31 Aralık 2010, Cuma

2010'da işten atmalar ve direnişler öne çıktı

2010 yılında da Türkiye'nin dört bir yanında işçiler direnişteydi. 2010 yılı, AKP Hükümeti'nin 2003 yılından bu yana yapmaya çalıştığı düzenlemelere karşı emekçi ve işçilerin birlikte hareket ettiği bir yıl oldu. Bu birlikteliğin en somut ifadesi TEKEL işçilerinin eyleminde görülürken, 1 Mayıs'ın 32 yıl aradan sonra Taksim'de kutlanması da 2010 yılına damgasını vurdu.

2010 yılında da Türkiye'nin dört bir yanında işçiler direnişteydi. Çalışma yaşamında mücadele ve kazanımlarla geçen 2010 yılı, AKP Hükümeti'nin 2003 yılından bu yana yapmaya çalıştığı düzenlemelere karşı emekçi ve işçilerin birlikte hareket ettiği bir yıl oldu. Bu birlikteliğin en somut ifadesi TEKEL işçilerinin eyleminde görülürken, 1 Mayıs'ın 32 yıl aradan sonra Taksim'de kutlanması da 2010 yılına damgasını vurdu. Onlarca işçinin yaşamını yitirmesi ve işçilere yönelik hak gaspları da değişmeyen gündemler oldu.

2010'daki direnişlerden bazıları şunlar oldu: İstanbul'da UPS işçileri direnişi, İşten çıkartılan Sapphire işçileri, sendikalı oldukları için işten çıkartılan Sa-Ba ve Çorlu Serbest Bölge'de Polyplex işçileri, Mersin'de Akdeniz Çivi işçileri, İzmir Buca Belediyesi taşeron işçileri direnişi, Antep'te Eruslu Sağlık Ürünleri işçileri ve bu yılın başlarında olan Çemen Tekstil direnişi, Kırklareli Anakonda işçileri direnişi, Ankara Hacettepe Hastanesi taşeron sağlık emekçileri direnişi, Kocaeli'nde Mutaş işçileri direnişi ve Çelmer Metal işçileri direnişi, Gebze'de Çizmeci Gıda direnişi, Bartın ve İstanbul'da Rimaks işçileri direnişi, İstanbul'da kazanan Zeynel Kızılaslan'ın direnişi, Düzce'de Mas Daf Makine işçileri direnişi, Kocaeli'nde Bizimköy engelli işçilerin direnişi, Düzce'de Numarine Denizcilik işçileri direnişi, Tekirdağ'da kazanılan Numarine Denizcilik işçileri direnişi, Balnak Lojistik işçilerinin yaptıkları direniş bu yıl gerçekleşen birçok işçi direnişinden birkaçıydı.

TEKEL İŞÇİLERİ 78 GÜN DİRENDİ

Belki de en akılda kalanı ise, işçi ve emekçileri birleşik mücadeleye çağıran TEKEL işçilerinin verdiği mücadele idi.  Ankara'da tüm kötü koşullara rağmen, 15 Aralık 2009'da başlayan ve 78 gün boyunca Sakarya Caddesi'nde kurdukları çadır kentte direnen TEKEL işçileri, Türkiye'de son yıllarda görülmemiş bir eylem biçimi ve kararlılığı sergiledi. Bu süre zarfında 8 ay boyunca toplanmayan Türk-İş Başkanlar Kurulu toplandı. 4 Şubat'ta TÜRK-İŞ, KESK, DİSK, HAK-İŞ, TÜRKİYE KAMU-SEN ve MEMUR-SEN üyeleri, TEKEL işçileri için bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.

UPS İŞÇİLERİ SENDİKALARI İÇİN DİRENDİ

UPS yönetimi sendikalaşmayı engellemek için sendikalı ve çoğu taşeron 32 işçiyi işten çıkardı. 3 Mayıs'ta işten atılan UPS işçileri İstanbul Mahmutbey Aktarma Merkezi'nde direnişe geçti. İşçiler işten atma saldırısına ve sendika düşmanlığına karşı işyeri önünde başlattıkları direnişi 6 Mayıs'ta yaptıkları basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. İşçiler martta Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası'nda (TÜMTİS) örgütlenince işten çıkarılmış, işçilerin direnmesi üzerine yeniden işe alınmışlardı. Daha sonra sendikalı işçi sayısının artmasıyla yeniden işten çıkartmalar başladı. İstanbul ve İzmir'deki işletmelerin önünde direniş sergileyen işçilerin işe iade davaları 15 ve 29 Temmuz'da görüldü. İşçilerin davaları devam ediyor. TÜMTİS'in açıklamasına göre işten çıkarılan sendikalı işçi sayısı 118. UPS Kargo Şirketi'nde Türkiye'de toplan 4 binin üzerinde işçi çalışıyor.

