13 Haziran 2009, Cumartesi

Yerel yönetim emekçileri Ankara’ya yürüyor

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) üyeleri, 17 Haziranda iki ayrı koldan Ankara’ya yürüyor. 19 Haziranda Ankara’da buluşacak olan sendika üyeleri KESK üzerindeki baskıları protesto etmek ve taleplerini içeren bir dosyayı Hükümet yetkililerine ulaştırmak üzere Başbakanlığa yürüyecek.

-----

Tüm Bel-Sen Genel Sekreteri İzettin Alpergin, ekonomik krizin yarattığı tahribat her geçen gün daha da ağırlaşırken, siyasi iktidarın faturayı emekçilere ödetmek istediğini söyledi. Krize müdahale denerek açıklanan paketlerin, emekçilerin bin bir bedel ödeyerek kazandığı ekonomik ve sosyal hakların sermayeye peşkeş çekilmesine hizmet ettiğini kaydeden Alpergin,“Yaşanılan bu sorunlardan pek tabi ki biz, yerel yönetimlerden çalışan kamu emekçileri de fazlasıyla nasibimizi alıyoruz. Bizler; halkımıza çağdaş, yaşanabilir bir kentte nitelikli kamu hizmeti verebilmek için çalışan itfaiyeci, zabıta, hizmetli, idari personel, mühendis, teknisyen ve ya şoförler, çalışma koşullarımız her geçen daha da kötüleşirken, ücretlerimiz hayat pahallılığı karşısında gittikçe eriyor” dedi.

AKP kendine demokrat

Kendine gelince demokrasi, hukuk naraları atan AKP’nin, emekçilere sıra gelince yasakçı, otoriter ve baskıcı yüzünü gösterdiğini kaydeden Alpergin şunları söyledi:

“Son süreçte iyice artan Konfederasyonumuz ve Sendikalarımıza yönelik hukuk dışı saldırlar da bu ikiyüzlülüğün en açık göstergesidir. Kendine demokrat AKP, kendisinden başka kimse konuşmasın, herkes ona biat etsin diye hukuku ayaklar altına alırcasına, hiçbir somut kanıt olmadan, Konfederasyonumuz ve Sendikalarımız üye ve yöneticilerini gözaltına almakta, asılsız iddialarla tutuklayarak cezaevlerine koymaktadır. Bizler, emekçilerin ekonomik, sosyal ve özlük sorunları için sürdürdüğümüz mücadelemizi, demokratik bir ülkede barış içinde kardeşçe bir yaşam mücadelesinden ayırmadığımız için ve kimseden korkmadan, yalnızca ezilenlerin sesi olarak kamuoyunda ‘kral çıplak’ dediğimiz için hedef seçiliyoruz. Fiili ve meşru mücadelemizle yarattığımız onurlu tarihimizin tanık olduğu gibi yapılan saldırılar bizi yıldırmak bir yana yürüdüğümüz yola olan inancımızı pekiştirmektedir.”

Alpergin, ülkenin iki ucundan başlatılacak bu yürüyüşle “belediyeleri ve diğer kamu kurumlarını, iç hukukta herhangi bir yasal düzenlemenin yapılmasını beklemeden sendikalarımızla toplu sözleşme masasına oturmaya; hükümeti ise hukuka bağlı demokratik ve sosyal devletin gereğini yerine getirmeye ve hakları yasaklayıcı değil, özgürlükçü tavrı benimsemeye davet ettiklerini” söyledi.

Talepler hükümete iletilecek

Tüm Bel-Sen üyeleri biri Diyarbakır, Urfa, Antep, Adana, Mersin diğeri ise İzmir, Susurluk, Bursa, İstanbul, Kocaeli, Bolu hattı üzerinde olmak üzere iki ayrı koldan Ankara’ya ulaşacak. Ankara’da Tüm Bel-Sen Genel Merkezi önünde buluşacak olan sendika üyesi emekçiler, buradan Başbakanlığa yürüyecek. KESK’e ve bağlı sendikalara yönelik baskıları protesto edecek olan Tüm Bel-Sen üyeleri taleplerini içeren bir dosyayı İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Devlet Bakanı Hayati yazıcıya sunacak.

