Genç İşçi Buluşması'nda grev önlükleriyle Yörsan İşçileri
DİSK ve Türk-İş'e bağlı sendikalar ile TAREM'in ortak hazırladığı '2008 Dünya Genç İşçi Buluşması' etkinliği 5. gününe girdi. Etkinlik kapsamında düzenlenen 'Örgütlenme deneyimleri-sınıf dayanışması' başlıklı foruma grevlerinin 189. gününde olan Tekgıda İş üyesi Yörsan İşçileri grev önlükleriyle katıldılar.
DİSK ve Türk-İş'e bağlı sendikalarla TAREM'in ortaklaşa düzenlediği '2008 Dünya Genç İşçi Buluşması' etkinliği devam ediyor.
Etkinliğin 5. gününde 'Örgütlenme deneyimleri-sınıf dayanışması' konulu düzenlenen foruma Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Özkan Atar, Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Tekgıda-İş Sendikası İstanbul 10 No'lu Şube Başkanı Muzaffer Dilek ve Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet Keskin konuşmacı olarak katıldı.
Buluşmaya destek amacıyla gelen Tekgıda İş üyesi Yörsan İşçileri grev önlükleriyle foruma katıldı. Direnişlerinin 189. günüde olduklarını belirten işçiler grevi hala ilk günkü heyecanla sürdürdüklerini belirttiler. Tekgıda-İş Örgütlenme Uzmanı Ömer Seyfettin Atılgan, Yörsan işçisinin bu yörenin kaderini belirleyeceğini ve çevre fabrikalardaki işçilere örnek olduklarını kendilerinden çok şey öğrendiklerini ifade ettil. Kendilerine destek olmanın en güzel yollarından birinin Yörsan ürünlerinin tüketilmemesi olduğunun altını çizdi.
"Geleceğe güvenle bakmanın yolu sendikalaşmaktır"
Türkiye'de örgütlenmelerin kılı kırk yaran mücadelelerle elde edilebildiğini belirten Atar, işçilerin işyerlerindeki hakları ile sosyal haklarını iyileştirmek ve geleceklerine güvenle bakabilmek için sendikalaştıklarını ifade etti. Türkiye'de grev hakkının da yasal yollarla engellendiğini belirten Atar, Ditaş, Grammer ve SCT işçilerinin örgütlenme deneyimlerini aktardı. 12 Eylül darbesiyle örgütlenmenin önüne birçok engel getirildiğini ifade eden Atar, darbeyle birlikte işçilere deli gömleği giydirilmiştir, bu gömleği çıkartmanın yolu ancak enternasyonalist dayanışma ve destekle mücadele içerisinde olanaklıdır. İşçi sınıfı mücadele tarihinden öğrenerek kapitalizmi alt edip alternatifini yaratabilmelidir" dedi.
"Güvencesiz çalışanların muhatabı devlettir"
Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Çerkezoğlu, güvencesiz çalışmanın bütün dünyada kural haline getirildiğine dikkat çekti. Çerkezoğlu, sağlık alanındaki neoliberal politikalara karşı hekimlerin, yoksul halkın ve güvencesiz sağlık çalışanlarının ortak mücadele verdiklerini "Sağlıkta yaşanan taşeronlaştırma tüm halkın sorunu taşeron sisteminin bireysel iş sözleşmesini bile ortadan kaldırıyor. Güvencesiz çalışanların muhatapları devlet ve hastane yönetimleridir. Sağlık hakkı için herkesi ortak mücadeleye çağırıyorum" sözleriyle düşüncelerini paylaştı.
Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet Keskin ise örgütlenmenin sinema sektöründe zorluklarına değinerek, keyifle izlediğiniz yapımların günde ortalama 16 saatlik hiç bir sosyal güvenceye sahip olmadan çalışan insanların emeği ile ortaya çıktığını, sektöre üniversitelerden her yıl yeni mezunların katıldığını ancak sigorta hakkından yoksun bu çalışanların sigorta ve günlük çalışma saatlerinin belirlenmesi için verdikleri mücadelenin karşılık bulmaya başladığını ifade etti.
Tersaneler neoliberal üretimin laboratuarı
Limter-İş Genel Merkez Yöneticisi Karaoğlan, tersanelerde yaşanan ölümlerin işverenlerin aldığı siparişlerin işçilerin kapasitelerinin çalışma saatlerinin üzerine çıkması nedeniyle arttığını vurguladı. Tersanelerin neoliberal üretimin laboratuarı işlevi gördüğünü ileri süren Karaoğlan, bu nedenle tersane işçilerinin yaşamını savunmanın bütün işçi sınıfının yaşamlarını savunmak anlamına geldiğini patronların işçilere tersaneleri gösterip terbiye etmek istediğini vurguladı.
16 Haziran grevinin zorunlulğuna değinen Karaoğlan, tüm sınıf dostlarını 'Tersanenin kazanması sınıfın kazanmasıdır' şiarıyla greve destek olmaya çağırdı.