1 MAYIS TAKSİM'DE KUTLANDI

1 Mayıs İstanbul Taksim'de görkemli ve coşkulu bir şekilde kutlandı. 6 büyük sendikanın düzenlediği ve sol yapıların da destek verdiği kutlamaya yaklaşık yarım milyon kişi katıldı. Dünyanın pek çok yerinden gelen sendikacılar, Türkçe, Kürtçe, Almanca ve İngilizce yazılı "Uluslararası dayanışma" pankartıyla DİSK ve TÜRK-İŞ kortejinde yürüdü. Sahnede İstanbul'un pek çok yerinde direnen işçiler ve TEKEL işçilerinin sesini duyurdu. TEKEL işçilerinin konuşmasına izin vermediği TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu AKM'nin arka kapısını kullanarak alandan ayrıldı. 1977'de AKM'ye asılan büyük işçi posteri farklı yerde olsa da yerini aldı.

KARABÜK'TE SENDİKA DEĞİŞTİRDİKLERİ İÇİN İŞTEN ATILDILAR

Fabrika yapan, fabrika olarak anılan ve bir zamanlar işçilerin elinde olan Karabük'teki Karabük Demir Çelik Fabrikası A.Ş'den (KARDEMİR) 300'ü aşkın civarında işçi farklı dönemlerde işten çıkartıldı. Türk Metal sendikası ile patronun yanında yer aldığı Çelik-İş Sendikası arasındaki yetki mücadelesi nedeniyle çeşitli gerekçelerle işlerinden çıkarılan emekçiler, Ankara'ya yürüyüşten, açlık grevine, temsili cenaze namazına kadar bir çok eylemin altına imza attı.
KENT A.Ş İŞÇİLERİ HAKLARINI KAZANDI

CHP'li Karşıyaka Belediyesi'nin işten çıkarttığı Kent AŞ işçilerinin, işe iadeleri için 15 ay boyunca verdikleri mücadele, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun Park ve Bahçeler ihalesinde önceliği Kent AŞ işçilerine verileceğini belirtmesi ile sona erdi. Kent A.Ş işçileri hakları için Mayıs ayında Ankara'ya yürüyüş yaptı.

MUTAŞ İŞÇİLERİ FABRİKAYI İŞGAL ETTİ

Sendikalı oldukları için işten atılan ve kıdem tazminatları ve işe iade talepleri kabul edilmediği için 27 Ekim'de Gebze'de bulunan Mutaş Demir-Çelik fabrikasını işgal eden 25 işçinin eylemi gece saat 30 Ekim'de sona erdi. Gebze'de bulunan Mutaş Demir Çelik fabrikasında Birleşik Metal İş sendikasına üye olarak örgütlenen 25 işçi, 25 Temmuz'da işten atılmıştı. Kıdem tazminatları dahi ödenmeden işten atılan işçiler, Ağustos ayından itibaren fabrika önünde eyleme başlamıştı. İşçiler seslerini işveren ve yetkilileri duyurabilmek için 3 gün önce fabrikanın içine girerek kendini zincirleyip işgal eylemi başlattı. Yoğun güvenlik önlemleri altında aileleri ve sendikacılar ise kapı önünde destek için beklemeye başladı. Akşam saatlerinde işçilere destek için fabrika önünde bekleyen sendikacı ve işçilerin ailelerine polis gaz bombaları ve coplarla müdahale etti. Müdahale sırasında Birleşik Metal İş Sendikası Genel Örgütleme Daire Başkanı Özkan Atay'ın da aralarında bulunduğu 8 kişi yaralanarak, hastaneye kaldırıldı.

