10 Ocak 2009, Cumartesi

İşçiler krizi konuştu

Kartal’da düzenlenen forumda bir araya gelen işçiler krizin nedenlerini, işten çıkarmaları ve mücadele yöntemlerini konuştular. Foruma şu an direnişte olan Sinter Metal ve IBM işçileri de katıldı. Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (TAREM) 'in Birleşik Metal-İş, Petrol-İş, Tekgıda-İş ve T. Harb-İş sendikalarıyla ortaklaşa düzenlediği 'Krize Karşı İşçi Forumu' dün akşam Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi'nde yapıldı.

-----

Forumda metal, petro-kimya, askeri sanayii, tersane, gıda, haberleşme, büro-ticaret ve parekendecilik, sağlık, eğitim işkollarında bulunan 20'yi aşkın işyerinde çalışan 180 işçi bir araya geldi. Foruma Petrol-İş Genel Mali Sekreteri İbrahim Doğangül, Petrol-İş İstanbul 2 Nolu Şube Başkanı Ecvet Eşlegül, Koop-İş İstanbul Şube Başkanı Aziz Hacısalihoğlu, Genel-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası Bölge Şube Başkanı Veysel Demir, Harb-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası Şube Başkanı Hüseyin Över, Birleşik Metal-İş Sendikası İstanbul 1 No'lu (Kartal) Şube yöneticileri, Tekgıda-İş Sendikası İstanbul 7 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Kumaş ve 4 Nolu Şube temsilcileri, Limter-İş Sendikası Genel Merkez yöneticileri ile Birleşik Metal-İş Sendikası'nda örgütlü ABB, Sinter Metal, Akkardan, Petrol-İş Sendikası'nda örgütlü Mutlu Akü Türk Petrol, Pimsa, Benckiser, Ürosan, Frentek, Harb-İş'te örgütlü İstanbul Tersanesi, Dikimevi,Tuzla Jeep işyerlerinden işçiler ile Tez Koop-İş üyesi IBM işçileri, Tekgıda-İş üyesi Tekel işçileri, Tuzla Tersaneleri işçileri, Göztepe SSK, Orman İşletmesi, Denizcilik İşletmesi, IKEA, Praktiker ve Bauhaus işçileri, Eğitim Sen üyeleri, EMEP, BDSP, Genç-Sen, UİD-DER temsilcileri katıldı.

TAREM Akademik Çalışmalar Danışmanı Sinan Alçın'ın moderatörlüğünde yürütülen forumda Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Atilla Özsever, Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Beşeli, Petrol-İş Sendikası Genel Örgütlenme Uzmanı Hakan Koçak ile Harb-İş Sendikası Anadolu Yakası Şubesi Eğitim Sekreteri ve İstanbul Tersanesi İşyeri Baş Temsilcisi Necdet Altun sunum yaptılar.

‘Krizin nedeni sermaye birikimi’

Yaşanan ekonomik krizin nedenlerinden bahsederek forumun açılış konuşmasını yapan TAREM Akademik Çalışmalar Danışmanı Sinan Alçın, krizin sermaye birikiminin sonucu yaşandığını söyledi. Konuşmasında üretim sürecinde esnekleşme ile birlikte kendini gösteren neo-liberal politikaların işsizliği beraberinde getirdiğini anlatan Alçın, işsizliğin çalışanlar üzerinde özellikle çalışma süresi ve koşullarında baskı yarattığını söyledi. Sosyal devlet uygulamalarının işçi sınıfına verilen bir rüşvet olduğunu dile getiren Alçın, “Neoliberal politikalar devletin piyasaya müdahale etmemesi gerektiğini söylüyor ama devletler gayet de müdahalede bulunuyor. Finans alanlarının zararlarını toplumsallaştırma rolünü devlet üstleniyor. Zararları halktan vergi alarak kendi karşılıyor. Devlet her zaman kapitalizmin devamı için müdahil olmuştur” dedi. Konuşmasının sonunda krize karşı oluşturulan programlardan bahseden Alçın bu programların yetersiz olduğunu somut tepkiler geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

İlk fabrika işgal örnekleri

Forumun ilk sunumunu yapan Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Atilla Özsever konuşmasına Türkiye işçi hareketi tarihinden örnekler vererek başladı. Türkiye’deki ilk fabrika işgal eylemlerinden bahseden Özsever, Kavel, Derby ve Alpagut Linyit işçilerinin mücadelelerini anlattı. Gerçekleştirilen bu eylemlerin işçi sınıfının mücadele deneyimleri açısından oldukça önemli olduğunu belirtti. 15-16 Haziran eylemlerinin oldukça önemli olduğunu anlatan Özsever şu istatistikleri işçilerle paylaştı: “ 1961-71 yılları arasında 862 eylem gerçekleşmiş. Bunların yüzde 70’i grev, yüzde 30’u ise grev dışı eylem. Bu dönemde 45 işyeri işgali yaşanmış. Bu dönemdeki eylemler genellikle TİS uyuşmazlığı yüzünden ortaya çıkıyor. 70’lerden sonra ise işçi hareketi radikalleşiyor. Bu dönemde eylemlerin yüzde 50’si grev biçiminde gerçekleşiyor. Yani grev sayısında bir azalma var. DİSK ve Türk-İş arası rekabete bu dönem Hak-İş ve MİSK’in kurulması da ekleniyor. Sendikal rekabet iyice artıyor.”

