06 Ekim 2011, Perşembe

KESK: Uyarılarımız dikkate alınmazsa greve gideceğiz

KESK Genel Başkanı Lami Özgen, 4688 Sayılı yasada yapılacak değişikliklere ilişkin hükümetin konfederasyonlarla yaptığı toplantıların sona erdiğini ve uzlaşılan maddelerin işin esası olmadığını belirterek, uyarıları dikkate alınmadığı takdirde greve gideceklerini belirtti.

KESK Genel Merkezi'nde yönetim kurlunun katılımıyla basın toplantısı düzenleyen KESK Genel Başkanı Lami Özgen, 4688 Sayılı yasada yapılacak değişikliklere ilişkin hükümetin konfederasyonlarla yaptığı toplantıların sona erdiğini söyledi. Yapılan tüm toplantılara katıldıklarını ve görüş ve önerilerini sunduklarını ifade eden Özgen, "Örgütlenme özgürlüğünü ciddi biçimde kısıtlayan 4688 sayılı yasanın anti demokratik yapısını değiştirmek için hemen her maddeye ilişkin önerilerde bulunduk. Ancak üzülerek gördük ki, Hükümetin temel konularda hakları genişleten bir tavrı olmamıştır" dedi.

'UZLAŞILAN MADDELER İŞİN ESASI DEĞİL'

Hükümet tarafından "uzlaştık" denilen 24 maddenin işin esası olmadığını ifade eden Özgen, bu konuların dahi anlam bulabilmesi için özgür toplu sözleşme ve grev haklarının yasal güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Özgen, "Her konfederasyonun kendi üyesi adına toplu sözleşme yapamadığı, grev hakkının engellendiği ya da konfederasyonlardan sadece birine imza yetkisi tanındığı bir sistemde toplu sözleşmenin bir yıl ya da iki yıl için yapılamasının bir anlamı var mıdır?" diye sordu.

KESK ÜZERİNDEKİ BASKILARA VURGU

Şu anda KESK'e bağlı sendikaların yöneticisi ve üyesi 20 kişinin tutuklu olduğunu belirten Özgen, yüzlerce kişi hakkında da dava açıldığını çeşitli baskılara maruz kaldıklarını belirtti. Sistemin yandaş örgütlerle gittiğine işaret eden Özgen, "Kamu Personeli Danışma Kurulu gibi kurumları kurmanın ne gibi bir faydası olacaktır? Grev hakkını engelledikten sonra toplu görüşmelerin adını toplu sözleşme olarak değiştirseniz de bir avuç yandaş dışında kimi ikna edebilirsiniz!" dedi.

'HÜKÜMET GREV KONUSUNA HİÇ AĞZINA ALMIYOR'

Hükümetin özellikle grev konusunu hiç ağzına almadığına dikkat çeken Özgen, bunun toplu sözleşmenin içini boşaltan bir eğilim olduğunu dile getirdi. Özgen, "Ne yazık ki, bir konfederasyon da 'sayı çoğunluğu bendedir, tek başıma oturup tek başıma imza atmak istiyorum' diyerek Hükümetin gerçek niyetini saklamasına hizmet etmektedir. Yine kamu emekçilerinin grev hakkı için mücadele etmek yerine sendika yöneticilerine kimi imtiyazlar istemek ahlaki değildir ve kamu emekçilerinin mücadele tarihine kara bir leke olarak girecektir" dedi.

'İLK TOPLU SÖZLEŞMEYİ TÜM BEL SEN YAPTI'

KESK'e bağlı TÜM BEL SEN sendikasının 1993 yılında Antep Belediyesi ile yerel yönetimlerde çalışan kamu emekçileri adına Türkiye'de ilk toplu sözleşmeyi yapan sendika olduğunu hatırlatan Özgen, "Hatırlanacağı gibi konu AİHM Büyük Dairesi'ne kadar gitmiş ve buradan kamu görevlilerinin TİS ve grev hakkına vurgu yapılarak lehimize karar çıkmıştır. Sendikamız TÜM BEL SEN, şu ana kadar 500'e yakın belediye ile toplu sözleşme yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Yine ortada Enerji Yapı Yol-Sen, Satılmış Ve Diğerleri - Türkiye Davası gibi AİHM kararları, ILO ve BM Sözleşmeleri gibi uluslar arası belgeler var. Dolayısıyla sürecin gerisine düşecek bir çalışmanın içinde olmayacağımız gibi Hükümetin de bu gerçeği gören bir noktadan hareket etmesi gerektiğini belirtiyoruz" dedi.

