Üniversitede silahlı saldırı
Akdeniz Üniversitesinde ülkücüler solcu öğrencilere silahla saldırdı. Akdeniz Üniversitesi kampüsü içinde bulunan öğrenci yurdunda ülkücüler, yurtsever- demokrat öğrencilere silahlarla saldırdı. Saldırıda biri ağır 4 kişi yaralandı.
Akdeniz Üniversitesi Kampüsü içinde bulunan Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bağlı öğrenci yurduna 200 kişilik Ülkü Ocakları'ndan gelen eli satırlı ülkücüler saldırdı. Saldırı solcu öğrencilerin direnişiyle karşılanınca ülkücüler silahla ateş etti. Saldırıda biri ağır, 4 kişi yaralandı. Çatışmanın ardından çevik kuvvet ekipleri de kampüs alanına girerek, solcu öğrencilere müdahale etti. Gaz bombası atan polis, öğrenciler üzerine panzerle basınçlı su sıktı.
Çatışmanın ardından yaralanan arkadaşlarını görmek için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne giden demokrat öğrencilerle ülkücüler arasında gene gerginlik yaşandı. Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi önünde toplanan öğrenciler, öğrenci yurduna doğru sloganlarla yürüyüşe geçti.
Üniversitede yaşanan olaylarla ilgili bir açıklama yapan Rektör Mustafa Akaydın, "Her şeyin kontrolleri altında” olduğunu savunurken, “kavga sırasında üniversite dışından gelen, öğrenci olmayan bir grup, olaylara müdahil olmuştur. Onlar tarafından silah kullanılmıştır. Silahı kullanan kişiler de Emniyet güçleri tarafından tesbit edilmiş ve gözaltına alınmak üzere olduklarını söyleyebilirim” dedi.
Olayla ilgili olarak yazılı açıklama yapan Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer, Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan silahlı saldırının, üniversitelerde yaşanması olası yeni gerginliklerin habercisi olduğunu söyledi.
“Silahlı ve her halinden öğrenci olmadığı belli olan saldırganın üniversite kampüsüne elini kolunu sallayarak girmesine göz yumanların yaşanan olaylardan sorumlu olduğunu” söyleyen Dinçer, şöyle dedi:
“Uzunca bir süredir ülke gündemini belirleyen gerginlikler, toplumu karşılıklı kamplaşmaya itmeye başlamıştır. Bunun son örneği bir süredir üniversitelerde yaşanan saldırı ve provokasyonlardır. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi son birkaç ay içinde üniversitelerde yaşanan ve çoğu üniversite öğrencisi olmayanlar tarafından gerçekleştirilen faşist saldırılar, Türkiye’nin geçmişten yabancı olmadığı olaylardır. Anlaşılan odur ki birtakım çevreler, siyasal alanda yaşanan gerginliklerin yeterli olmadığını düşünerek, üniversitelerimizi bu kavga ve kamplaşmanın içine çekmeye çalışmaktadır. 1980 öncesinden alışık olduğumuz görüntülerin bugünlerde yine ortaya çıkması düşündürücüdür. Ancak yaşananları basit bir sağ-sol çatışması olarak değerlendirmek de bir o kadar yanlış olacaktır. Sorunu üniversitede sağ-sol çatışması olarak göstermek, üniversitelerimiz üzerinden oynanmak istenen oyunlara alet olmaktan başka bir anlama gelmeyecektir.”
Özgür Radyo/NTV