20 Ekim 2011, Perşembe

Vatan sağ olmasın

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

Ben bu satırları yazarken birileri  "devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak"  gerekçesiyle gözaltına alınmış ve tutuklanması için mahkemeye sevk edilmiş olacak.

Ben bu satırları yazarken bir ana cansız bedeni kendisine teslim edilen oğlunun üzerine kapaklanmış ağıt yakıyor olacak.

Siz bu satırları okurken birileri anayasal düzeni yıkmak suçundan tutuklanmış ve cezaevi aracına bindirilmiş olacak.

Son altı ay içinde yaklaşık beş bin kişi gözaltına alındı mesela.  600 civarında insan tutuklandı.

Yüzlerce genç insan öldü... Çocuk öldü...

Sokaklardan gaz bombalarının kokusu hiç eksilmiyor.

Mayın patlamaları hiç bitmiyor.

Çatışmalar hiç durmuyor...

Durmadan havalanılıyor savaş uçakları...

Cezaevi önünde bekleyen analar da çoğalıyor

Cenaze törenleri de...

Ve hala bu yaşanan "savaş değil terörle mücadele" diyebiliyor birileri. Vatan'ın sağ olabilmesi için daha fazla silah ve bomba gerektiğinden bahsediliyor.

Tüm ülke cenazevine dönmüşken 'etkili mücadele yöntemleri' konuşuluyor.

Ve ülkenin cumhurbaşkanı 'intikam'ın çok güçlü olacağını söylüyor.

Yani durmak yok savaşa devam...

Daha çok bomba daha çok silah...

Yeter ki vatan sağ olsun. Vatanın evlatları ölsün önemli değil. Vatan evlatlarını yiyerek yaşıyor ne gam...

Ben bu satırları yazarken kim bilir nerede başka bir çatışma yaşanıyor.

20 yaşında sevdiğinin kokusunu daha içine çekememiş olan genç insanlar kanın kokusunu tanıyorlar en fazla. Vatan sağ olsun diye en çok ölümün kokusunu biliyorlar.

Şimdi belki şu anda siz bu satırları okurken bir genç vatan sağ olsun diye son soluğunu veriyor olacak. Belki birazdan ölüm haberleri düşecek bu sayfaya. " .... 'da çıkan çatışmada/ mayın patlamasında 5 asker/gerilla öldü."

Çukurca'da hayatını kaybeden askerlerin cenaze törenleri muhtemelen siz bu satıları okurken yapılacak. Ailelerden metin olmaları beklenecek. Babaların "vatan sağolsun" demeleri... Çocukların ya da küçük kardeşlerin yeşil üniforma giymeleri, asker selamı vermeleri beklenecek... Bilmem ne komutanı hamaset dolu sözlerle bir konuşma yapacak.

Sonra vatan sağ olurken çocukları ölen aileler üç gün sonra unutulup gidecek. Vatan sağ olsun diye ölüp giden gençler gibi.

Bu sağ olan vatanın ölü binlerce çocuğu var. Vatan sağ çok şükür, ama evlatları değil...

Hangisi daha mühim evlat mı toprak mı? Uğrunda ölmek için mi sevilir vatan? Huzur içinde yaşarken sevdiğimiz, sevebileceğimiz yer vatan değil midir?

Vatan sağ olsun diye mutlaka ölmek ya da öldürmek gerekiyorsa o halde vatan sağ olmasın, insanlar sağ olsun. Çünkü insanlar yaşadıkça vatan yapabilirler bulundukları yerleri.  Güzelleştirebilir, yenileyebilir, konuşabilir, anlaşabilir ve barışabilirler... Ama ölüler konuşamaz. Ve onların artık bir vatanı yoktur. İnsanların yaşamadığı yere de vatan denmez.

Ölülerin yeri sadece ise sadece mezarlıktır.  Eğer öldüğümüzde gömüleceğimiz 2 metre kare yer için değilse bu kıyamet vatan değil, insanlar sağ olsun...

 

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI