İş dünyası zirvesine Kürt sorunu damgasını vurdu
"14. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi"nin ikinci gününde Kürt sorununun çözümü için yüzde 10 seçim barajının indirilmesi, Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar için özür dilenmesi ve demokratik bir anayasanın yapılması istendi.
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun (TÜRKONFED) organize ettiği ve Diyarbakır Organize Sanayi İşadamları Derneği'nin (DOSİAD) ev sahipliği yaptığı "14. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi" devam etti. Dicle Üniversitesi Fuar ve Kongre Merkezi'nde yapılan ikinci gün toplantısına TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, TÜRKONFED Başkanı Celal Beysel, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, iş insanı Cem Boyner, AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, Diyarbakır Organize Sanayi İş Adamları Derneği (DOSİAD)Başkanı Aziz Özkılıç, Doğu ve Güneydoğu Sanayici İş Adamları Federasyonu (DOGÜNSİFED)Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu ve birçok işveren katıldı. Kürtçe konuşmanın damgasını vurduğu toplantıya öğrencilerin alınmaması dikkat çekti.
KÜRTÇE HOŞGELDİNİZ
Toplantıda ilk konuşmayı yapan DOSİAD Başkanı Aziz Özkılıç, Kürtçe, "Hûn bi xêr hatin, (hoş geldiniz)" diyerek konuşmasına başladı. Böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını belirten Özkılıç, dünyada yaşanan küresel krizin Diyarbakır'da daha yumuşak atlatıldığını, bunun temel nedenin ise Diyarbakır'ın komşu ülke olan Irak ile ticaret alışverişi olduğunu söyledi. Diyarbakır'ın Türkiye'de yaşanan işsizliği en alt seviyede yaşadığını ifade eden Özkılıç, Diyarbakır'ın sadece ekonomik değil, siyasal sorunlar da yaşadığını kaydetti.
BARIŞ ÇAĞRISI
Kürt sorununun çözümü için yapılacak her türlü çalışmayı destekleyeceklerini ve takipçisi olacaklarını dile getiren Özkılıç, " Kürt sorununu ben şuna benzettim. Türkler Kürtler ile dini nikah yapmış, fakat nedense bir türlü resmi nikah yapmıyor. Bana göre Kürt sorununun en temel nedeni resmi nikahın yapılmamasıdır. Bunun yapılması lazım" dedi. Özkılıç, son olarak, "Gelin hep beraber bir fabrika kuralım. İçinde ekonomi, demokrasi ve barış olsun" çağrısında bulundu.
HÜKÜMET BÖLGEYİ DİKKATE ALMIYOR
Özkılıç'ın ardından konuşan DOGÜNSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu da, ifade edildiği bölgenin ekonomik göstergesinin iyi olmadığına dikkat çekerek, Diyarbakır ve Urfa'da işsizlik oranının çok yüksek olduğunu ve kendilerini ciddi anlamda kaygılandırdığını vurguladı. Muhalefet ve iktidarın bölgeyi doğru değerlendirmesini isteyen Kadooğlu, paranın korkak olduğunu, ancak yatırımcıların korkmadan gelecek için bölgeye yatırım yapmasını istedi. Bölgenin en önemli sorununun Kürt sorunu olduğuna işaret eden Kadooğlu, hükümettin sorunu yerelin iradesini dikkatte almadan çözmeye çalıştığını, ancak bunda başarılı olamayacağını söyledi.
BOYNER: SEÇİM HAZIRLIK SÜRECİ OLMALI
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner de, Kürtçe, "Ji bo, biratî, ji bo aşitî, hûn bi xêr hatin. Em aşitî, em biratî dixwazin. Diyarbekîr mala min e(Kardeşlik için, barış için hoş geldiniz. Biz kardeşlik istiyoruz. Diyarbakır evimdir)" diyerek konuşmasına başladı. Konuşmasının Türkçe sürdüren Boyner, bölgede ekonomik kalkınma için kendilerinin de destek vereceği yatırım danışma kurulunun kurulmasını önerdi. Bölgedeki kalkınma ajansları ile işbirliği yapmaya hazır olduklarını ifade eden Boyner, bölgede temel ihtiyacın demokrasi olduğunu söyledi. Türkiye'nin en temel ve yakıcı sorunu olan Kürt sorununun merkezinde bulunduklarını ifade eden Boyner, Türkiye'de din, vicdan ve kimlik sorununun çözülmesi için seçim sürecinin buna bir hazırlık süreci olması gerektiğini kaydetti.
