28 Temmuz 2011, Perşembe

Önder: Zeytinburnu'nda yapılanların Norveç'ten pek farkı yok

Zeytinburnu'nda 18 Temmuz'da başlayan ve birçok işyerinin hasar görmesine de neden olan olayların ardından Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku milletvekilleri ilçede zarar gören esnafın dükkanlarını ziyaret etti.

Aralarında Sırrı Süreyya Önder, Bengi Yıldız, Sabahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü ve BDP yöneticilerinin olduğu heyet önce BDP binasında ilçe sakinleriyle görüştü.

İlk konuşmayı yapan BDP Zeytinburnu İlçe Başkanı Nezir Demirci, olaylar başlamadan önce Kaymakam ve Emniyet ile görüştüklerini ancak ciddiye alınmadıkları için olayların bu noktaya geldiğini söyledi.

"İlk günden beri halkımızı sokağa dökmek isteyenler vardı" diyen BDP İl Başkanı Kasım Çalışkan da halkın bundan sonra da sağduyusunu kaybetmemesi gerektiğini söyledi.

Olaylar devam ederken de ilçeyi ziyaret eden Sırrı Süreyya Önder, dün vali Avni Mutlu ile olumlu bir görüşme yaptıklarını ve dükkanı hasar görenlerin masraflarının karşılanacağına dair kesin söz aldıklarını söyledi.

Önder, ilçede halkın sağduyusu ile "kirli savaş tezgahlayanlara" karşılık verdiğini söyledi ve İstanbul'un 85 vekili olmasına rağmen kimsenin ilçeye gelip olaylarla ilgilenmediği belirterek, onları da sorumluluk almaya çağırdı.

‘NORVEÇ’TEN FARKI YOK’

Önder konuşmasında şunları söyledi: “Bu tür faşizm ve linç histerisi en başta bir iklim meselesidir. Kim bunu körüklerse, kim kışkırtırsa bunun bedelini toplum, tüm insanlık öder. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Diğerini yok sayan, tahammül edemeyen, yanında istemeyen zihniyetin daha üç gün önce Norveç’te neler yaptığını gördük. Çünkü faşizmin aklı, vicdanı yoktur. Faşizm rasyonel düşünmez davranmaz. Burada yapılan yer yer gerçekleştirilenlerin Norveç’te yapılandan pek bir farkı yoktur. Bugün oturup kendi köşesinden medyadan televizyonlar cayır cayır kışkırtanların nasıl bir zemin hazırladıklarını bir kez daha düşünmelere lazım.

'NOKTA ATIŞI YAPIYORLAR'

Olayların başladığı günden itibaren Zeytinburnu’ndayım. Burada olmadığımız zaman emniyette, valilikte meseleyi birinci elden tespit ediyoruz. Altı çizilmesi gereken iki şey var. Halkı galeyana gelmiş gibi gösteriyorlar. Böyle bir şey yok, organize olarak bir kısmı dışardan gelmiş çete bu işleri teşebbüse giriştiler yer yer de başarılı oldular. Bu iş çok üzücü boyutlara varmadıysa Zeytinburnu’ndaki insanların gösterdiği büyük duyarlılık ve özveri sayesindedir.

Cana gelecekse cama gelsin, ama cama da gelmesin. Nokta atışı yapıyorlar. Kimse kimseyi kandırmasın. Bu ülkede devlet varsa bir gün önce internette 'Yarın şuradayız şu saatte. Şu manavın şu kasabın önündeyiz' diyip ertesi gün orayı tahrip ediyorsa. Bu örgütlü organize bir faaliyetin sonucudur. Emniyet bir iki gün yetersiz kalmıştır. Biz müdahale edince emniyet tedbirlerini almıştır.

Siz dilinizi tekleştirmeye kurarsanız, siz dilinizi ötekinin yok saymaya taleplerini yok saymaya kurarsanız, sokaktaki vatandaş da ötekini yok sayar. Böyle bir şey faşizmin iklimini hazırlar. Başka da bir şeye hizmet etmez. Kabadayılıkla olacak bir şey değildir. İnsanlıkla, verasetle, anlayışla, empatiyle üstesinden gelinecek bir şeydir.

‘BAŞBAKAN MİLLİYETÇİLİK POLİTİKASINDAN VAZGEÇMELİ’

Bengi Yıldız da, olayların AKP’nin Kürtleri hedef göstermesinin ardından ortaya çıktığını söyledi ve "Burada oturmamız halkların dayanışmasının göstergesidir" dedi.

"Blok halkın gücünü tuzağa düşürenleri alıkoydu" diyen Ertuğrul Kürkçü de Önder'in çabaları ve halkın sağduyusuyla bir felaketten dönüldüğünü söyleyerek, "Kürtlerin doğuda kendi kaderini tayin hakkı isteğine, hükümet, 'Biz de batıda dünyayı size dar ederiz' ile karşılık verdi. Herkesin her yerde yaşamaya hakkı vardır; devlet de bu hakkı güvence altına almaya mecburdur. Bu memleket herkesin" dedi.

Kürkçü, Başbakan'ın içine düştüğü milliyetçilik alanının, adım adım bölgesel çatışmaya zemin hazırladığını söyledi ve ekledi: "Başbakan bu milliyetçilik politikasından vazgeçmeli. Biz de ilelebet Meclis dışında kalmayacağız, orada bu sorunların hepsini dile getireceğiz"

‘NEMALANMAK İSTEYENLER VAR’

Sebahat Tuncel de Zeytinburnu'nda felaketten dönüldüğünü ama bugün Eskişehir'de de kiraz toplama meselesinin yine etnik bir çatışmaya döndüğünü hatırlatarak, "Kürt, Türk çatışmasından nemalanmak isteyenler var" dedi.

Tuncel, '90'lı yıllara dönülüyor' söylemi için "Başbakan bile 90'lı yıllarda Kürtlerin neler yaşadığını kabul etti. O zaman bu halka aynısını yaşatmak istemek günah değil mi? Biz o yılları en kötü şekilde yaşadık, tekrar öyle olmasına izin vermeyeceğiz. Demokratik özerklik tam da birlikte yaşamımız için gerekli olan kardeşlik projesidir" dedi.

Heyet, konuşmaların ardından, ilk olarak kahvehanesi kullanılmaz hale gelen bir esnafı ziyaret etti; ardından diğer esnaflar ziyaret edildi.

İstanbul - ANF

Bağlantılı Haberler