KOT KUMLAMA İŞÇİLERİ ANKARA'DA ÇADIR KURDU

Kot pantolonların beyazlatılması ve taşlanması yapılırken işçilerin yakalandığı Slikozis hastalığı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile ücretsiz tedavi edilecek hastalıklar arasına alındı. Kanun değişikliği 43 işçinin ölümünden sonra kabul edildi. Kot Taşlama İşçileri Komitesi düzenlemeyi yetersiz bularak, asıl beklentilerinin meslek hastalıklarına yakalananların sosyal güvenlik kapsamına alınması olduğunu açıkladı.  

TEK KİŞİLİK DİRENİŞLER

Taşeron temizlik işçisi olarak çalışırken sendikal faaliyetleri nedeniyle İstanbul Beykoz'da bulunan Paşabahçe Devlet Hastanesi'nden atılan ve hastane bahçesinde kurduğu tek kişilik direniş çadırında 118 gün direnen Türkan Albayrak'ın direnişi başarıyla sonuçlandı. Tüm hakları tanınan Albayrak evine daha yakın olan Sarıyer Toplum Sağlık Merkezi'nde çalışmaya başladı. Zeynel Kızılaslan'da direnişini kazanımla sona erdirdi.

KAZALAR KADER SAYILDI

Maden Mühendisleri Odası'nın madenlerde meydana gelen kazalara ilişkin hazırladığı raporda, 2010 yılında 48 madencinin yeterli önlemlerin alınmadığı maden ocaklarında meydana gelen kazalarda hayatı kaybettiği kaydedildi. O kazalardan öne çıkanlar ise, şunlar; 23 Şubat'ta Balıkesir'in Dursunbey İlçesi'ne bağlı Odaköy Maden Ocağı'nda meydana gelen grizu patlamasında 17 işçi hayatını kaybetti, 6'sı ağır 18 kişi yaralandı. 13 Mayıs'ta Kütahya'nın Tavşanlı İlçesi'nde, özel bir şirkete ait maden ocağında göçük meydana geldi. Göçük altında kalan 7 işçiden 5'i kurtarıldı. Göçükteki işçilerden birinin öldüğü bildirildi. 17 Mayıs'ta Zonguldak'taki Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında patlama meydana geldi. Bu kazada 30 maden işçisi hayatını kaybetti. Bursa'nın Orhaneli İlçesi Akçabükköyü sınırlarında faaliyet yürüten Şetat Madencilik Şirketi'ne ait krom ocağında meydana gelen kazada işçilerden Ramazan Satık ve Akın Deniz'in yaşamını yitirdi.

TERSANE İŞÇİLERİ ÖNLEM ALINMADIĞI İÇİN ÖLMEYE DEVAM ETTİ

Liman Tersane Gemi Yapım ve Onarım İşçileri Sendikası'nın (LİMTER-İŞ) verilerine göre, 1992'den beri en az 138 tersane işçisi öldü. Bunlar "en az sayıdaki" ölümler. 23 Mart'ta Zonguldak Ereğli'deki Ustaoğlu tersanesinde iskelenin çökmesi sonucu 4 işçi yaşamını yitirdi, 2 işçi yaralandı. Tuzla'daki Torlak Tersanesi'nde Çağdaş Gemi isimli taşeron firmaya bağlı olarak çalışan işçi Nurettin Bingöl, vince bağlı sepetin halatının kopması üzerine düşerek yaşamını yitirdi. Yalova'da 5 Nisan'da İsmail Çakır, vinçteki hurda kazanının başına düşmesi sonucu yaşamını yitirdi. Aynı bölgede, 26 yaşındaki Sinan Turhan da Cemre Tersanesi'ndeki taşeron firma Fırat Gemi'de çalışırken düşmüş, geminin tankında ağır yaralı olarak bulunmuş, hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetmişti. Çakır'ın ölümüyle birlikte, sendikanın verilerine göre, 1992'den beri en az 133 tersane işçisi öldü. Bunlar "en az sayıdaki" ölümler. Zira sendika, basına yansımayan, bilinmeyen, geç öğrenilen ölümlerin olduğunu açıkladı. 2009'da tersanelerde 15 işçi hayatını kaybetti. Tuzla'da 11, Gölcük, Kocaeli, Zonguldak Ereğli, Aliağa'da birer işçi yaşamını yitirdi. 2008'deyse 21 tersane işçisi yaşamını yitirdi.

