gibi şu an kaynayan Yunanistan'ın daha da kaynayacağını söylerken, bu kaynamanın sanıldığı gibi sadece Yunanistan'la da sınırlı kalmayacağını ileri sürdü. Maruz kaldıkları olumsuzluklar nedeniyle bu ülkedeki işçi ve emekçilerin başını çektiği ayaklanma halinin giderek yayılacağını söyleyen Sönmez, "Bu Yunanistan'dan başlayarak bütün Güney Avrupa'ya yayılacak. Portekiz, İspanya kısmen de İtalya, buna dâhil olmak üzere. Avrupa bu sene çok ciddi sokak çatışmaları yaşayacak bunda da müsrif kamu harcamaları önemli bir etken ve en önemli ayağı da askeri harcamalar. Yani 2010 yılı hem Türkiye, hem de Avrupa için sokağın yılı olacak" şeklinde iddiada bulundu. Sönmez, bu iddiasını da 2009'da 52 Milyar Dolar bütçe açığı veren Türkiye için 2010'da da 50 Milyar Dolar açık öngörülmesine bağladı.

"BİLE BİLE ASKERİ HARCAMALARLA BÜTÇEYE AÇIK VERİLDİ"

Operasyonların ya da askeri hareketliliğin artmasının bütçesel etkisi ne olacağını ölçmenin zor olmakla birlikte yıllardır yapılan bu harcamaların bütçeye etkisi olduğunu ve sürekli olarak açık verildiğini hatırlatan Sönmez, buna rağmen kimsenin bütçe açık veriyor kaygısını gözetmediğini belirtti. Sönmez, bütçe ne olursa olsun askeri harcamalara devam edildiğini, bütçenin hiçbir zaman bu harcamaların önünde engel oluşturmadığını ve gerektiği takdirde bütçeye açık verdirilerek bile bu harcamaların yapıldığını da ifade etti.

SAVAŞIN KAYNAĞI, DOLAYLI VERGİLER


Böyle olunca da sonuç itibariyle bütçe açıklarının daha az sağlık, eğitim ve kalitesiz devlet hizmeti ya da yeni vergiler almak şeklinde halka döndüğünü dile getiren Sönmez, "Savaşın kaynakları finanse ediliyor. Bunu şimdiye kadar nasıl yaptılarsa bundan sonra da yapmanın yolunu arayacaklardır. 3.9 milyar dolar bunlar önemli rakamlar ama sadece bu kadar mı bundan emin değiliz, bunun çok üstünde de olabilir. Türkiye ekonomisi 700 Milyar dolarlık bir ekonomi. Yani bu oranda mal ve hizmet üreten bir ekonomiden söz ediyoruz. Bunun içinde askeri harcamaların 3-4 milyar dolar olduğunu sanmıyorum. Ha bunun askeri harcama yerine başka bir yere aktarılması durumunda insanların hayatlarında bir sürü şey değişir, fark olur. Bu ülkenin resmi olarak 3,5, gerçekte ise 6,5 milyonu bulan işsizi var. Bu bölgelerdeki işsizlik ise resmi olarak yüzde 25. Askeri harcamalara kaynak aktarılması tepedeki insanlar için bir şey fark etmese de o insanlar için kurtuluştur. Dolayısıyla bu çılgınlığa son verilip, silahların gömülmesi ve bu kaynakların insanlık için kullanılması lazım" dedi.

İstanbul - DİHA