Basın Özgürlüğü Günü'nde 47 gazeteci hapiste
3 mayıs Dünya basın Özgürlüğü günü'ne 47 gazeteci hapiste girecek. 5 gazeteci yazdıkları, 42 gazeteci de "Ergenekon", "KCK", "Devrimci Karargah", "Balyoz" gibi çeşitli operasyonlar çerçevesinde hapiste. Üç ayda 13 kişi, Kürt Sorunu'na dair görüşlerinden 21 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 lira para cezasına çarptırıldı.
2011'in ilk üç ayında başta gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener olmak üzere gazetecilerin gözaltına alınma şekilleri ve yayın bürolarına yapılan baskınlar damgasını vurdu.
Bia.net'in gözlem raporuna göre üç ayda 13 kişi, Kürt Sorunu'na dair görüşlerinden 21 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 lira para cezasına çarptırıldı. Yargıtay ısrar edince yerel mahkeme, "30 bin Kürt'ü ve 1 milyon Ermeni'yi öldürdük" sözleri nedeniyle yazar Orhan Pamuk'a herkesin dava açmasının yolunu açtı. Böylece 301. madde, tazminat dosyalarına da girmiş oldu. İsmail Beşikçi Q harfi nedeniyle Terörle Mücadele Yasası çerçevesinde 1 yıl üç aya mahkûm oldu.
Gazeteciler, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'ne, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü standartlarının en yetkili ağızlarca tartışma konusu edildiği ve bu uğurda mücadele verenlerin hedef yapıldığı bir ortamda giriyor.
Başbakan Erdoğan'ın "Cezaevinde 27 gazeteci var; hiç biri gazetecilikten hapiste değil" sözleri adil şekilde yargılanmayı bekleyen tutuklu gazeteciler açısından yargıya müdahale anlamına geliyor.
103 KİŞİ DÜŞÜNCE SUÇINDAN YARGILANIYOR
Bağımsız İletişim Ağı (BİA) Medya Gözlem Masası'nın 2011 Ocak-Şubat-Mart Medya Gözlem Raporu, 62'si gazeteci toplam 103 kişinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek davalardan yargılandığını ortaya koyuyor.
Rapor 3 Mayıs'ın, köşe yazarlarının hükümet baskısıyla işinden olduğu, üç ayda 13 kişinin Kürt Sorunu'na dair görüşlerinden 21 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 lira para cezasına mahkum edildiği, "Ergenekon" gibi yargı dosyalarını haberleştiren gazetecilerin 2 bin davayla hapis tehdidi altında ezildiği, gazetecilerin en temel haber kaynakları gizleme hakkının ev ve büro baskınlarıyla yok edildiği (Ahmet Şık ve Nedim Şener gibi) bir gün haline geldiğini ortaya koyuyor.
267 kişinin adının geçtiği 20 sayfalık raporda ihlaller "saldırı ve tehdit", "gözaltı ve tutuklamalar", "basın ve ifade özgürlüğü davaları", "düzenleme ve hak aramalar", "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi", "Sansüre tepkiler" ve "RTÜK uygulamaları" başlıklarıyla yer alıyor.
Türkiye medyası, hala siyasi ve finansal baskıların oto-sansüre ittiği, editoryal bağımsızlığın olmadığı, yasal altyapının tamamlanmadığı bir ortamda faaliyet yürütmeye çalışıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 kişinin taşıdığı beş dosyadan Türkiye'yi ifade özgürlüğünü çiğnediği gerekçesiyle toplam 117 bin TL (58 bin avro) manevi tazminat ödemesine karar verdi. 2010'un aynı döneminde bu tutar 133 bin TL (63 bin 423 avro) idiyse de AİHM cezaları son yıllarda artışta.
RTÜK UYARILARI
Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), hükümetin telkini ve izleyici şikâyetiyle Kanuni Sultan Süleyman'ı yansıtan "Muhteşem Yüzyıl" dizisi nedeniyle Show TV'yi uyardı. NTV, Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Erato Kozakou-Marcoullis'in sözlerini canlı yayında aktardığı için RTÜK'ün verdiği uyarı cezasını yargı mücadelesiyle iptal ettirdi. Danıştay, "halkın haber alma hakkı"na vurgu yaptı.