'GREVSİZ TOPLU SÖZLEŞME, TOPLU SÖZLEŞMESİZ SENDİKA OLMAZ!'

Üçlü Danışma Kurulu toplantıları sonucunda tüm çabalarına rağmen grev, toplu sözleşmenin kapsamı ve düzeyi, tarafları, yetki, itiraz ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun nihai karar organı haline getirilerek grevi zımnen yasaklı hale getiren niteliği gibi temel konularda bir uzlaşma sağlanamadığını belirten Özgen, "24 maddede anlaştık, geriye 3-4 madde kaldı" gibi sorunu hafifletmeye çalışan bir yaklaşımın doğru olmadığını belirtti. Asıl konuların olduğu gibi durduğunu kaydeden Özgen, "Grevsiz Toplu Sözleşme, Toplu Sözleşmesiz Sendika olmaz!" dedi.

'KESK'İN ÜYELERİNİ KESK TEMSİL EDER'

Uluslararası sözleşmelere uygun, emekçilerin özgür örgütlenmesine ve mücadele yürütmesine olanak sağlayacak demokratik bir düzenleme yapılmasını, Toplu Sözleşmenin kapsamının daraltılmamasını, toplu sözleşme masasında kamu emekçilerinin ekonomik, sosyal, demokratik, siyasi, özlük ve mesleki tüm hak ve çıkarlarının belirlenmesi gerektiğini dile getiren Özgen, KESK'in ya da herhangi bir konfederasyonun üyesini ancak ve ancak kendisi temsil edebilir. Göreceli sayı farkı üzerinden sendikal ilkelere aykırı bir dayatma kabul edilemez. Dolayısıyla eşit taraflar ilkesiyle hareket edilmeli, her sendika kendi üyesi için toplu sözleşme yapabilmelidir" dedi.

SORUMLULUK BAKANLAR KURULU'NDA

Toplu sözleşme masasında uzlaşma sağlanmaması durumunda, kamu çalışanlarının referanduma gitmesi ve grev hakkının teminat altına alınması gerektiğini ifade eden Özgen, sorumluluğun şimdi Bakanlar Kurulu'nda olduğunu söyledi. Konfederasyonların uzlaşılamayan konulara ilişkin önerilerinin Bakanlar Kurulu'nda ele alınacağını ve yasa taslağına son şeklinin verileceğini belirten Özgen ondan sonra Meclis Genel Kurulu'na sevk edileceğini kaydetti.

'UYARILARIMIZ DİKKATE ALINMAZSA GREV HAKKIMIZI KULLANACAĞIZ'

Özgen, "Konfederasyonumuz şimdiye kadar 'sahte sendika' yasalarına karşı verdiği mücadeleyi yeni 'sahte sendika' yasalarına karşı da verecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır" dedi. Kamu emekçilerini 8 Ekim Cumartesi günü Ankara Sıhhiye Meydanı'nda kuracakları Sokağın Meclisi'ne katılmaya davet eden Özgen, "Kamu emekçileri geleceklerine sahip çıkmak için büyük bir coşku ve kararlılıkla tüm illerde işyerlerini terk etmeme, basın açıklamaları ve oturma eylemlerini gerçekleştirecektir. AKP hükümeti, tüm bu uyarılarımızı dikkate almaz, taleplerimize yanıt vermez ise; grev hakkımızı kullanacağımız bilinmelidir" dedi.

ANKARA-DİHA

Anahtar Sözcükler