Taşeron saldırdı polis seyretti
Telekom bünyesinde bulunan taşeron firma İşkaya’nın elemanları kürek sapları, demir çubuklar ve bıçakla saldırdığı grevci işçileri ölümle tehdit etti. Olay yerinde bulunan polis, “Bizim görevimiz taşeronları korumak” diyerek gelişmeleri seyrederken, saldırının ardından grevci işçileri gözaltına almaya çalıştı. Gaziosmanpaşa Telekom Müdürlüğü’nün hemen her santralinde polis ya da jandarma eşliğinde grev kırıcılığı yapan İşkaya firması, önceki gün Yunus Emre Mahallesi’nde kendini gösterdi.
1298 Sokak’ta bulunan 521 saha dolabına bağlı abonelerin arızalarını onarmaya çalışan İşkaya firmasını, GOP Telekom Müdürlüğü’ndeki grevci işçiler uyardılar. Uyarı üzerine çalışmayı durduracaklarını söyleyen taşeron elemanları, grevcilerin olay yerinden uzaklaşmaları üzerine arızaları onarmaya devam ettiler. Bunun üzerine geri dönen grevci işçiler, İşkaya’nın alt taşeronu olarak çalışan Murat Atlay’ın “Biz ekiplerimizi çekmiyoruz. Gücünüz yeterse siz gönderin” tehditleri ile karşılaştılar. Buna karşın soğukkanlılıklarını koruyan grevciler taşeron firma elemanlarına yapılanın yasal olmadığını anlattılar. Tartışmaya giren İşkaya patronu Sercan Atmaca, “Yasal çalışıyoruz ve bu işi yapmak zorundayız” dedi. Bu sırada olay yerine gelen GOP Telekom İşyeri Baştemsilcisi Ahmet Karatay ve temsilci İsmail Çay, yasal olarak çalışma haklarının olmadığını anlatmaya çalışırken Murat Atlay ve taşeron firma çalışanlarının saldırısına uğradılar. Kürek ve kazma sapları, demir çubuklarla Telekom işçilerine saldıran İşkaya’nın adamları işçilere bıçak da çekti. Saldırıda çok sayıda grevci Telekom işçisi yaralanırken, saldırı sırasında ve sonrasında Murat Atlay, Baştemsilci Karatay’ı “Sen artık öldün Ahmet” sözleriyle tehdit etti.
Polis cesaretlendiriyor
Olay yerinde gelişmeleri izleyen sivil polisler, saldırı olana kadar taşeron işçilere müdahalede bulunmadılar. Polisler, işçilerin “Neden hiçbir şey yapmıyorsunuz” sorusuna ise “Biz taşeron işçilerin can güvenliğini sağlarız. Kimin haklı olup olmadığına karar veremeyiz” şeklinde yanıtladı. Telekom işçilerinin “Taşeronun adamlarının elinde bıçak var, bizim can güvenliğimizi kim sağlayacak” sorusu ise “Ya silah çıkarıp sıksalardı” şeklinde cevaplandı. İşçiler bunun üzerine “Taşeron mafyasına hayır” sloganları ile polise tepki gösterdi. Bu sırada olay yerine gelen Gazi Polis Karakolu’na bağlı polisler ise taşeronlar yerine Baştemsilci Ahmet Karatay’ı gözaltına almak istedi. Bu, işçileri daha çok öfkelendirdi. Grevci işçilerin tepkisi üzerine sivil polisler taşeron firmanın olay yerinden ayrılmasını sağladılar. Baştemsilci Ahmet Karatay’ın karakola kendisinin gidip ifade vereceğini belirtmesi üzerine grevci işçiler hep birlikte karakola doğru hareket ettiler.
Saldırı bitmedi
Karakola doğru giden grevci Telekom işçileri, yol üzerinde yeniden taşeron firmanın saldırısına uğradı. Kamyonetlerini Telekom işçilerinin üzerine doğru süren taşeron firmanın adamları araçlardan inerek İşyeri Baştemsilcisi Ahmet Karatay’a saldırdı. Bu sırada Murat Atlay’ın kardeşi Feridun Atlay bıçakla Karatay’a saldırmak istedi. Telekom işçilerinin müdahalesi ile engellenen Feridun Atlay polis tarafından gözaltına alındı. Feridun Atlay ile birlikte Murat Atlay’ın diğer kardeşleri Serhat ve Hasan Atlay da polis tarafından gözaltına alındı. Burada çıkan arbede de başta Ahmet Karatay olmak üzere birçok Telekom işçisi yaralandı.
Polisin ancak havaya ateş açarak durdurabildiği saldırı sonrasında taşeron firmanın 6 elemanı ve GOP Telekom Müdürlüğü’nde çalışan grevci işçi Yalçın Gül gözaltına alındı. Yaşanan saldırılar ve gözaltılar üzerine Haber-İş 1 No’lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, Şube Sekreteri Ali Koçkaya ve Avukat Murat Çelebi karakola geldiler.
Gözaltına alınan grevci işçi Yalçın Gül ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken, Baştemsilci Ahmet Karatay’ın ifadesi hastanede alındı.
Grevci işçilere destek
Gözaltına alınan ve hastanedeki arkadaşlarını bekleyen grevci işçilere birçok kesimden destek geldi. Emek Partisi, SDP, ESP gibi siyasi partilerin yanı sıra, Eğitim Sen 4 No’lu Şube yöneticileri, Türkoğlu Ambalaj işyeri temsilcileri ve bazı mahalle muhtarları gözaltındaki arkadaşları serbest bırakılana kadar grevcilerin yanında beklediler.(evrensel)