19 Nisan 2011, Salı

Irak işgalinin ardındaki gerçek

İngiliz hükümetinin, Irak işgalinden bir yıl önce dünyanın büyük petrol şirketleriyle Irak'ın dev petrol rezervleri üzerinde görüşmeler yaptığı ortaya çıktı.

ABD ve İngiltere, Irak'ı zengin petrol kaynakları dolayısıyla işgal etmediklerini iddia etse de; işgalden 8 yıl sonra ortaya çıkan belgeler İngiltere'nin Irak petrolü üzerine yaptığı pazarlıkları ortaya koydu.

İngiliz The Independent gazetesinin yayımladığı "Gizli yazışmalar, Irak'ın işgali ile petrol şirketleri arasındaki bağlantıyı ortaya çıkardı" başlıklı habere göre, İngiltere hükümeti, Irak işgalinden 1 yıl önce dünyanın en büyük petrol şirketleriyle masaya oturmuş ve Irak üzerinden pazarlıklar yapmış. Resmi belgelere göre bu görüşmelerde Irak'ın petrol rezervlerinin işletilmesine yönelik planlar tartışıldı.

Independent'de yayınlanan habere göre, görüşmelerin detaylarını gözler önüne seren belgeler petrol aktivisti Greg Muttitt tarafından elde edildi. Muttitt, belgelere Bilgi Özgürlüğü Yasası kapsamında ulaştı.

Independent bu belgelerin, ülkede Irak savaşının masaya yatırıldığı ve sona eren Chilcot soruşturmasında ortaya konulmadığına ve İngiltere'nin savaşa dahil olma kararıyla ilgili yeni soruları gündeme getireceğine dikkat çekti.

Belgelerde, işgalden 5 ay önce İngiltere Ticaret Bakanı Baroness Symons'un BP yetkilileri ile yaptığı bir görüşmenin notları de yar alıyor. Bu notlara göre, Symons, Irak işgaline verecekleri destek karşılığında İngiliz şirketlerinin ihalelerle ödüllendirilmesi gerektiğini söylüyor.

BP ise Ticaret Bakanı'na, Irak işgaline destek için her şeyi göze aldıkları mesajı veriyor ve ihale yarışının dışında kalma endişesini dile getiriyor. Buna karşılık Bakan Symsons, BP yetkililerine Bush yönetimi nezdinde lobi faaliyeti yürütme sözü veriyor.

Belgelere göre, Ekim 2002'de yapılan bir diğer görüşmede, dönemin Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Direktörü Edward Chaplin, "Shell ve BP, uzun vadeli çıkarları bağlamında Irak'tan pay sahibi olmama riskini alamaz. Saddam sonrası Irak'ta, İngiliz şirketleri için adil bir pay elde etmek konusunda kararlıyız" diyor.

Sonraki görüşmelerde de hükümet yetkilileri, petrol şirketlerine Saddam Hüseyin sonrası ihale yarışında geriye düşmemeleri için ellerinden geleni yapacakları taahhüdünde bulunuyor.

Görüşmelere ilişkin binden fazla belge, 2002'nin sonunda, bürokratlar ve bakanlar ile BP ve Shell arasında yapılan en az beş görüşmeyi içeriyor.

Petrol tekeli Shell, savaşın başlamasından günler önce, Mart 2003'te, Irak petrolü için İngiltere hükümetiyle görüştüğü iddialarını; İngiliz petrol teki BP de, Irak'ta stratejik hedefleri olduğunu reddetmişti. Başbakan Tony Blair ise "tüm bu iddiaları (Petrol Komplosu Teorisi)" saçma bulduğunu dile getirmişti.

İşte işgal öncesi açıklamalar:

-BP ile toplantı sonrası 13 Kasım 2002 tarihli İngiltere Dışişleri Bakanlığı açıklaması: Irak büyük bir petrol alanı. BP burada olma konusunda umutsuz ve yarışa katılmalarının reddedilmesinden endişe duyuyor.

-6 Şubat Tony Blair: İncelediğinizde petrol komplo teorisi gerçekten en absürd suçlama. Irak'ın sahip olduğu petrol kaygımız olsaydı yarın Saddam'la petrol ilişkilerini kesebilirdik. Bu petrolle ilgili değil, silahlarla ilgili.

-BP, 12 Mart 2003: Irak'ta stratejik çıkarımız yok. Eğer savaş sonrası gelenler Batının ülkeye girmesini isterse, bu eşit şartlar altında olmalı. Dahil olmak için bastırmıyoruz.

BP Genel Müdürü Lord Browne, 12 Mart 2003: Petrol için savaşmak ne benim ne de BP'nin aklında. Irak en büyük petrol üreticisi, fakat bu mal varlığı ve petrolle ne yapacağına karar vermeli.

 

İSTANBUL- EmekDunyasi.Net/Ajanslar

Anahtar Sözcükler