'DİYARBAKIR CEZAEVİNDE YAŞANANLAR İÇİN ÖZÜR DİLENSİN'
Yeni sivil ve demokratik bir anayasa için tüm partilerden çekişme atışma değil halkın gerçek taleplerinin yer aldığı bir vizyon beklediklerini ve bunu konuşmaya hazır olduklarını dile getiren Boyner, sorunların çözümü için yüzde 10 seçim barajının düşürülmesini istedi. Kürt sorununun çözümü için Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar için özür dilenmesini ve Kürtçe köy isimlerinin iade edilmesini isteyen Boyner, "Demokrasi cesaretli adımlar ister. Demokrasi kültürünün içselleştirilmesi lazım" dedi.
'GENÇLER ÖLDÜ HARAM PARAYLA SERVET KURANLAR OLDU'
"Karadeniz'den Trakya'dan gençler bölgeye çalışmak gezmek için gelmeli. Dağlarda ölmelerini istemiyoruz" diyen Boyner, şöyle konuştu: "Gençler dağlarda mezarsız yaşamını yitiriyor. 20 yıldan sonra yüz milyar dolar harcamanın ve binlerce can kaybının ardından nihayet bu sorunun adını koyabildik. Bu arada haram para ile servet kuranlar oldu. Düşmanlar yaratıldı. Devlet kimlik sorununu mutabakatı ile çözmelidir" dedi.
Boyner'in ardından konuşan TÜRKONFED Başkanı Celal Beysel ise, bölgede kalkınmanın gerçekleşmesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Beysel, Kürt sorununun Türkiye'nin temel sorunu olduğunu belirterek, parçacı anayasa değil bütünsel, devlete karşı yurttaşın haklarını öne alan bir anayasanın hazırlanması gerektiğini söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de, Türkiye'de az gelişmiş 20 ilden 18'nin bölgede olduğunu ifade ederek, tüm ekonomik sosyal planlamaların Ankara'dan yapıldığını ve Kültür ve Turzim Bakanlığı'nın 2010-223 yıllına kadarki planlamasında tarih ve kültür kenti olan Diyarbakır'ın esemesinin yer almadığını söyledi.
'HASANKEYF, ALLİNO VE MUNZUR VADİSİNİN ALTERNATİFİ YOK'
Baydemir, yerelin iradesinin olmadığı planlamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Sanayinin doğa üzerindeki tahribatına da değinen Baydemir, "Kalkınmaya ihtiyaç var. Enerjiye ihtiyaç var. Ama Hasankeyf Allino ve Munzur Vadisi yok olmamalıdır. Alternatif enerji üretmeliyiz. Güneş enerjisi mesela. Alternatif enerji var, ama alternatif Hasankeyf, Allino ve Munzur vadisi yok" dedi. Diyarbakır'da yapılan bu buluşmanın önemli olduğunu söyleyen Baydemir, bu buluşmanın Kürt Türk, Alevi Sünni buluşmasına vesile olmasını istedi.
Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak ise, hükümettin tüm sorunları çözen önemli politikalar hayata geçirdiğini ileri sürerek, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'a sık sık teşekkür etti. Toprak, hükümettin ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın sorunların çözümü için herkesi dinlediğini iddia ederek, adını söylemekten çekindiği Kürt sorununun erken çözülmesini beklemenin yanlış olduğunu savundu.
Son olarak konuşan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, bölgenin kalkınması için sadece dışardan beklenti içinde olmanın doğru olmadığını dile getirerek, bölgedeki iş insanlarının da yatırım yapması gerektiğini söyledi. Demokratikleşme için iktidarın tek başına sorumlu olmadığını söyleyen Yılmaz, herkesin sorumlu olduğunu ve anayasa çalışmasına dikkat çekti. 1982 anayasasının devlet merkezli olduğunu vurgulayan Yılmaz, devlet odaklı değil insan odaklı anayasa istediklerini söyledi.
EmekDunyasi.Net