47 GAZETECİ HAPİSTE
Yayımladıkları yazılar veya kitaplar nedeniyle beş gazeteci, Azadiya Welat gazetesi eski yazı işleri müdürleri Vedat Kurşun ve Ozan Kılınç, Aram Yayınları imtiyaz sahibi ve Hawar gazetesi yetkilisi Bedri Adanır, İşçi Köylü gazetesi yazı işleri müdürü Barış Açıkel ve Proleterce Devrimci Duruş gazetesi yazarı Nevin Berktaş 31 Mart 2011 itibariyle hapisteydi. 2010'un aynı döneminde iki gazeteci yazıları nedeniyle hapisteydi.
47 gazeteci de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanıp yargılanmadıkları netleşemese de cezaevinde bulunuyorlar. 2010'un aynı döneminde bu sayı 32 idi.
TMY'DEN 13 KİŞİYE 21 YIL 10 AY HAPİS
Ocak-Şubat Mart aylarında 46 kişi, Terörle Mücadele Yasası'ndan (TMY) 334 yıl 4 ay hapis ve 66 bin 946 TL para cezası istemiyle yargılandı. Bu kişilerden 13'ü, 22 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 TL para cezasına mahkum oldu. 2010'un aynı döneminde mahkumiyet 28 yıl 5 ay ve 16 bin 660 TL idi.
44 KİŞİ "HAKARET"TEN SANIK
44 kişi, hakaret iddiasıyla açılan ceza davaları kapsamında 77 yıl 3 ay hapis istemiyle yargılandı; üçü toplam 11 ay hapis ve 10 bin 580 TL para cezasına mahkum edildi. Geçen yılın aynı döneminde 48 kişi 147 yıl 8 ay hapisle yargılanıyordu.
13 KİŞİDEN TAZMİNAT İSTENİYOR
13 kişi toplam 349 bin TL tazminat istemiyle mahkemeye çıktı; ikisi 12 bin TL ödemeye mahkûm edildi.
"GİZLİLİĞİ İHLAL"DEN 70 YIL HAPİS TALEBİ
Yedi gazeteci yaptıkları yargı haberleri nedeniyle "soruşturmanın gizliliğini ihlal"den (TCK 285) 70 yıl 6 ay hapis istemiyle yargılanıyor.
10 KİŞİ "YARGIYI ETKİLEMEKTEN" SANIK
10 kişi adliye haberleriyle "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ettikleri (TCK 288) iddiasıyla 93 yıl hapis istemiyle karşı karşıya.
PINAR SAĞ VE FERHAT TUNÇ'A "ÖVGÜ" CEZASI
Altı kişi, suçu övdükleri iddiasıyla 12 yıl 10 ay 25 gün hapis istemiyle yargılanıyorlar; sanatçılar Pınar Sağ ve Ferhat Tunç, toplam 10 ay ve 25 gün hapisle cezalandırıldılar.
"ASKERLİKTEN SOĞUTMA"YA BEŞ SANIK
Beş kişi, "halkı askerlikten soğuttukları" iddiasıyla (TCK 318) toplam 15 yıl 5 ay hapis istemiyle yargılanıyor. Halil Savda'ya beş ay hapis cezası verildi.
Ümit Kaftancıoğlu, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, 90'lı yıllarda öldürülen Kürt basınından 20'yi aşkın gazeteci, Hrant Dink'in öldürülmesi için emir verenler ortada yoklar.
GAZETECİLER GÜNÜ KUTLAYAMIYOR
Tutuklu Gazetecilerle Dayanıma Platformu, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'ne ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin dünya birinciliğinin sürdüğüne dikkat çekti.
Türkiye'de ve dünyada basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma hakkını savunan basın emekçilerinin çeşitli saldırılara maruz kaldığı belirtildi.
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü kutlayan TGDP, "Türkiye, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü gazeteci-yazar sayısı bakımından dünya birinciliğini sürdürüyor" dedi. TGDP, Uluslararası Basın Enstitüsü'nün yakın zamanda açıkladığı rapora göre, Türkiye'nin 57 tutuklu gazeteciyle dünya birincisi olduğunu belirtti.
Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu'nun saptamasına göre 47 gazeteci ve yazarın cezaevinde olduğu belirtilen açıklamada, bunların çoğunun sosyalist basın ile Kürt basınına mensup olduğu kaydedildi. "Sosyalist basından 23, Kürt basınından 24 gazeteci ve yazar tutuklu ve hükümlüdür" denilen açıklamada, binlerce basın emekçisinin soruşturma ve tutuksuz yargılamalarla yargı kıskacı altında bulunduğuna dikkat çekildi.
İSTANBUL- EmekDunyasi.Net/Ajanslar