‘Güç dengeleri iyi hesaplanmalı’

Militanlaşan işçi hareketinin 80 askeri darbesi ile bastırıldığını kaydeden Özsever, şimdi yürürlükte olan sendikalar yasasının o dönemlerde yürürlüğe girdiğini işaret etti. Bu dönemin ardından lokavt uygulamalarının da hız kazandığını anlatan Özsever, işçi sınıfının gerçekleştirdiği büyük eylemlerle Çiller Hükümeti’ni devirdiğini söyledi. İşçilerin birliğiyle sağlanan başarıların 2001 krizinden sonra azaldığına dikkat çeken Özsever, mülksüzleştirme işsizlik dalgası yaratan küresel krize karşı mücadelenin güç dengelerinin iyi hesaplanması ve buna uygun mücadele tarzlarının geliştirilmesiyle örülebileceğini söyledi.

İşçilerde faklı kriz algıları var

Konuşmasında işçilerin krizi nasıl algıladıklarından bahseden Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Beşeli, üç farklı kriz algısından söz etti. Beşeli bu üç farklı tutumu kendisini sistemin yedek parçası olarak gören ve ‘krize karşı yapacak bir şey yok’ diyen işçiler, kendisinin patrona veremediği cezayı krizin verdiğini düşünen işçiler ve mücadele edilmesini söyleyen işçiler olarak sınıfladı. Beşeli, mücadeleci anlayışta olan işçilerin krizden çıkış için ne yapması gerektiğini de bilmediğini söyledi.

‘Sömürü nesnesi değil, kurtuluşun öznesi olunmalı’

Krizin doğrudan sonucunu yaşayan ve bütün yükünü çekenin sadece işçi sınıfı olduğunu söyleyen Beşeli, krizin nedeninin işçilerin sömürülmesi olduğunu söyledi. Kapitalistlerin kriz bahanesiyle işten çıkartmalarının bir bakıma yol gösterici olduğunu belirten Beşeli, işten çıkarmalarla kapitalistlerin sömüremeyeceklerini açıklamış olduklarını belirterek, geçici sürecek bu sömürünün ortadan kaldırılmasının asıl işçi sınıfının elinde olduğunu söyledi. Beşeli, sömürünün ortadan kaldırılması mücadelesi olmaksızın krize karşı mücadele etmenin mümkün olmadığını, işçi sınıfının sömürü nesnesi olmaktan çıkıp, kurtuluşun öznesi olması gerektiğini söyledi. Mücadele edilmezse krizden çıkıldığı zaman işçi sınıfının daha kötü koşullarla yüzyüze kalacağını söyleyen Beşeli “Yaşanan işgaller bugün arttıysa buna inandığımız ve meşrutiyetini gördüğü içindir” dedi.

‘Kriz, sınıf sezgisini yeniden hatırlattı’

Petrol-İş Sendikası Genel Örgütlenme Uzmanı Hakan Koçak ise geçmişte örgütlü bir biçimde yapılan eylemlerin ders alınması gerektiğine işaret ettiği konuşmasında var olan yasaları ve her zaman onlara uymak gerekmediğini iyi bilmek gerektiğini söyledi. Ekonomik krizin mücadele etmek ve bir araya gelmek gerektiğini hatırlattığını ve afyonu dağıttığını ifade eden Koçak, bugünkü işçilerin düne göre daha eğitimli ve olanakları daha geniş olmasına rağmen mücadele eşiğinin daha düşük olmasını sınıf sezgisinin kaybedilmesine bağladı. Koçak, krizin sınıf sezgisini tekrardan hatırlattığını, harekete geçmesi zor olan beyaz yakalıların bile sendikalaşma mücadelesi verdiğini ifade etti. Konuşmasında Türk-İş’i eleştiren Koçak, yerel düzeyde hayata geçirilecek eylemlerin her türlü konfederasyonu mücadele etmeye mecbur bırakacağını söyledi.

En etkili silah medya

Harb-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Eğitim Sekreteri ve İstanbul Tersanesi İşyeri Baş Temsilcisi Necdet Altun konuşmasında krizi dayatanların en etkili silahının medya olduğunu söyledi. Başbakanın krize ilişkin söylediklerini eleştiren Altun, önce ‘kriz teğet geçecek’, sonra da ‘kriz, psikolojikmiş’ diyen başbakanın en son krizi kabul ederek fırsata dönüştürmek gerektiğini söylediğini belirterek ‘Bunu sermaye için söylüyor. İşten atın, ücretsiz izin verin, esnek çalışma dayatın hiç olmazsa TİS dönemlerinde zam vermeyin diyorlar. Büyük bir panik yaşıyorlar” diye konuştu. Sermayenin medyasınının reddedilmesi gerektiğini söyleyen Altun kendi yayın organlarımızı yaratmalı ve çevremizdeki herkesi bilinçlendirmeliyiz” dedi.

Söz işçilerde

Sendikacıların sunumlarının ardından işçiler krize karşı neler yapılması gerektiğini ifade ettiler. Konuşmalarında Türk-İş’in tutumunu eleştiren işçiler yerel platformların daha da güçlenmesi gerektiğini belirterek mücadeleci sendikaların bir araya gelmesi gerektiğini vurguladılar. Forumda Bauhaus’ta sendikalaştıkları için işten atılan işçiler söz alarak yaşadıklarını anlattılar. Kriz gerekçesiyle işten çıkartılmalarının asıl nedeninin sendikal mücadele olduğunu belirttiler. Forumda söz alan direnişteki Sinter Metal işçileri ise işten atılma süreçlerini anlatarak “Cesaretini toplayıp karşımıza bile çıkamayan patron, sabrımızı taşırdı. Biz ekmeğimizin davasındayız, elbet bunu kazanırız” diye konuştular. Forumda IBM işçilerinin her Çarşamba günü gerçekleştirdikleri Plaza eylemlerine de çağrı yapıldı.

EmekDünyası