23 Aralık 2011, Cuma

Çocuklar haydi sınıfa! - Ece Temelkuran

Bir hesaplamaya göre bugün Türkiye'de 600 öğrenci tutuklu. Devlet kaynaklarına dayalı, resmi bir başka hesaplamaya göre ise 138 öğrenci tutuklu. 2011 Türkiyesi'nde öyle görünüyor ki, asayiş ve adalet kurumları bir biçimde öğrencileri tutuklamak istiyor ve bunun için gerekçeler üretiyor.

Ece Temelkuran -Habertürk-  23 Aralık 2011

Mahmut hoca seslenir:

Çocuklar haydi sınıfa!

Tam da olması gerektiği gibi Hababam Sınıfı'nın Mahmut Hocası'nın mirasını taşıyan öğretim üyeleri sesleniyorlar şimdi:

"Çocuklar haydi sınıfa!"

Konuştuğum hocalar aşağıda okuyacağınız ve bugün yapılacak basın açıklamasından sonra Türkiye çapında bir hareket örgütlemeyi planladıklarını söylediler. Umarız planladıkları gibi gider her şey ve birileri "Çocuklar haydi hücreye!" diye bağırıp dururken biri öğrencilerin olması gerektiği yeri hatırlatır!

ÜÖÜD (ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİ DERNEĞİ) BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ŞUBESİ SİZLERİ 23 ARALIK CUMA 13.30'DA, GÜNEY KAMPUS ANA MEYDANDA AŞAĞIDAKİ METNİN OKUNACAĞI BİR BASIN AÇIKLAMASINA DAVET EDİYOR.

ÇAĞRI ÜNİVERSİTENİN TÜM PAYDAŞLARINA AÇIKTIR

GELİN Kİ, SESİMİZ DAHA GÜR ÇIKSIN:

ÖĞRENCİME DOKUNMA!

Bir hesaplamaya göre bugün Türkiye'de 600 öğrenci tutuklu. Devlet kaynaklarına dayalı, resmi bir başka hesaplamaya göre ise 138 öğrenci tutuklu. 2011 Türkiyesi'nde öyle görünüyor ki, asayiş ve adalet kurumları bir biçimde öğrencileri tutuklamak istiyor ve bunun için gerekçeler üretiyor.

Bizim bu duruma itirazımız var! Çünkü:

Aileleri bu gençleri fedakârlıkla büyüttü. Bizim okullarımıza geldiklerinde biz onları özenle eğittik, bildiklerimizi onlarla paylaşmaya, çoğaltmaya çalıştık. Ama Türkiye'deki düzen, bir sivil toplum kurumu başkanının geçenlerde söylediği gibi gençlerini "şiddetle terbiye etmek"ten vazgeçemiyor!

Gençler ve öğrenciler onları olur olmaz, çoğunlukla da hedef haline getiren kanunlar ile bunların uygulayıcılarının insafına terk ediliyor. Bir "güvenlik devleti" anlayışıyla yoğrulan kanunların ve bunları uygulayanların öğrencilerimize hoyratça davranmalarından, eziyet etmelerinden rahatsızız. Her bir yeni örnekle karşılaştıkça sıkıntımız artıyor ve daha güçlü biçimlerde eza çekiyoruz.

Biz, durumu böyle değerlendiren öğretim elemanları olarak bu duruma seyirci kalmayacağız. Demokrasinin yerleştiği ve uygulandığı bir Türkiye'nin oluşumuna katkıda bulunmak için öğrencilerimize sahip çıkıyoruz ve şunu talep ediyoruz:

Öğrencilerimize dokunmayın!

Şu ana kadar ve bu andan itibaren hoyratça muamelelere tabi tutulan öğrencilerimizin durumunu takip edeceğiz. Hoyratlığa maruz bırakılan öğrencilerin destekçisi olacağız.

İddianameleri beklerken tüketilen, ya da mahkemeler arasına serpiştirilen aylara, tutukevlerinde kaybedilen yıllara, öğrencilerimizin sınıflarından ve hayatlarından çalınan zamana işaret edeceğiz.

Gençlere hak ettikleri ihtimamın gösterildiği demokratik bir ortamın oluşması için şunları talep ediyoruz:

  • Daha fazla gecikmeden CMK'nın 100, 250, 252; TCK'nın 220, 314; TMK'nın 6, 7 ve 10. maddeleri kaldırılmalıdır.
  • Ayrıca, özel yetkili mahkemelerin görev, yetki ve yargılama usullerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile 12 Eylül darbesinden bize miras kalmış olan mevcut anayasaya bile aykırı olduğu görülmeli ve bunların kaldırılması yoluna gidilmelidir.

Sınıflarda öğrencilerimizle tam mevcutlu olarak bir arada olmak istiyoruz!

Aydınlık bir Türkiye ve daha iyi bir dünya için...

ÖĞRENCİLERİMİZE DOKUNMAYIN!