25 Haziran 2009, Perşembe

Doktorlardan 'tam gün' protestosu

Diyarbakır, Ankara, İzmir ve İstanbul'da Tabip Odaları, Tam Gün Yasası Tasarısı'nı protesto ederek, haftalık asgari çalışma süresinin 40 saat haline getirildiğine dikkat çekti.

-----

Diyarbakır

Diyarbakır Tabipler Odası yöneticileri ve üyeleri, Tam Gün Yasası'nı protesto etmek için Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. DTO Genel Sekreteri Yılmaz Demir, çıkarılan yasanın üniversite ve kamu hastaneleri ile özel sağlık kurumlarında tek işte çalışmayı ve bu kurumlarda hekimlerin hastane gelirinden nasıl pay alacaklarının düzenlediğini belirtti. Demir, Tam Gün Yasası ile temel ücretlerde artış olmadan döner sermayeden 'performans' olarak adlandırılan bir tür hizmet başı ödeme ile hekimlerin daha çok kazanacaklarının iddia edildiğini fakat, 'performansın' hekim-hasta ilişkisini, Türkiye sağlık ortamını ne hale getirdiğini en iyi hekimlerin bildiğini söyledi. Tam Gün Yasası ile haftalık asgari çalışma süresi 40 saat haline getirildiğini ifade eden Demir, "Müjdelenen tavan ücret için 7 gün 24 saat çalışma öngörülüyor. Hekimlerin kamu veya özel sağlık kurumlarından sadece birinde çalıştırılması öngörülürken, amaçlanan kamu ve özelde tüm sağlık çalışanlarının ücretlerinin düşürülmesidir" dedi. Hekimler olarak kamu ve özel farkı olmaksızın, çalışma sürelerinin haftalık 40 saat olarak belirlenmesinin ve ek mesai ile nöbetlerin adilane biçimde ücretlendirilmesini istediklerini söyleyen Demir, güvencesiz, sağlık hizmetlerinde niteliği öncelemeyen ve "performansa" göre ücretlendirme değil, emekliliğe yansıyacak şekilde temel ücretlendirmenin tüm sağlık çalışanları için artırılmasını istedi. Demir, üniversitelerde rotasyon baskısının kaldırılmasını ve altyapısı oluşturulmadan yeni bir tıp fakültesinin açılmaması gerektiğini belirterek, "Üniversitelerde çalışan hekimlerin eğitim, hizmet, araştırma dengesi gözetilerek temel ücretler belirlenmelidir" diye konuştu.

Ankara

Ankara Tabip Odası (ATO), yasayı protesto etmek amacıyla Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde basın açıklaması yaptı. Üniversite önünde bir araya gelen hekim, doktor, sağlık çalışanları ile TTB üyeleri, "Tam gün kölelik düzenine hayır", "Tam gün değil 7 gün 24 saat", "Masalcı Sağlık Bakanı istemiyoruz" dövizlerini taşıyarak, "Tam gün köle olmayacağız", "Sağlıkta yıkımı durduracağız" sloganları attı. Grup adına açıklamayı yapan ATO Başkanı Gülizar Ersöz, Sağlık'ta Dönüşüm Programı'nın iki önemli yasasının 'Tam gün' ve 'Kamu Hastane Birlikleri' TBMM'nin gündeminde olduğunu söyleyerek, sağlık ortamında çözüm bekleyen bir çok sorunun bulunduğunu ifade etti. Ersöz, öğretim üyelerini ve hekimleri yanlızca "para düşünen, paracı" kişiler olarak göstermenin doğru olamayacağını kaydederek, şöyle konuştu: "Özlük hakları kaybı, eğitim için azalan zaman, hekim niteliğinin düşmesi, sağlık hakkının gözden çıkarılması ve çalışanların sağlığının daha da bozulmasına yol açacak olan 'Kamu Hastane Birlikleri" ile "Tam Gün" yasa tasarıları, uzman hekim pratisyen hekim, asistan hekim, öğretim üyesi, acil hekimi, tıp öğrencisi, kurum hekimi, işyeri hekimi, temel bilimci, klinisyen, muayenehane hekimi olarak tüm hekimleri etkileyecektir." Açıklamanın ardından, grup eylemlerine son verdi.

