19 Temmuz 2011, Salı

Şiddete karşı büyük kadın yürüyüşü

Kadınlar, 24 Temmuz'da İstanbul'da düzenleyecekleri bir yürüyüşle artan kadın cinayetlerine karşı yasal önlemlerin alınması için seslerini yükseltecek. Binlerce kadının katılması beklenen "Büyük kadın yürüyüşü" adı verilen eylemde kadınlar, kendilerini öldüren sistemden hesap soracak.

EVRİM KEPENEK evrimkepenek@hotmail.com

Türkiye'de günde 5 kadın erkekler tarafından öldürülürken, bu duruma isyan eden kadın hakları savunucuları, 24 Temmuz'da İstanbul İstiklal Caddesi'nde düzenleyecekleri "Büyük kadın yürüyüşü" ile bu tepkilerini bir kez daha görünür kılmaya hazırlanıyor. Öldürülen birçok kadının yakınlarının da katılacağı protesto yürüyüşünde kadınlar, tepkilerini de "Hesap soruyoruz" pankart ile gösterecek. Binlerce kadının katılması için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü yürüyüşe aralarında BDP Milletvekili Sebahat Tuncel'in yanı sıra çok sayıda yazar, akademisyen ve gazetecinin de destek vermesi bekleniyor.

'ORTAK MÜCADELE YÜKSELTİLMELİ'

Seçim döneminde kadına yönelik şiddetin gündemin en alt sıralarda kaldığını belirten Yeni Demokrat Kadınlar üyesi Rahime Kavrar, son iki hafta içine yargının kararlarında çok ciddi bir şekilde erkek egemen zihniyetin açığa çıktığına dikkat çekti. Son süreçte kadın örgütleri olarak kadına yönelik şiddetin önlenmesine ortaklaşmaya başladıklarını ve bu nedenle 24 Temmuz'da İstiklal Caddesi'nde geniş katılımlı yürüyüş planladıklarını ifade eden Kavrar, "Bu yürüyüşle öldürülen kadınların fotoğraflarını taşıyacağız. Biz, ortak mücadelenin yükseltilmesini savunuyoruz. Bu anlamda toplumun her kesimini bu yürüyüşe çağırıyoruz" dedi.

'KADIN BAKANLIĞINI AİLE BAKANLIĞI YAPAN ZİHNİYET ÇÖZÜM ÜRETEMEZ'

Kadına yönelik şiddet ne kadar çok basında yer bulursa bulsun yine de kadınların öldürüldüğüne ve bu konuda hiçbir şey yapılmadığına dikkat çeken İmece Kadın Sendikası Girişimi üyesi Serpil Kemalbayda, kadınların haklarını aramaya başladıklarında baskı ve şiddetle karşılaştıklarını kaydetti. Kemalbay, çıkartılan yasaların yetersiz olmasına da oldukça tepkili. "Kadının koruma isteme hakkı var ancak yine de korunamıyor, toplumsal dönüşüme ihtiyaç var" diyen Kemalbay, toplumda her sorunu şiddetle çözmek gibi bir anlayış olduğunu ifade etti. Devletin en tepesinden en yereline her yerde, mahkeme karakolda erkek egemen düzen kendi hükmünü sürdürürken kendi yolunda yürümek isteyen, bağımsız hareket etmek isteyen kadının önüne baskıyı çıkardığını anlatan Kemalbay, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Başbakan '3 çocuk doğurun' diyor Kadın Bakanlığı'nın adını Aile Bakanlığı'nı yapıyor. Bu zihniyetteki AKP hükümetinin bu sorunu kökünden çözemeyeceği kesin. Burada kadın örgütlerine büyük görev düşüyor. Daha güçlü dayanışma içinde olarak kendi çözüm yolumuzu açacağız. Yasaların ve kolluk güçlerinin umarsızlığı bize kesinlikle değiştirme, dönüştürme gücünün de yeni bir kadın-erkek ilişkisini kurma düşüncesini gösteriyor. Dayanışmaktan başka çaremiz göremiyoruz. Bütün bu sorunlara karşı hep beraber mücadelemizi yükselteceğiz. Bu nedenle 24 Temmuz'da sokaktayız. Hesap soracağız."

'EYLEMLER SÜRECEK'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan İlke Acar ise, muhatabından hak alıcı eylemleri yaptıklarını ifade etti. Koruma talep eden ancak korunmadığı için öldürülen kadınlarla ilgili olarak suç duyusunda bulunduklarını anlatan Acar, suç duyuruları ile ilgili olarak önümüzdeki günlerde basın açıklaması yapacakları bilgisini aktardı. Kadına karşı şiddetin durdurulması noktasında eylemler devam edeceğini anlatan Acar, Büyük Kadın Yürüyüşü'ne de çok önem verdiklerini ve bu yürüyüşte yüzlerce kadının katılmasını beklediklerini ifade etti. Yürüyüşte İki aşamalı talepleri olacaklarını anlatan Acar, "Aile Bakanlığı'nı kabul etmediğimizi yürüyüşle haykıracağız. İkinci talebimiz kadınların korunması. Kadınların nitelikli olarak korunmasını talep ediyoruz. Ölüm biz kadınlara çok yakın olduğu için mücadele de bize çok yakın" diye konuştu.

'DEVLET ŞİDDET UYGULAYANI KORUYOR'

Büyük Kadın Yürüyüşü'ne destek veren kurumlardan biri de DİSK'e bağlı Emekli-Sen. Son dönemlerde kadına yönelik şiddetin daha da arttığına ve şiddetin ölüm getirdiğine işaret eden sendikanın İstanbul 3 No'lu Şube Başkanı Rahime İldemir Bayrak, artışın sistemden kaynaklı olduğunu ve devletin kadına şiddet uygulayanları koruduğunu ifade etti. Barıştan, emekten yana olan devrimciler, kadınlar ve erkeklerin birlikte mücadele etmesi halinde çözümün de daha kolay olacağını dile getiren Bayrak, "Meclisten fazla çözüm beklemek hayali olur. Bugün Türkiye'deki Meclis, 12 Eylül faşizmin ideolojisi ile devam etmektedir. Kadının yerini ikinci sınıf yurttaş olarak görüyorlar. Bunu da örgütlü mücadele ile aşacağımızı inanıyorum. Sistemi değiştirelim ama sistemi değiştirirken, kadın sorununu iyi tespit etmek ve ona göre mücadele hattını örmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

DİHA