Tüm Bel-Sen’in bakanlara sunacağı dosyadaki talepler özetle şöyle:

- Anayasa’nın 90. Maddesinin gereğinin yapılsın; AİHM kararı ve uluslararası sözleşmeler eksiksiz bir şekilde uygulansın.

- Belediyeler ve diğer kamu kurumlarını, iç hukukta herhangi bir yasal düzenlemenin yapılmasını beklemeden sendikalarımızla toplu sözleşme masasına otursun.

- TİS hakkımızın kullanımını engellemeye dönük, Sayıştay zimmetlerine, İçişleri bakanlığı denetimlerine, valilik ve kaymakamlık tehditlerine artık son verilsin.

- Yerel yönetimlerdeki siyasi kadrolaşma uygulamaları engellensin, liyakata göre görevlendirme yapılsın

- Key alacaklarımız eksiksiz bir şekilde bir an önce ödensin,

- Görevlerini birçok zorluklara göğüs gererek yerine getiren Zabıta ve İtfaiye kadrosunda çalışan kamu emekçilerine hak ettikleri düzeyde maaş ve mesai ücreti ödensin.

- İtfaiyecilik ve zabıtalık meslek sınıfı olarak kabul edilsin

- Zabıtaların fiili hizmet hakkı verilsin

- Aynı işi yapan kamu görevlilerine farklı ücret ve kadro uygulamasına son verilsin, eşit işe eşit ücret verilsin

- Kamu personel reformu ve performans programı değil, herkese güvenceli iş, kadrolu istihdam, insanca ücret verilsin.

- 4/B, 4/C ve 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde belediyelerde sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlerin kadroya alınsın; yerel yönetimlerde personel açığı giderilsin.

- Özelleştirme, taşeronlaştırma uygulamalarına son verilsin.

- Bizim yaratmadığımız ekonomik krizin faturasının biz değil; onun yaratan patronlar ödesin.

- Hükümet patronları değil çalışanları ve iş arayanları korumaya dönük politikalar uygulasın.

- Vergide adalet sağlansın

- Gelir adaletsizliği son bulması için herkesten gücüne göre vergi alınmasını sağlayacak düzenlemeler yapılsın.

- Ülkemizin kaynaklarını silahlanma için değil; işsizliği kalıcı bir şekilde çözmeye dönük, üretkenliği artıracak kamu yatırımları, eğitim ve sağlık gibi toplumsal ihtiyaçlar için kullanılsın.

- Kadına yönelik ayrımcılık uygulamalarına son verilsin,

- Ebeveyn izni ve kreş hakkının gereği yapılsın.

- Hükümet karanlık elini sendikalarımız üzerinden çeksin,

- Örgütlenme hakkımızı engellemeye ve sendikalarımızı susturmaya dönük hukuk dışı müdahalelere son verilsin.

- Baskı, sürgün, tutuklamalar ve göreve son vermeler durdurulsun

- Özgür, demokratik ve katılımcı bir yerel yönetim istiyoruz,

- Yerel yönetimler, ülkemizin demokratikleşmesinin birincil ayağını oluşturduğundan, yerel yönetimler özgürlükçü, demokratik ve katılımcı bir şekilde yeniden yapılandırılsın.

- Yerel yönetimlerde daha nitelikli ve etkin hizmet için çalışanlar belediye yönetimlerinde katılımcı olarak söz hakkı verilsin.

- Hakları baskılayıcı ve otoriter karakterli 12 Eylül Anayasası kaldırılsın.

- Bütün toplumsal kesimlerin katılımcılığı ile birilikte evrensel değerlerle uyumlu, çalışma yaşamını demokratikleştirecek, toplumsal barışı sağlayacak özgürlükçü ve demokratik yeni bir Anayasa hazırlansın. /ANF