15 Haziran 2011, Çarşamba

'15-16 Haziran direnişinin ışığında'

İşçi sınıfına 15-16 Haziran direnişinin ışığında örgütlenme çağrısında bulunan DİSK, yeni hükümetin balkon konuşmasını hatırlatarak ekledi: "Eğer gerçekten çözme niyetiniz varsa, buna gücünüz de var, yetkiniz de var."

15-16 Haziran direnişinin 41. yılında Türkiye genelinde Çalışma Bölge Müdürlükleri önünde bir araya gelen DİSK'e bağlı sendikalar İstanbul'da ise Unkapanı'nda bulunan Çalışma Bakanlığı Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklama öncesinde Genel-İş binasında toplanarak yürüyüşe geçen DİSK üyeleri "15-16 direnişinin ışığında insanca iş için örgütlü mücadeleye" yazılı ana pankartın yanı sıra "2821-2822 sayılı yasalar demokratikleştirilsin, sendikal haklarımız hemen şimdi" talepli pankart taşıdılar.

DİSK Birleşik Metal-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan MAS-DAF ve CASPER Bilgisayar işçileri ise "Sendikalı olduk işten atıldık, işimizi geri istiyoruz" yazılı pankartlar arkasında yürüdüler. Nakliyat-İş Sendikası'nın "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek", Enerji-Sen'in ise "İşimize, ekmeğimize, haklarımıza sahip çıkacağız" yazılı pankartlar taşıdığı eyleme, TTB, KESK Şubeler Platformu, Devrimci İşçi Komiteleri, Emekli-Sen ve Limter-İş'de destek verdi.

'12 EYLÜL YASALARI VE YASAKLARI DEVAM EDİYOR'

Sık sık, "Direne direne kazanacağız", "Yaşasın sınıf dayanışması", "İnadına DİSK, inadına sendika", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz" şeklinde sloganlar atan işçiler adına açıklamayı DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün yaptı.

Konuşmasına, "Türkiye işçi sınıfının sendikal hak ve özgürlükleri için tarihe yazdığı 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin 41. yılındayız. 41 yıl önce bugün büyük bir kararlılıkla sahip çıkılan haklarımız, ne yazık ki, 12 Eylül askeri cuntasının karanlığında gasp edilerek elimizden alındı" diyerek başlayan Görgün, 1970 yılında direnişlerle geri püskürtülen 274-275 sayılı yasalardaki değişikliklerin, 12 Eylül darbecileri tarafından uygulanan yasaların 2821 ve 2822 sayılı yasalara büründürülerek hak ve özgürlüklerin tekrar kısıtlandığını söyledi.

12 Eylül'le hesaplaşma niyetinde olanların öncelikle yapmaları gereken şeyinde 12 Eylül yasalarından ve yasaklarından Türkiye'yi kurtarmak olduğunu ifade eden Görgün, sendikal hakların gasp edilmesine ve 2821-2822 sayılı yasaların demokratikleştirilmesi talebiyle "Sendikal haklarımız hemen şimdi" başlığı ile ülke genelinde bir kampanya başlattıklarını açıkladı.

'NİYETİNİZ VARSA EĞER, ÇÖZME GÜÇ VE YETKİNİZ DE VAR

AKP iktidarının 'kırk dereden su getirerek' sendikal yasakların devamını sağladığını ifade eden Görgün, bir seçim sürecini daha geride bıraktığımızı hatırlatarak şöyle devam etti: "Yeni hükümet kısa sürede kurulacak. Seçimi kazananlar, yaptıkları Balkon Konuşması'nda '74 milyonun her bireyinin yaşam tarzı bize bir emanettir' dediler. 'Namusumuzdur' dediler. Buyurun o halde, emekçilere yıllardır nefes aldırmayan, hayatını karartan şu sorunları hemen çözün. Eğer gerçekten çözme niyetiniz varsa, buna gücünüz de var, yetkiniz de var."

İşçi sınıfının yaşadığı taşeron çalışma sistemine, güvencesiz, sendikasız çalışma, işsizlik gibi konulara değinen DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, emekçilerin insanca yaşayabilmesi için yeni hükümetten öncelikli taleplilerini ise şu şekilde sıraladı:

"-Yıllardır sürüncemede bırakılan 2821 ve 2822 sayılı yasalar ILO standartları çerçevesinde yeniden düzenlenmeli, %10 işkolu, %51 işyeri ve işletme barajları, Noter Şartı ve grev yasakları kaldırılmalıdır

-Evrensel standartlarda bir iş güvencesi getirilmelidir,

-Asgari ücret insanca yaşanacak bir ücret düzeyine çıkartılmalıdır,

-Kurallı bir çalışma yaşamı sağlanmalıdır,

-Çalışma süreleri ücret kaybı yaşanmaksızın kısaltılmalıdır,

-Taşeron uygulaması son bulmalıdır,

-İşsizlik Sigortası Fonu amacı doğrultusunda işsizler için kullanılmalıdır."

"Sendikalaşma oranlarının özel sektörde yüzde 4'e gerilediğini, sendikal hak ihlallerinin ayyuka çıktığı ülkemizi bu karanlığından çıkartacak olan şey bizim mücadele azmimiz olacaktır" diyen Görgün, tüm işçi sınıfını, 15-16 Haziran direnişinin ışığında insanca iş için örgütlü mücadeleye çağırdı.

'Saldırılara karşı 15-16 Haziran ruhu yükseltilmeli'

DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi Kemal Arslan, işçi sınıfı ve emekçi halkın neo-liberal politikalar altında ezildiği, özelleştirme saldırısının giderek arttığı ve yoksulluğun ömürleri tükettiği bir dönemde, 15-16 Haziran ruhunu tekrar yükseltmenin en önemli görevleri olduğunu belirtti.

DİSK Çukurova Bölge Temsilciliği, 15-16 Haziran 1970 olaylarına ilişkin İnönü Parkı'nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DİSK yönetici ve üyeleri ile siyasi parti temsilcileri katıldı. "15-16 Haziran direnişimiz yaratanları selamlıyoruz. Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği" pankartının açıldığı açıklamada "15-16 Haziran direnişinin ışığında insanca iş için örgütlü mücadeleye! Bu zincirleri kıracağız! Sendika haklarımız hemen şimdi!"dövizleri taşınarak, sık sık "Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği", "Yaşasın 15-16 Haziran mücadelesi" ve "Yaşasın işçilerin mücadelesi" sloganları atıldı.

Grup adına açıklamayı okuyan DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi Kemal Arslan, 15-16 Haziran 1970 eylemlerinin, mücadele edilmeden hak alınamayacağını gösteren önemli dönemeçlerden biri olduğunu belirterek, "Kuşkusuz bu uzun tarihsel süreçte Türkiye'de çok şey değişti. Özellikle kazanılmış işçi haklarına saldırılar bu dönemde fırsat olarak görüldü" dedi.

"İşçi sınıfı ve emekçi halkımız neo-liberal politikalar altında eziliyor" diyen Arslan, "Özelleştirme saldırısı giderek artarken ve yoksulluk ömürleri tüketirken, bugün 15-16 Haziran ruhunu tekrar yükseltmek en önemli görevimizdir" şeklinde konuştu.

İSTANBUL- EmekDunyasi.Net/Ajanslar