Bir toplu mezar daha
Mardin'in Kızıltepe İlçesi'ne bağlı Uzun Kaya Köyü'nün Blokan mezrasında 1993 yılında yaşanan bir çatışmada yaşamını yitiren 5 PKK'linin toplu olarak gömüldüğü ortaya çıktı.
Bölgede Kürt sorunundan kaynaklı olarak 30 yıldır yaşanan çatışmalar, devlet tarafından 'düşük yoğunluklu savaş' olarak kabul edilirken, söz konusu bu savaşın en iyi göstergesi son dönemde ortaya çıkan toplu mezarlar. Çeşitli dönemlerde yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren PKK'lilerin cenazeleri yasal prosedür gereği ailelerine teslim edilmesi gerekirken, cenazeler kırsal alanlarda veya askeri çöplüklere toplu olarak gömüldü. Cenazelerin toplu gömülmesi ve cenazeler üzerinde yapılan tahribatlar toplumda büyük bir infial yaratırken, çocuklarını kaybeden ailelerin ise, toplu mezarların açılması için hukuki girişimleri artıyor. Mutki'de askeri çöplükte yapılan kazılarla ortaya çıkan toplu mezar gerçekliği çocuklarını çatışmalarda yitiren ailelere bir umut olurken, bir toplu mezarda Kızıltepe'ye bağlı Uzun Kaya Köyü'nün Blokan mezrasında otaya çıktı. 1993 yılında çıkan bir çatışmada yaşamını yitiren ve aralarında Hüznü Belek'in de(Serxwebun) bulunduğu 5 PKK'linin toplu bir şekilde gömüldüğü ortaya çıktı.
İsmini vermek istemeyen görgü tanığın beyanına göre, Blokan mezrasının kırsalında yaşanan bir çatışmada yaşamını yitiren 5 PKK'li çatışma bölgesinden köylüler tarafından getirilip, askerlerin isteğiyle toplu olarak gömüldü. Köylülerin 5 PKK'liyi elbiseleriyle birlikte köye yakın 'Dara Xemle' denilen bir ağacın yanına gömdüğünü söyledi. Blokan mezrası kırsalında yaşanan çatışmada yaşamını yitiren Hüznü Belek'in kardeşi Aziz Belek ise, kardeşinin de o toplu mezarda olduğunu ifade ederek, mezarın açılması için İHD Mardin Şubesi'ne hukuki yardım talebi için başvuruda bulundu.
GÖRGÜ TANIĞI ANLATIYOR
Blokan mezrasında yaşayan ve ismini vermek istemeyen görgü tanığı, o dönemde yaşananlara şahit olduğunu belirterek, mezra kırsalına askeri operasyonun yapıldığını ve burada çıkan çatışmada 5 PKK'linin yaşamını yitirdiğini söyledi. Tanık, o gün yaşananları şu cümleler ile aktardı: "O gün bize yakın dağda çok yoğun bir çatışma çıktı. Çatışma saatlerce sürdü. Askerler dağdan çekilirken, askeri yetkililer gelip bütün köylüleri topladı. Ve bize çatışmada 5 PKK'linin öldürüldüğünü, onları bir şekilde getirip gömemezi ve kaybettirmemizi istediler."
AĞACIN ALTINA GÖMÜLDÜLER
Askeri yetkililerin kontrolünde çatışmanın yaşandığı bölgeye gittiklerini anlatan görgü tanığı, yaşamını yitiren PKK'lileri dağdan eşek ve katır sırtında getirebildiklerini söyledi. Getirdikleri cenazeleri toplu olarak gömdüklerini anlatan görgü tanığı, "Biz cenazeleri getirip, askeriyenin isteğiyle toplu olarak gömdük. Yaşamını yitiren 5 kişiyi de battaniyelere sararak, elbiseleriyle köyün biraz ilerisinde bulanan 'Dara Xemle' denilen ağacın altına gömdük. Yıllardır vicdan azabı duyuyoruz. O toplu mezar orada olduğu sürece biz her zaman kahrımızdan öleceğiz. Biz ailelerin gelip, evlatlarını almasını ve onlara gerekli mezarların yapılmasını istiyoruz" dedi.
'ÖLDÜĞÜNÜ BİLİYORUZ BARİ BİR MEZARI OLSUN'
Blokan mezrasında bulunan toplu mezarda kardeşinin de olduğunu ifade eden Aziz Belek, kardeşi Hüznü Belek'in (Serxwebun) de orada gömülü olduğunu belirterek, şimdiye kadar başvuru yapmaya korktuklarını, ancak son dönemlerde ortaya çıkan toplu mezarlarla birlikte İHD'ye başvurduğunu söyledi. Belek, kardeşine ait 'hiç olmazsa bir mezarı olsun' diye çırpıştığını dile getirerek, "O dönemler burada çok zor şartlar oluştu. Bir savaş yaşandı. Her iki kesimde de ölenler oldu. Çok acılar yaşandı. Biz artık kimsenin ölmesini istemiyoruz. Toplu olarak insanların gömülmesi insanlık açısından kabul edilir bir şey değil. Ölen öldü. Hiç olmasa onları anacak, hatırlatacak bir mezarları olsun. Cenazemizin bize iade edilmesini istiyoruz. Öldüğünü biliyoruz, bari bir mezarı olsun. Hayrını sevabını yapalım. Ziyaretini yapacağımız bir mezarı olsun, onun için çabalıyoruz. Devlet yetkilileri, artık bu ayıbın ortadan kalkması için bir şeyler yapmalılar. Bize cenazemiz verilmeli" diye konuştu.
DİHA