30 Haziran 2009, Salı

Dünya Genç İşçi Buluşması başladı

DİSK ve Türk-İş’e bağlı sendikalar ile TAREM’in ortaklaşa düzenlediği Dünya Genç İşçi Buluşması Seferihisar’da başladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve işkollarından 200 civarında işçiyi, akademisyenleri, Avrupa ve Latin Amerika’dan işçi temsilcilerini Tek Gıda İş Sendikası Seferihisar tesislerinde bir araya getiren buluşma tüm coşkusuyla sürüyor.

-----

Bir yandan “İşçi Sınıfı Pedagojisi”, “Uluslararası üretim haritaları”, “Organizing: Bir Örgütlenme Modeli” gibi başlıklar altında atölye çalışmalarının yürütüldüğü buluşmada, diğer yandan da işçi filmleri gösterimleri, kültürel ve sportif etkinlikler gerçekleştiriliyor.
28 Haziran Pazar günü başlayan buluşma boyunca “Türkiye’de Genç İşçi Profili”, “Kapitalizmin Krizi ve Etkileri”, “Kadın Emeği, Kriz ve Direniş Yöntemleri”, “Türkiye ve Dünyada Örgütlenme Deneyimleri”, “İşçi Sınıfı ve Alternatif Medya Deneyimleri” başlıklı panel ve forumların yanı sıra, farklı başlıklarda eşzamanlı atölyeler gerçekleştiriliyor. Sportif etkinliklerin de yapıldığı buluşmada işçiler, işçi filmlerini izleme fırsatı da yakalıyorlar. 5 Temmuz günü sona erecek olan buluşma kapsamında, kapanış 4 Temmuz Cumartesi günü Şilili grup İnti İllimani, Moğollar, Bandista, Ahibba ve Galata Ritimhanesi ritm grubunun katılacağı büyük bir festivalle yapılacak.

“İşçiler özne olmalı”
Etkinliğin ilk gününü dinlenerek, tanışarak ve eğlenerek geçiren katılımcılar, daha sonra TAREM tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Genç İşçi Profili Araştırması” sunumunu ve Birleşik Metal-İş Sendikası İzmir Temsilcisi Kemal Alım’ın sunumunu dinlediler. UNIA sendikası politik sekreteri Murad Akıncılar’ın moderatörlüğünü üstlendiği “İşçi Sınıfı Pedagojisi” başlıklı iki gün süren atölye çalışması büyük ilgi gördü. Atölye sırasında yaptığı sunumda eğitimin hayat boyu devam ettiğini belirten Akıncılar, hep dinleyen olmaktan çıkmak, eğitmen ile eğitilen arasındaki ayrımı kapatmak gerektiğini ifade etti. Eğitimin amacının işçiler için örgütlenmek olduğunu söyleyen Akıncılar, sendikaların işçinin evi, okulu olması için işçilerin özne olması gerektiğine dikkat çekti.

“Darbeciler yargılansın ve cezalandırılsın”
Buluşma kapsamında Seferihisar Belediyesi’nin organizasyonu ile Sığacık Kalesi’nde Beynelmilel isimli filmin gösterimi de gerçekleştirildi. Filmi Seferihisar halkı ve katılımcılarla birlikte izleyen oyuncu Cezmi Baskın, film sonrası gerçekleştirilen söyleşide geçici 15. Madde tartışmaları ve Kenan Evren’in açıklamalarına ilişkin bir soru üzerine, Evren’in açıklamalarının abesle iştigal ettiğini ve bir çok kişi gibi darbecilerin yargılanması, mahkeme önüne çıkarılması ve cezalandırılmasını istediğini söyledi. Baskın, 1980 darbesini anlatan filmlerin yaraların kabuklanması nedeniyle de gündeme geldiğini belirterek, bu tür filmlerle gençlerin 12 Eylül’ü öğrenmeleri ve bir daha yaşanmaması için çaba gösterilmesi gerektiğinin anlaşılması için yapıldığını dile getirdi.

Sendikalar da tartışıldı
“Kapitalizmin krizi ve etkileri” adlı panelde ise kriz karşısında geliştirilmesi gereken mücadele yöntemleri tartışıldı. Türkiye’de 249 sanayi bölgesi bulunduğunu ve buraların birer kapitalizm cehennemi olduğunu vurgulayan Tez Koop-iş Sendikası Genel Eğitim Danışmanı Volkan Yaraşır, kapitalistlerin krizleri aşmak için üretim şeklini değiştirme yolunu seçtiğini ifade ederek bütün krizlerin savaşla ve dünyanın yeniden paylaşımıyla sonuçlandığını dile getirdi. İşçi hareketinde sendikal mücadeleyi aşmak gerektiğini söyleyen Yaraşır, yaşanılan krizin işçi sınıfı mücadelesini de yeniden yapılandıracağını ve işçilerin “işgal, direniş, sabotaj” eylemleriyle öne çıkacağını belirtti. Yaraşır, işsizliğin 2010 yılına kadar daha da artacağına dikkat çekerek mücadeleyi işsiz kitlenin eylemlerinin belirleyeceğini kaydetti. Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Salih Mehmet Aydın ise “Bu dönemde sınıf ve kitle sendikacılığı yapılmalıdır. İşsizlik en büyük sorunlarımızdan biridir. İşsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde kazanılmış haklarımızı koruyamayız ve iş barışı sağlamak zorlaşır. Ancak işsizleri amaçsızca saldırganlığa teşvik yerine iş talebiyle örgütlenmesi için uğraşmalıyız” dedi. Grev hakkı da dahil olmak üzere sendikal özgürlükler için mücadele edilmesi gerektiğini belirten Aydın, “aslolan siyasi mücadeledir. Sendikal mücadeleyle haklar kazanılır ancak siyasi mücadeleyle bu haklar korunur ve ilerletilir” diyerek sendikaların ve işçilerin daha fazla siyasete müdahil olması gerektiğini vurguladı. emekdünyasi.net