Ekonomi nereye gidiyor?
Son günlerde sadece Türkiye ekonomisi için değil, dünya ekonomisi için sıkça sorulan bir soru bu. "Ekonomi nereye gidiyor?"
Bu sorunun altında "Krizden çıktık(mı?)", "Ekonomi tekrar büyüyor (mu?)", "Üretim arttı (mı?)" gibi artık soru olmaktan çıkmış kaygılar var. Aynı otobüse binip aynı yere gittiğiniz yan koltuğunuzdaki yolcunun "Hemşerim yolculuk nereye?" sorusu kadar masum değil bu "Ekonomi nereye gidiyor?" sorusu, ama en az onun kadar aptalca!
Çünkü artık hemen herkes biliyor krizin bittiği falan yok! Tüm aklı başında (!) ekonomistler ABD ekonomisinin bir 'ikinci bir dip' tehlikesiyle karşı karşıya olduğu konusunda hemfikir. Üstelik bir önceki "Mortgage kaynaklı finans krizi" için alınan önlemlerin çuvalladığı da artık iyice kendini hissettiriyor. Şimdi asıl kaygı, "İkinci dip yaşandığında ne önlem alınacak?" sorusu etrafında şekilleniyor. Çünkü alınan her "önlem" kriz durumunu bir miktar ertelese de gelinene noktada daha da büyük sorunlara yol açıyor.
Referandumun gölgesi altındaki Türkiye ekonomisi için de durum benzer bir yolda. Üstelik hükümetin övünerek ilan ettiği büyüme rakamlarına karşın "kötümserlik" sürüyor. Çünkü büyüme rakamları yüksek çık-arıl-sa da, bazı temel göstergelerde düzelme yok. Büyümeden söz ediliyor ancak işsizlik artmaya devam ediyor, nasıl "iyimser" olunabilir ki! Ekonominin iyiye gittiğini savunanlara sormak gerekiyor: Ekonomi kime ve neye göre "iyi" gidiyor?
Krizin ardından şirketlerin karlılıklarını korumak hatta artırmak için işten çıkarılanlar için mi, yoksa işten çıkarmalar nedeni ile 3-4 kişinin yaptığı işi tek başına fazla mesai ücreti de almadan yapmak zorunda bırakılanlar için mi?
Asgari ücretin üstünde çıkan açlık sınırının altında ücret alanlar için mi, yoksa asgari ücretli bir iş için saatlerce iş bul-a-ma kurumunun önünde bekleyenler için mi?
Ya da günde 16 saat çalışmak zorunda bırakıldığı için azıcık dinlenmek isteyip iş makinasının altında kalanlar için mi?
Ama bunları bırakıp TL'nin aşırı değer kazanmasından tedirgin olan ve "Evet diyeceğiz ne olur kurları yükseltin!" diye hükümet kapılarını aşındıran ihracatçıların sorunlarını da tartışabiliriz. TL değer kazanınca kur düşük kaldığı için zarar ediyorlarmış! Bu büyük bir yalan! Çünkü ihraç edilen malların üretiminde kullanılan malzemelerin çoğu ithal ediliyor. Dolayısıyla düşük kur maliyetlerin azalması demektir. Ama düşük maliyetle üretip yüksek kurla satmanın kime ne zararı olur ki! Adamlar sadece bunu istiyor. Ve ekonomi sadece bunlar ve benzerleri için iyiye gidiyor!