Son olarak söz alan Birleşik Metal İş üyesi TEGA işçileri, Ocak ayında başlattıkları grevlerinin Ankara OSB'de de bir ilk olduğunu söylediler.b
"2008 Dünya Genç İşçi Buluşması" nı tüm toplantı ve etkinliklere aktif olarak katılarak takip eden Latin Amerika Delegasyonu Yörsan ve 16 Haziran'da Tuzla Tersaneleri'nde yapılacak eyleme katılarak işçilerle dayanışma içinde olacaklarını açıkladılar.
Etkinliğin 5. gününde 'Örgütlenme deneyimleri-sınıf dayanışması' konulu düzenlenen foruma Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Özkan Atar, Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Tekgıda-İş Sendikası İstanbul 10 No'lu Şube Başkanı Muzaffer Dilek ve Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet Keskin konuşmacı olarak katıldı.
Buluşmaya destek amacıyla gelen Tekgıda İş üyesi Yörsan İşçileri grev önlükleriyle foruma katıldı. Direnişlerinin 189. günüde olduklarını belirten işçiler grevi hala ilk günkü heyecanla sürdürdüklerini belirttiler. Tekgıda-İş Örgütlenme Uzmanı Ömer Seyfettin Atılgan, Yörsan işçisinin bu yörenin kaderini belirleyeceğini ve çevre fabrikalardaki işçilere örnek olduklarını kendilerinden çok şey öğrendiklerini ifade ettil. Kendilerine destek olmanın en güzel yollarından birinin Yörsan ürünlerinin tüketilmemesi olduğunun altını çizdi.
"Geleceğe güvenle bakmanın yolu sendikalaşmaktır"
Türkiye'de örgütlenmelerin kılı kırk yaran mücadelelerle elde edilebildiğini belirten Atar, işçilerin işyerlerindeki hakları ile sosyal haklarını iyileştirmek ve geleceklerine güvenle bakabilmek için sendikalaştıklarını ifade etti. Türkiye'de grev hakkının da yasal yollarla engellendiğini belirten Atar, Ditaş, Grammer ve SCT işçilerinin örgütlenme deneyimlerini aktardı. 12 Eylül darbesiyle örgütlenmenin önüne birçok engel getirildiğini ifade eden Atar, darbeyle birlikte işçilere deli gömleği giydirilmiştir, bu gömleği çıkartmanın yolu ancak enternasyonalist dayanışma ve destekle mücadele içerisinde olanaklıdır. İşçi sınıfı mücadele tarihinden öğrenerek kapitalizmi alt edip alternatifini yaratabilmelidir" dedi.
"Güvencesiz çalışanların muhatabı devlettir"
Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Çerkezoğlu, güvencesiz çalışmanın bütün dünyada kural haline getirildiğine dikkat çekti. Çerkezoğlu, sağlık alanındaki neoliberal politikalara karşı hekimlerin, yoksul halkın ve güvencesiz sağlık çalışanlarının ortak mücadele verdiklerini "Sağlıkta yaşanan taşeronlaştırma tüm halkın sorunu taşeron sisteminin bireysel iş sözleşmesini bile ortadan kaldırıyor. Güvencesiz çalışanların muhatapları devlet ve hastane yönetimleridir. Sağlık hakkı için herkesi ortak mücadeleye çağırıyorum" sözleriyle düşüncelerini paylaştı.
Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet Keskin ise örgütlenmenin sinema sektöründe zorluklarına değinerek, keyifle izlediğiniz yapımların günde ortalama 16 saatlik hiç bir sosyal güvenceye sahip olmadan çalışan insanların emeği ile ortaya çıktığını, sektöre üniversitelerden her yıl yeni mezunların katıldığını ancak sigorta hakkından yoksun bu çalışanların sigorta ve günlük çalışma saatlerinin belirlenmesi için verdikleri mücadelenin karşılık bulmaya başladığını ifade etti.
Tersaneler neoliberal üretimin laboratuarı
Limter-İş Genel Merkez Yöneticisi Karaoğlan, tersanelerde yaşanan ölümlerin işverenlerin aldığı siparişlerin işçilerin kapasitelerinin çalışma saatlerinin üzerine çıkması nedeniyle arttığını vurguladı. Tersanelerin neoliberal üretimin laboratuarı işlevi gördüğünü ileri süren Karaoğlan, bu nedenle tersane işçilerinin yaşamını savunmanın bütün işçi sınıfının yaşamlarını savunmak anlamına geldiğini patronların işçilere tersaneleri gösterip terbiye etmek istediğini vurguladı.
16 Haziran grevinin zorunlulğuna değinen Karaoğlan, tüm sınıf dostlarını 'Tersanenin kazanması sınıfın kazanmasıdır' şiarıyla greve destek olmaya çağırdı.
Son olarak söz alan Birleşik Metal İş üyesi TEGA işçileri, Ocak ayında başlattıkları grevlerinin Ankara OSB'de de bir ilk olduğunu söylediler.b
"2008 Dünya Genç İşçi Buluşması" nı tüm toplantı ve etkinliklere aktif olarak katılarak takip eden Latin Amerika Delegasyonu Yörsan ve 16 Haziran'da Tuzla Tersaneleri'nde yapılacak eyleme katılarak işçilerle dayanışma içinde olacaklarını açıkladılar.