29 Aralık 2010, Çarşamba

Sendikada kadınların eksik temsilinin nedeni cinsiyetçi anlayış

Eğitim Sen, "Sendikada Kadın Temsili Araştırması Analiz Raporu"nu açıkladı. Raporda, kadınların eksik temsilinin esas nedeninin "sendikal zihniyet ile toplum ve ailede mevcut olan cinsiyetçilik" olduğu belirtildi.

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği tarafından Ekim-Aralık 2010 tarihleri arasında "Kadınlar Sendika Karar ve Yönetim Organlarında Neden Eksik Temsil Ediliyorlar? Eşit Temsil İçin Neler Yapılmalıdır?" gibi sorulara yanıt bulmak amacıyla gerçekleştirilen "Sendikada Kadın Temsili Araştırması"nın sonuçları sendika merkezinde düzenlenen toplantı ile açıklandı.

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Gülçin İsbert, Eğitim, bu araştırmanın sendika tarafından kadınların sendikal karar organlarında ve yönetim kademelerinde eksik temsil edilmelerinin nedenlerinin nasıl algılandığı ve üyelerin hangi uygulamaları çözüm olarak gördüklerini açığa çıkarmak amacıyla hazırlanmış bir ankete dayandığını kaydetti. Anketin bazı demografik verileri, sendikal faaliyetin temel eksenlerinden birini oluşturan ücret mücadelesinde yol gösterici olabilecek verilerle ve üyelerin sendikal faaliyete bakış açılarını yansıtacak bazı verilerle birleştirildiğini ifade eden İsbert, kadınların temsil sorununa dair öznel algıları açığa çıkarmaya çalıştıklarını ifade etti. Karar ve yönetim organlarındaki kadın temsilinin ve kadınların sendikal faaliyetlere etkin katılımının üyelik oranı ile gösterdiği uyumsuzluğun nedenlerini araştırmak ve çözüm önerilerinin ne olduğunu açığa çıkarmanın önemli olduğunu ifade eden İsbert, anketin hedef kitlesinin sendikanın kadın ve erkek üyeleri olduğunu kaydetti. İsbert, anket sonuçlarının PASW 18 paket programıyla analiz edildiğini belirtti. Buna göre Analiz Raporu'ndan çıkan bazı sonuçlar şöyle:

Anketin uygulanma koşulları

Anket uygulaması 4 Ekim 2010 ve 12 Aralık 2010 tarihleri arasında bilgisayar ortamında yapılırken, bu süre zarfında anketi görüntüleyen kişi sayısı 1349, anketi tamamlayıp veri tabanına aktaran kişi sayısı 421 olduğu belirtildi. Anketin tamamlanma oranı yüzde 31 olarak belirlenirken, anketlerin tamamlanma süresinin ortalama 6 dakika civarında olduğu kaydedildi.

Anket sorularına verilen cevaplar

Ankete katılanlar ortalama olarak orta yaşa yakın bir düzeydeyken, ana kütlenin yüzde 42 oranında 31-40 yaş arasında olduğu ifade edildi. Ankete katılanların yüzde 49,1'i erkek, yüzde 51,9'unun kadın olduğu belirtildi. Katılımcıların aldıkları maaşı genel olarak yeterli görmedikleri ve bu oranın yüzde 81,3 olduğu vurgulandı. Kadınların erkeklere göre, ücretlerden daha çok memnuniyetsizlik göstermesi de dikkat çeken bir nokta. Yine katılanların alınan maaşla kendilerini geliştirmelerinin, mesleki açıdan gerekli yayınları izlemesinin mümkün olmadığı sonucu ifade edildi. Katılımcıların yüzde 62,1 gibi önemli bir oranının ek iş yapmayı düşünmesi ise dikkat çekici başka bir nokta. Eğitim Sen üyesi olmanın geliştirici olup olmadığına dair soruya da yüzde 37 gibi bir oranın kısmen olumsuz, yüzde 12 gibi bir oranında tam olumsuz bulduğu ifade edildi. İsbert, bu durumda yüzde 49 gibi yarı yarıya bir oranının memnuniyetsizliğini bildirmesi önemle üzerinde durulması gereken bir nokta olduğunu kaydetti. Kadın temsilinin yüzde 46 gibi önemli bir rakam olduğu kadın temsil oranın yüzde 21 olmasının temel nedenine dair sorulan soruya verilen yanıtta 'sendikalara egemen olan erkek egemen zihniyet' olduğu kaydedildi.

Sendikal faaliyetler konusunda algı

Katılımcıların sendikal faaliyetlerin mevcut durumu konusunda, ağırlıklı olarak memnuniyet bildirdiği kısmen veya tamamen memnuniyetsiz olanların oranının azımsanmayacak düzeyde olduğunu ifade eden İsbert, bu verinin sendika faaliyetinin üyeleri nezdinde nasıl algılandığına dair daha derinlikli araştırmalar yapılmasını zorunlu kıldığını bildirdi.

Sorulara cevap verenlerin ezici bir kısmının maaşlarından memnun olmadığını belirten İsbert, "Ücret sorununun çözümünün sadece sendikal faaliyetin gücüne bağlı olmaması açık bir gerçek olsa da bu gerçek sendikaların bu alana yönelik çalışmalarını sürdürmelerine engel değildir" dedi.

Çocuk odası ve cinsiyetçiliğe karşı mücadele

Şubelerde çocuk odalarının olmamasının üyelerin büyük bir kısmı tarafından önemli bir sorun olarak algılandığını ifade eden İsbert, bu sorunun öncelikle şubelerdeki mekan yetersizliğine ve mevcut sendikal yapının kayıtsızlığına bağlandığının altını çizdi. Sendikanın bu sorunu kendi imkanları çerçevesinde çözmesinin de beklendiğine işaret eden İsbert, dikkat çekici olan bir başka yönünde katılımcılar arasında yaş, cinsiyet ve gelir gibi farklılıkların bu gibi beklentilerle anlamlı bir farklılık yaratmaması olduğunu kaydetti.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin farkındalığın, kadınların eksik temsilinin esas nedeninin 'sendikal zihniyet, toplum ve ailede mevcut olan cinsiyetçilik' olarak görüldüğüne işaret eden İsbert, sorulara verilen yanıtların çocuk bakımının kadınlara yüklenmesinin kadınların sendikal faaliyete katılımı yönünde önemli bir engel olduğunu ifade etti. İsbert kadınların katılımının önündeki en önemli engelin sendikal zihniyet ve toplum ve ailede mevcut olan cinsiyetçilik gibi etmenler olduğunu söyledi.

Kota ve erkek egemen zihniyetle mücadele önerisi

İsbert, kadın temsilinin güvenceye alacak kota uygulamalarına ve bu temsili etkin ve anlamlı kılacak şekilde erkek egemen zihniyete karşı mücadele önerilerinin ön plana çıktığını kaydetti. İsbert, kota ve teşvik uygulamalarının cinsiyet, gelir ve yaş gibi faktörlerin çok fazla farklılık yaratmayacak bir şekilde temel ve öncelikli çözüm beklentisi olarak öne çıktığını belirtti.

 

 

Ankara - DİHA

Anahtar Sözcükler