Genç işçiler örgütlenme olanaklarını tartıştılar
Gönen’de gerçekleştirilen “Dünya Genç İşçi Buluşması 2008 / Türkiye” kampının 2. günü programının öğleden sonraki bölümü genç işçilerle beraber gerçekleştirilen atölye çalışmalarıyla devam etti. İki bölüm halinde gerçekleştirilen toplantılara işyerlerinden genç işçiler katılarak iş yerlerinde yaşadıkları sorunları ve mücadele süreçlerini birbirleriyle paylaştılar
İşçiler daha fazla öğrenmek, daha fazla inisiyatif istiyorlar
Genç işçiler taşeron, sendikal eğitim, ücretlerin düşüklüğü ve sendikal bürokrasiyi temel problem olarak görüyor. Kamp katılımcısı genç işçiler sorunlarına ve mücadeleye duyarlılıklarını atölye çalışmalarına ve panellere katılımla gösterdi. Toplantılarda hemen hemen tüm işçiler katılarak ve söz alarak farklı işkollarındaki sorunları ve birbirleriyle benzer yanlarını paylaştılar.
Öğleden sonraki programda yer alan atölye çalışmalarında özellikle milli savunma, petro-kimya ve metal işkolundan işçiler katılım sağladılar. İşkollarına göre ayrılarak yapılan iki atölye çalışmalarında işçiler, sendikal örgütlenme mücadelesi içinde yaşadıkları deneyimleri tüm detaylarıyla birbirlerine aktarma olanağı yakaladılar. Atölyelerde özellikle her işyerinde yaşanan, mücadeleye ilgisizlik, çevrede bulunan örgütsüz işyerlerine ulaşma, sendika üyelerinin eğitimi gibi sorunlar işçilerin yaşanan deneyimleri üzerinden tartışıldı. Genç işçiler tarafından ağırlıklı tartışılan başka bir konuda sendikal bürokrasi ve yöneticilerin yaşam tarzı oldu. Petrol-İş üyesi Kambro Özay Baştemsilcisi İbrahim Karataş sendika yöneticilerinin aldığı ücretin ortalama bir işçi ücreti olması gerektiğini söylerken “ ben 700 lira alıyorum. 700 liralık eğleniyor, 700 liralık hasta oluyor, 700 liralık yiyorum. Asgari ücretlide asgari ücret kadar yaşıyor. Ama 2-3 milyar alan bir yönetici de 2-3 milyarlık yaşarken asgari ücretle yaşayanın halini anlayamaz” diye açıkladı. Yine Petrol-İş üyesi Bandırma şubesine bağlı başka bir işçi kendi şubesini örnek vererek “bizim başkan ücretini fabrikadaki işçilerin seviyesine çekti. Kalan parayla bir fon kurduk ve evlilik, doğum gibi sosyal işlerimizde harcıyoruz” diyerek örnek verdi. Harb-İş üyesi işçiler son kongrede aldıkları kararları aktararak aynı sorun için yaptıklarının öneminden bahsetti. Diğer bir tartışma ise eğitim sorunu oldu. Eğitim sorununda işçilerin eğiti kadar işyeri temsilcilerinin özel bir eğitim alması gerektiğini belirten işçiler “master, doktora yapmış adamlar karşısında işçilerin haklarını savunuyoruz. Daha donanımlı olmalıyız” dedi. İşçiler bu iki başlık hakkındaki düşüncelerini güncel deneyimleri ışığında diğer işçilerle paylaştılar ve farklı işkollarındaki işçilerin durumlarını bilmediklerini yanıbaşındaki fabrikalarla ilgilenmeleri gerektiklerini de tartıştı.
Latin Amerika işçileri deneyimlerini aktardı
Diğer bir atölye çalışmasında Türkiye’li işçilerin yanısıra Venezüella, Şili, Bolivya, Rusya, Almanya gibi yurtdışından gelen işçiler de yer aldılar. Yine özellikle Latin Amerika ülkelerinden kampa katılım sağlayan işçiler bu ülkelerdeki neoliberalizm karşıtı eylemlerini anlattılar. Almanya delegasyonu ile Türkiye’li genç işçiler daha çok taşeron uygulaması konusunda yapılabilecekler üzerinde tartıştı. Almanya’lı işçiler ülkesindeki patronların özellikle son zamanlarda fabrikaların ya doğu Avrupa’ya taşınarak yahut da taşeron uygulaması yaparak ücretleri düşürdüğünü, örgütlülüğü zayıflatmaya çalıştığını deneyimleriyle anlattılar. Bunlara karşı birçok kitlesel grevler yaptıklarını anlatan IG Metal Bavyera Bölgesi İşyeri Temsilcisi Zekeriya Kolu “henüz taşeron uygulamasına karşı çözüm üretemedik ancak doğu avrupaya taşınma konusunda bu ülkelerdeki sendikalarla işbirliği yaparak çözüm arıyoruz” dedi. Aynı işi yapan işçilerin kapsam dışı-içi, sözleşmeli, taşeron gibi uygulamalarla bölünmesi karşısında aynı sorunlar etrafında birlik oluşturarak sorunun çözülebileceğini söyleyen hastane çalışanı Dev Sağlık-İş üyesi bir işçi “ işten çıkarılma, güvensizlik gibi sendikaya üye olmayan yahut başka sendika üyesi olan aynı işi yapan işçiler eğitim, sağlık veya işyerindeki herhangi bir sorun etrafında birlik oluşturabilirsek bu sorunu aşabiliriz” dedi.