İstanbul

İstanbul Tabip Odası üyeleri, Fatih Cerrahpaşa Hastanesi bahçesinde bir araya geldi. Sağlık çalışanlarına, Türk Diş Hekimleri Birliği, SES Aksaray Şubesi, Dev Sağlık-İş Sendikası, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Birliği temsilcileri de destek verdi. Beyaz önlük giyen doktorlar, "Sağlık hakkı, mesleki bağımsızlık, can güvenliği, iş ve ücret güvencesi için birlikte mücadele", "Sağlık mal, emeğimiz maliyet unsuru değildir" pankartı ile "Ön muhasebeden anlayan, tercihen Hipokrat yemini yapmamış doktor aranıyor", "Maaşımı devlet versin, vatandaş değil", "Sağlıkta piyasalaştırılmaya son" dövizleri taşıdı. Aksaray Haseki Hastanesi'ne kadar yürüyen sağlık emekçileri, "AKP sağlığa zararlıdır", "Sağlıkta ticaret ölüm demektir" sloganları attı. Burada açıklama yapan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen son dönemde sağlık alanında başta Tam Gün Yasa Tasarısı olmak üzere bir dizi değişiklikler gerçekleştirilmek istendiğini söyledi. Bu değişikliklerin sağlık emekçileri cephesinde büyük endişe yarattığını kaydeden Demirdizen, "Sağlıkta dönüşüm programı daha fazla kar için sağlığın piyasa koşullarına bir ha olmaktan çıkarılması, güvenceli çalışma düzenine son verilerek emeğin ucuzlaştırılması ve sağlık kurum ile kuruluşlarının işletme haline getirilmesidir. Yani bu düzenlemeler sağlık alanında ucuz iş gücü yaratacaktır, sağlık çalışanların özlük haklarının ellerinden alınacaktır ve halka verilen sağlık hizmetlerini iyileştiren, toplumun sağlık durumunu bütüncül olarak gözeten herhangi bir yanı olmayacaktır" dedi. "Tam Gün" güvencesiz ve esnek çalışma düzeni yerine güvenceli ortamda çalışmak istediklerini kaydeden Demirdizen, AKP Hükümeti'ne seslenerek, sağlıklarının metalaştırarak piyasalaştırılmasına sessiz kalmayacaklarını söyledi.

İzmir

TTB ve İzmir Tabib Odası (İTO) Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. "Tam Güm" dövizleri açan hekimler adına basın açıklamasını okuyan İzmir Tabib Odası Başkanı Suat Kaptaner, hekimler olarak 30 gün boyunca bir sonraki ay ne kadar ücret alabileceğini düşünerek çalışmaktan bıktıklarını söyledi. "Performans ücretleri yararlı ise neden TBMM'de uygulanmıyor' diye soran Kaptaner, doktorlara yönelik çıkarılmaya çalışılan yasanın milletvekillerine uygulanmasını ve katıldıkları oturum başına, verdikleri soru önergesi başına ücret almalarını istedi. Hayat kurtaran hekimlerin gelecek kaygısı içinde yaşadıklarını ve yap-boz tahtasına çevrilen sağlık alanının her geçen gün hekimleri ve hastaları mağdur ettiğini ifade eden Kaptaner, 'tam gün' yasasının yalnız hekimleri değil hastalarını da tehdit ettiğini söyledi. Çıkarılmak istenen yasalar Sağlık Bakanlığı'nın üniversite ve eğitim hastanelerinin niteliğini düşüreceğini, hastaneleri işletme anlayışıyla yöneteceğini savunan Kaptaner, bu yasa tasarısı ile tıp fakültelerinin hizmet hastanesi haline getirileceğini ve tıp eğitimine büyük darbe vurulacağına dikkat çekti.

TTB Merkez Konseyi üyesi Zeki Gül'ünde katıldığı açıklama alkış ve yasayı protesto eden sloganlarla sona erdi. /diha