25 Kasım 2007, Pazar

“Bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizimdir”

Kadınlar, erkek egemenliğine, kadına yönelik şiddete, namus cinayetlerine, kapitalizme ve patriarkala karşı seslerini yükselterek "Bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizimdir” dedi. "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü" dolayısı ile düzenlene eylemde kadınlar, kadın olmalarından kaynaklı uğradıkları haksızlıklara ve şiddete karşı tepki gösterdiler.

-----

"25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü" nedeniyle Galatasaray Lisesi önünde toplanan kadınlar kocaları veya akrabaları tarafından öldürülen, tecavüze uğrayan kadınların fotoğraflarını taşıyarak yaşadıklarını aktardılar. Öldürülen, şiddete maruz kalan, tecavüz edilen kadınların hikayeleri, eyleme katılan kadınların anlatımı ile yeniden gün yüzüne çıkartıldı.
“Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Polis şiddetine, tacizine, tecavüzüne son”, “Kimsenin namusu değiliz”, “İş yerinde tacize tecavüze son” dövizlerini bulunduğu eylemde, çeşitli gerekçelerle öldürülen kadınların fotoğraflarının ve haberlerinin yer aldığı bir pankart yere serildi. Pankartın etrafında oturan kadınlar, “Kadınlar savaş istemiyor”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Devlet elini bedenimden çek” sloganları attılar.

Bir yılda 72.643 kadın şiddete maruz kaldı
Alkışlar, zılgıtlar arasında Türkçe ve Kürtçe okunan basın metninde, “Bugün 25 Kasım. 47 yıl önce 1960 yılında Dominik Cumhuriyet’inde, Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Mirabel kız kardeşlerin askerler tarafından tecavüz edilip öldürülmelerinin yıl dönümü. Baskıya, zulme ve diktatörlüğe direnen kadınların, maruz kaldığı şiddetin mücadeleye dönüşmesinin simgesi haline gelen gün 25 Kasım. Bugün kadınlara yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü” dendi.
Türkiye’de resmi kayıtlara göre gecen yıl 72.643 kadının şiddete maruz kaldığının aktarıldığı açıklama şöyle davam etti; “Namus cinayetlerinde öldürüldük, sokaklarda hakarete uğradık, kocalarımız tarafından hastanelik edildik, akrabalarımızın tecavüzüne uğradık, gözaltında tacize, tecavüze uğradık, köylerimiz basıldığında erkek devletin kadınlar üzerinden sürdürdüğü savaşın muhatabı olduk. Bunlar resmi kayıtlar, birde içimizde kalanlar var..”

En çok baskıyı Kürt kadınları görüyor
Kürt kadınların yaşadıkları baskı ve saldırılara dikkat çekilen açıklamada, “Bugün yaşadığımız topraklarda en çok, baskıya, kimliksizleştirmeye, örgütsüzleştirmeye, inkar ve imhaya direnen Kürt kadınlarına yönelik baskı ve saldırılar var. Binlerce oy alarak milletvekili seçilen mücadele arkadaşlarız Sebahatler, Sevahirler, Fatmalar tek tek hedef tahtasına oturtulurken, cinsiyetçi şoven medya tarafından da hedef gösteriliyorlar. Bugün 25 Kasım. Bugün şiddete karşı kadın dayanışması Fatma Kurtulan’la dayanışmak demektir. Bugün kadın dayanışmasının anlamı evde dayak yiyen kadınla sesi bastırılmaya çalışılan Kürt kadınlarının ellerini, mücadelelerini birleştirmektir. Bugün şiddete karşı kadın dayanışması, fuhuştan başka seçeneği kalmayan travesti Hülya’nın da, namus adına katledilen Güldünya’nın da katilerinin aynı olduğunu görmektir. Katil erkek egemenliğidir. Bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizimdir” dendi. (emek dünyası)