Bursa'da 19 madenci 24 TL'lik boru olmadığından öldü
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde faaliyet gösteren Bükköy Madencilik A.Ş.'ye ait kömür madeninde 10 Aralık 2009'da meydana gelen patlamada 19 işçi yaşamını yitirmişti. Yapılan ilk incelemelerde maden ocağında pek çok eksiklik tespit edildi, patlamaya ilişkin iddialar gündeme geldi. Bu iddialara son noktayı 3 maden mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin madende yaptığı araştırmalar, tartışmalara son noktayı koydu. Madenciler 23 liralık havalandırma borusu olmadığı için içeride biriken gazın patlaması sonucu yaşamını yitirmişti.

Zonguldak'ta katliam
Zonguldak Karadon maden kuyusunda grizu patladı, 30 işçi öldü. 2 madenci de 7 aydır yeraltında...
17 Mayıs'ta, Türkiye Taş Kömürü (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü'ne ait Karadon Yeni Servis Kuyusu'nda eksi 540 kodunda meydana gelen grizu patlamasında 30 madenci öldü. Madencilerden 41 yaşındaki Dursun Kartal ile 31 yaşındaki Engin Düzcük'ün cesetlerine 7 ayı aşkın süredir ulaşılamadı. Maden patlamasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, madenciler için "Güzel öldüler" demişti. Madenci ailelerinin acılarını paylaşması beklenenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise yaptığı açıklamada, bu bölgenin insanın bu tür olaylara aslında alışık olduğunu ifade ederek,"Bu mesleğin kaderinde maalesef var. Bu mesleğe giren kardeşlerim de, bu mesleğe girerken içerisinde bu tür şeylerin olacağını bilerek giriyorlar" demiş ve tepki toplamıştı.Oysaki madencilerinin ölümünün kader değil cinayet olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı inceleme raporuyla ortaya çıkmıştı. Raporda, TTK yüzde 30, işçilerin çalıştığı Yapı-Tek firması yüzde 70 kusurlu bulunmuştu.

TORBA EMEKÇİYE ÇUVAL OLDU

TBMM gündeminde bulunan 'torba' yasa tasarısına karşı belediye çalışanları, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri Ankara, İstanbul ve İzmir'de kitlesel eylemler gerçekleştirdi. Hükümet birçok konuda vergi affını getireceğini öne sürerek tanıttığı torba yasa tasarısıyla meslek eğitimi gören öğrenci, aday çırak ve çırakların ücretine göz dikti. Ücretler azaltılıyor... Sigortası eksik yatanlardan eksik günlerin primlerini kendilerinin yatırması isteniyor. Planlanan aftan ise, yurttaştan çok devlete borç 'takan' büyük işletmeler yararlanacak. Tasarı yasalaşırsa bu yasadan en çok gençler ve 50 bin belediye çalışanı mağdur olacak.

EMEKÇİLERE GREV HAKKI TANINMADI

12 Eylül referandumunda yapılan değişiklikle memurlara grev hakkı tanımaksızın toplu sözleşme yapma hakkını tanıdı. Yani düzenleme toplu görüşmeyi sonuca bağlama, son kararı verme yetkisini Bakanlar Kurulu'ndan alarak, doğrudan Uzlaştırma Kurulu'na verdi. Tıpkı, işçi sendikalarına grev yasağı bulunan işlerde ve işyerlerinde toplu sözleşme görüşmeleri sırasında çıkan uyuşmazlıklarda Yüksek Hakem Kurulu'na başvurma hakkının tanınmasında olduğu gibi.

İLO TÜRKİYE'Yİ KARA LİSTEYE ALDI

14 Haziran'da 99. ILO Konferansı'nda Türkiye'nin temel sendikal hakları ihlâl ettiği, sözleşmelere uymadığı için ILO'nun, "Aplikasyon Komitesi"nin gündeminde kara listeye alındı.

TÜRKLER DAVASI ZAMAN AŞIMINA UĞRADI

DİSK'in kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler'in 22 Temmuz 1980'de uğradığı suikast sonucu ölümünün ardından, 30 yıldır süren davanın karar duruşması Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme Başkanı Ali Asker Kazak, '30 yıldan fazla süre geçtiği için davanın düşürülmesine karar verildiğini' açıkladı. Davanın düşmesi, kamuoyunda geniş kesimler tarafından tartışıldı ve dava AİHM'ne taşındı.

 

Bağlantılı Haberler