BÜ'de 'işgal'e karşı işgal hareketi: Starbucks
Boğaziçi Üniversitesi'de (BÜ) açılan Amerikan kafe zinciri Starbucks'ın, "Yaşam alanlarını sınırlamaya yönelik bir işgal" olduğunu belirten öğrencilerin başlattığı işgal hareketi 10. gününe girdi. Öğrenciler, işgalin tekellere karşı nasıl yaygınlaştırabileceklerini tartışıyor.
BÜ Güney Kampüsü yerleşkesinde Amerikan kafe zinciri Starbucks'ın açılışına üniversite yönetimi tarafından izin verilmesini protesto eden öğrencilerin 6 Aralık tarihinde başlattıkları "ticarileştirmeye" ve "soylulaştırmaya" işgali 10. gününe girdi. Öğrenciler evlerinden getirdikleri yastık, battaniye, masa gibi eşyalarla gece gündüz yaşam olanı olarak kullandıkları kafede düzenledikleri toplantılar, atölyeler, "nasıl bir yaşam ve özgürlük" gibi sorularına cevap arıyor. Starbucks'ın işgaliyle başlayan eylem sınırlanan yaşam alanının genişletilmesi ve genelleştirilmesi için yeni eylem yöntemlerini ön plana çıkarıyor. "Ticarileşmesine" ve "mutenalaşmasına" (soylulaşma) karşı öğrencilerin başlattığı eylemde üniversite öğretim üyeleri atölye çalışmalarında verdikleri derslerle destek verirken, çevre esnaf ve semtteki evlerden de yapılan yemeklerle destek sunuluyor.
'BURADA KISITLANAN YAŞAM HAKKIMIZ'
İşgal hareketini başlatanlardan Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrenci Çağrı Çevrim, üniversite içinde yaşam alanlarının sınırlandığını ve eylemleriyle sınırlanan yaşam alanlarını genişletmeye yönelik olduğunu söyledi. Çevrim, "Burası bir üniversite ve bizim üniversitemiz yani bizim yaşam alanımız. Burası iş yeri ve ya şirket değil. Öğrenci olarak etkinliklerimizi gerçekleştirmek için kendimize alan açma mücadelesi veriyoruz" dedi. Starbucks açılmadan önce birden fazla kantinin ve yemekhanelerin olduğunu belirten Çevrim, "Ama şimdi oturmak için mekân yok. Burada kısıtlanan yaşam hakkımız, 'paran yoksa burada yemek yeme deniliyor' bize" diye konuştu.
'TÜKETEN KESİM OLMAYA EVİRİLMEYE KARŞI İSYAN ETTİK'
Gerçekleştirdikleri eylemle kendilerine yaşam alanı oluşturduklarını belirten Çevrim, yıllarca aynı üniversitede yaşamış ama sohbet etmemiş öğrencilerin yaşamlarını birleştirdiğini belirtti. Arkadaşları Şeyma Güzel'in Devrimci Karargah soruşturmasında tutuklandığını hatırlatan ve tutuklu öğrencilerin durumunu da tartıştıklarını kaydeden Çevrim, "Ben ilk defa burada feministler, Kürtler ve LGBTT üyeleriyle ortak bir yaşam için mücadele yürütüyorum. Bu benim için büyük bir deneyim oldu" dedi.
'İŞGALCİLERE KARŞI İŞGAL'
Gerçekleştirdikleri eylemi işgalcilere karşı işgal eylemi olarak değerlendiren Felsefe Bölümü 4. sınıf öğrencisi Özge Kelekçi ise, sistemin öğrencileri üretimden uzak sadece tüketici kişiler konumuna getirdiğini dile getirerek, "Aldığımız dersler bile bize tüketim olarak sunuluyor" dedi. Kelekçi, "Biz burada tüketen kesim olmaya evirilmeye karşı isyan ettik. Gerçekleştirdiğimiz eylemle çok geliştik ve 'nasıl bir yaşam?' sorusuna cevap arıyoruz" dedi. Eylemlerine Starbucks'ın kapatılması için başladıklarını ama gelinen noktada taleplerinin kapsama alanın genişlediğine değinen Kelekçi, bürokratik araçlarla yaşamın yönetilemeyeceğini ve yaşamın öznesi olanlar tarafından yaşamın oluşturulması gerektiğini söyledi. Kelekçi, "Öğrencilerin üretme potansiyeli var ve üretim için alana ihtiyaç var. Rektörlüğün ve sistemin sunduğu yaşam bürokratik sistemlerle yürütülüyor dolayısıyla yapılan yaşamın işgali oluyor" diye konuştu.
DİHA