06 Mayıs 2011, Cuma

Bin Ladin, bir villa

METİN YEĞİN metinyegin@gmail.com

Bin Ladin öldürüldü. ''Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA, özel kuvvetler ya da her kimse kendisini öldürmeden yakalayamaz mıydı? 'Adalet' diye duyurdu Obama, bin Ladin'in öldürülmesini. Eskiden, adalet uygun bir yargı süreci anlamına gelirdi. Mahkeme, duruşma, savunma. Saddam'ın çocukları gibi bin Ladin de silahla öldürüldü.''

"Kendisinin sağ yakalanmak istenmediği doğru. Ancak bir yargılama süreci bin Ladin'den çok başkaları için daha fazla kaygı verici olacaktı. Sonuçta, Afganistan'ın Sovyetler tarafından işgal edildiği dönemde CIA'yle bağlantılarından söz edebilir, İsla-mabad'da Suudi istihbaratının başındaki Prens Türki el Faysal'la toplantısının ayrıntılarını anlatabilirdi.''

"Binlerce Kürdün kimyasal silahla öldürüldüğü katliamdan değil, 153 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutularak, bu kimyasal malzemelerin Amerika'dan geldiğini açıklayamadan, Donald Rumsfeld'le dostluğunu ve İran savaşı sırasında ABD'den aldığı yardımları anlatamadan asılan Saddam gibi...''* Bin Ladin ile doğrudan mülakat yapabilen az kişiden biri olan İndependet yazarı Robert Fisk'in yorumu bu. Buna ekleyecek bir şey de bulamıyorum.

Ben 'öldürülme' yorumlarına başka bir açıdan bakmak istiyorum. Bu haberler Türkiye'de ve dünyada "Bir villada öldürüldü" diye verildi. Ben bu "villa" kısmına takıldım. Önce haberleri sadece dinleyebilmiştim. "Etrafı dikenli tellerle çevrili, iki giriş çıkışı bulunan, kale gibi lüks bir villada sıkıştırılıp öldürüldü" diyordu. Sonra bu anlatılan evin fotoğrafını görünce hayal kırıklığına uğradım. Villa villa dedikleri genişçe bir ev, hani taze müteahhitlerin hemen kendileri için inşa edecekleri büyüklükte, alacaklılar geldiğinde bu adamın evini satsam zaten tahsil ederim yanılgısını yaratan bir bina. Güvenlik duvarları ile çevrili dedikleri 3-4 metre yüksekliğinde briket bir duvar ve üstünde çevrili dikenli teller. O mahallede muhtemel her evde bulunan 3 sıra, iki elinle kaldırıldığında arasından rahatça geçebileceğin, eh belki etekle geçen kız komanda olursa eteğinin takılabilmesi riskini taşıyan ve yani toplamında olsa olsa bahçeden hurda demirlerin çalınmasını engelleyebilecek bir güvenlik çemberi! Ayrıca denilene göre bu operasyonda, bir de helikopter kaybetti ABD. Üff nerede o filmlerdeki 3-5 komanda ile ülkeleri ele geçiren kahramanlar. Belki başlarına bant bağlamadıkları ve yüzlerini boyamadıkları, için bu kadar az becerili operasyonlar.

Yanlış anlamayın, bin Ladin ölmedi, komplo filan demiyorum. Bu komplo teorisyenlerinin işi. Ben 'öldürülme'yi anlatan dilden bahsediyorum. Villa derken söylenen şu; "Bakın yoksullar sizin yanınızda olduğunu söyleyen adam villa da çıktı." Bir diğer yandan kendilerini de ikna etmeye çalışıyorlar; "Kim olursa olsun, hayatın esas amacı villada oturmaktır." Hemen ardından bunu, iktidarı tamamlayan tanımlamalar ekleniyor; "Karısının arkasına saklanarak öldü" diye yazmış Daily Telegraph. "Nasıl bir erkek bu?" yani. Financial Times da kendisini ilgilendiren pencereden atmış başlığı "ABD bin Ladin'in ölümüyle coştu." Yükselen borsalardan söz ediyor. İki, üç terorist daha öldürülse, ekonomik kriz filan kalmayacak. Ölsün teroristler, yaşasın borsa.

Geçen hafta bir azılı terorist öldü. Bin Ladin'den söz etmiyorum. Küba yolcu uçağına bomba koyulmasıyla, 73 yolcunun ölümüne yol açan katliamdan sorumlu Orlando Bosch, Miami'de yani ABD'de 84 yaşında eceliyle vefat etti. Muhtemelen de bir villada. George Bush devlet başkanıyken onu affetmişti. FBI kayıtlarında bazen masum insanlara zarar vermekten kaçınamazsınız demişti. Bu arada bu bombalama eylemlerini, içlerine sızarak açığa çıkartan, engelleyen 5 Kübalı yıllardır ABD cezaevlerinde. Masumlara zarar verilmesini, durdurma suçu işlediler.

Villalar, dikenli teller, Pakistan, Miam, CIA, FBI ve terörist kim?

 

*BBC Türkçe.

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI