23 Mayıs 2012, Çarşamba

Polis 'Kürk'ü 'Kürt' yaptı:

Kürk fuarı Kürt fuarı olunca...

Polisin Kürt fobisi, 1 Mayıs soruşturmasına da yansıdı. Gözaltına alınanlar, KCK ile ilişkilendirilmeye çalışıldı, protesto ettikleri Kürk fuarı, polis sorgusunda “Kürt fuarı” oldu.

1 Mayıs mitingine katıldıkları, bazı banka ve işyerlerine taş attıkları gerekçesiyle 14 Mayıs günü gözaltına alınanlar arasında bulunan Yeryüzüne Özgürlük Derneği üye ve yöneticileri bir basın toplantısı düzenleyerek gözaltına alınanların 'KCK' ile ilişkilendirilmeye çalışıldığı belirtti.Dernek üyelerinden birinin evinde çıkan nota dayanılarak "Kürt fuarı protestosu" ibaresine sorgu tutanağında, 'Kürt fuarı protesto' olarak yer aldığının belirtildiği açıklamada dernek üelerine gözaltına alındıklarında ekmek dışında da bir yiyecek verilmediği ifade edildi.

Gözaltına alınmayan üyelerinin de töhmet altında bırakılmaya çalışıldığını kaydeden dernek yöneticisi Özge Özgüner, "Soruşturma kapsamında adı geçmeyen üyelerimizin de fotoğrafları ve isimleri gözaltındaki kişilere sorularak hakkında bilgi toplanmak istenmiştir" dedi.

KÜRK FUARI, POLİS SORGUSUNDA KÜRT FUARI OLDU

Kamuoyu ve basınla paylaştıkları bildirinin gizli not muamelesi görerek, derneklerinin KCK ile bağlantısının sorgulandığına dikkat çeken Özgüner, "Yine toplantı notlarının yazılı olduğu aynı kağıtta, dernek toplantısında konu olarak görüşülen 'Kürk fuarı protestosu' ibaresine de sorgu tutanağında, üyemize yöneltilen sorularda 'KÜRT fuarı protestos' olarak yer verilerek üyemiz sorguya alınmıştır" dedi.

Gözaltına alınan üye ve yöneticilerinin evlerindeki hayvanlara polisin şiddet uyguladığını anlatan gözaltına alınanlardan Burak Özgüner, 2010 yılında kurulan derneklerinin İstanbul Valiliği'ne kayıtlı, resmi ve bağımsız bir dernek olmasına rağmen yasadışı gösterilmeye çalışıldığını söyledi.

Özgüner, "Derneğimizle ilgili Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce özel bir dosya hazırlandığı, üyelerimizin birçoğunun teknik ve fiziki takip kapsamında izlendiği, internette haberleşme amacıyla kullanılan elektronik grubun takip edildiği ve e-postaların depolandığı, emniyetçe elde edilen bu verilerin ve gerçeği yansıtmayan çeşitli görsel bilgilerin, şüpheli sıfatıyla gözaltında tutulan kişilere gösterilerek derneğimiz hakkında şaibeli bir kuruluş izleniminin yaratılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır" diye konuştu.

Arzu Aydoğan ise, dernek üyeleriyle birlikte gözaltına alınan kişilere suçlu muamelesi yapıldığını belirterek, erişime açık olan bilgilerin saptırılarak gözaltı süresi boyunca insanlara psikolojik bir yıkım yaşatılmaya çalışıldığını söyledi.

'TMY VE ÖYM'DEN DERNEĞİMİZ DE NASİBİNİ ALDI'

Aydoğan, muhalif kesimleri susturmaya ve tasfiye etmeye yönelik Terörle Mücadele Yasası ve Özel Yetkili Mahkemelerden, vegan/vejetaryan yaşam biçimini benimseyen dernek üyelerinin de nasibini aldığını kaydetti.

Devlet ve hükümetin, son yaşanan gözaltı ve tutuklamalarla muhalifleri susturmaya ve baskı altına almaya yönelik girişimlerinin vazgeçmeyeceğini gösterdiğini belirten Aydoğan şunları söyledi: "Bu operasyon ve kompolo da sadece derneğimizi değil, son yıllarda yükselen, ivme kazanan antiotoriter ve özgürlükçü eğilimleri de içeren geniş bir yelpazeyi kapsamakta, devletin, şiddetini anarşistlere, antiotoriterlere, hayvan hakları savunucularına ve ekolojistlere de nihayet yönelttiğini göstermektedir."

'DEVLET TOPLUMSAL MÜCADELENİN GENİŞLEMESİNDEN KORKUYOR'

Aydoğan, devletin ve kapitalizmin yörüngesinden çıkmayan elitist hayvan hakları hareketinde yaşanan radikal kırılmanın bir sonucu olarak bu hareketin politize olmasından rahatsız olduğuna işaret etti, "Hayvan hakları ve özgürlüğü hareketinin diğer ezilen gruplarla dayanışma içerisine girerek toplumsal mücadele kulvarlarını genişletmesinden büyük endişe duyarak bu operasyona ve komploya, derneğimizi de katmış, derneğimiz üzerinden çevremize ve bizlerle benzer düşüncelere sahip kesimlere de 'ayar' vermek istemiştir" dedi.

TMY ve ÖYM'lerin kaldırılmasını isteyen Aydoğan, tutuklananların serbest bırakılmasını istedi.

'KÜRT MÜSÜN, KÜRTÇE BİLİYOR MUSUN'

Basın toplantısının ardından gözaltında yaşadıklarını anlatan Burak Özgüner, 104 yıllık Ermeni gazetesine polisin el koymak istediğini söyledi. "Kürt müsün, Kürtçe biliyor musun" şeklinde sorularak sorulduğunu söyleyen Özgüner, mülakat adı altında sorguya çıkarıldığını, Türkiye'deki hayvan hakları hareketi hakkında kendisinden bilgi istendiğini belirtti.

Neden vegan olduğu şeklinde soruların da yöneltildiğini kaydeden Özgüner, "Kendini ne olarak tanımlıyorsun" diye sorulduğunu da söyledi. Sorgularına emniyette görevli olmayan kişilerinde katıldığı yönünde izlenim edindiklerini belirten Özgüner, birlikte gözaltına alındıkları kişilerle ilgili bilgi vermesinin istendiğini, tepki gösterince polislerle arasında bağrışma yaşandığını anlattı.

'NEDEN KCK HAKKINDA BİLDİRİ YAZIYORSUNUZ'

Özgüner, savcılık sorgusunda, savcının kendisine, "Neden KCK hakkında bildiri yazıyorsunuz da İBDA-C, Hizbullah hakkında yazmıyorsunuz" diye sorduğunu da söyledi.

 

İSTANBUL- EmekDunyasi.Net/ETHA