Sulukule tarihiyle birlikte yıkılıyor
İstanbul'un tarihi yerleşim yerlerinden olan ve çoğunlukla Romanların yaşadığı Sulukule, Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri'nde bulunan yerleşim alanları, 'Kentsel Dönüşüm Projesi' kapsamından yıkılıyor.Mahallede yaşayan vatandaşlar olaya tepki göstererek, devletin tapulu evlerini başlarına yıktığını belirtti. İnsn Yerleşimleri Derneği Üyesi mimar Aslı Kıyak İngin, Sulukule'de tarihi olarak belirtilen 34 yapının Anıt Kurulu tarafından tescilli olarak kabul edildiğini söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) işbirliği ile yenileme alanı ilan edilen İstanbul'un Fatih İlçesi'ne bağlı Sulukule, Neslişah ve Hatice Sultan mahalleleri için "Kentsel Dönüşüm Projesi" kapsamında 13 Aralık 2006 tarihinde Bakanlar Kurulu'nda "Acele Kamulaştırma Kararı" çıkartıldı. Proje kapsamında yıkılan yerlerin yerine 620 ev, bir otel, bir ticaret merkezi ile kültür ve eğlence tesisi yapılacak. 3 bin 500 Roman vatandaşı yıkıma tepki gösterirken, evleri yıkılanlar başka semtlere yerleşmeye başladı.
'Benim devletim evimi başıma yıktı'
Yıkımlara tepki gösteren Sevtap Galaza sabah saat 05.00'te evlerinin yıkımının başladığını belirterek, "Benim devletim öyle büyük ki sabah kalkıp evimi başıma yıktı. Avrupalılar 'yıkımı durdurun' diyor ama benim Başbakanım 'evlerini başına yıkın' diyor" diye konuştu. Nereye gideceğini bilmediğini ve evinde bulunan yatak ve yorganlarını tepki olarak yaktığını belirten Galaza, "Ben yıllarca bu mahallede oturuyorum. Ev kirasına 50 milyon veriyordum. Şimdi gideceğim yerde ev kirasına en azında 500 milyon vereceğim. Ne iş var ne başka bir şey ben nasıl bu kirayı vereceğim? Bu devlet benim evimi başıma yıktı. Buradaki insanlar aç, susuz, dışarıda kalmış perişan bir halde, devlet bunlara bir çözüm bulsun" dedi.
'Yıkımlar sosyal bir sorunu da beraberinde getirecek'
İnsan Yerleşimleri Derneği Üyesi mimar Aslı Kıyak İngin ise yapılacak olan yıkımın sosyal bir sorunu da beraberinde getireceğini söyledi. Projenin uygulanacağı bölgelerin gecekondu mahalleleri olmadığına dikkat çeken İngin, şunları kaydetti: "Buradaki mülkler tapulu. Burada düşük gelirli insanlar yaşıyor sosyal ve ekonomik bakımdan sağlıklaştırmaya, eğitimleştirmeye ihtiyaç duyan insanlar var. Bu yıkımın neler getireceğini iyi düşünmek gerekir. Tabi bu proje kapsamında evlerde ciddi bir artışta var ama bu artış burada yaşayan insanlara yaramıyor. Mülk sahiplerine yarıyor. Burada yaşayan insanların çoğu kiracı, parası olan ve mülkü olan kendini kurtarabileceği bir fiyata aslında satmıyor. Belediye ev başı 30 milyar gibi para veriyor. Bu parayla İstanbul'da ne yazık ki ev alınamıyor. Bu durum burada yaşayan insanlarda psikolojik bir bunalım da yaratıyor. Bu noktada bizler de kaygılıyız. İnsanlar bu durumdan etkilenip sorunlar yaratabilir."
'Tarih kepçelerle yıkılarak korunmaz'
Sulukule'nin bin yıllık tarihi geçmişinin olduğunu ve bu tarihi yapıtların yıkımlardan etkilendiğine vurgu yapan İngin, "Sulukule'de tarihi olarak belirtilen 34 yapı Anıt Kurulu tarafından tescilli olarak kabul edildi. Bunun yanında bizim de sunduğumuz 85 tane evi de kurul değerlendiriyor. Belediyenin ve yıkımda parmağı olan diğer kurumların 'Tarihi koruyoruz' filan diyorlar ama tarih ne yazık ki kepçelerle yıkılarak korunmuyor. Bu projenin yaşamlaşması için başta mimarlar ve inşaat uzmanlarıyla konuşulup tartışılmalıydı" şeklinde konuştu. İngin, kendilerinin şimdi böylesi bir diyalog ortamını yakalamak için uğraştıklarını ifade ederek, "Tabi önce burada yaşayan insanlar için bir şeyler yapılsın. İnsanların ihtiyaçları değerlendirilsin, sosyal ve psikolojik bir zemin hazırlansın. Ama gelin görün ki burada yaşayanlar yıkımla birlikte psikolojik bir çöküntü yaşıyor" dedi.
'Zarar gören hiçbir tarihi yapının onarımı yapılmamıştır'
Yıkımların İstanbul'un çoğu ilçesinde gerçekleşeceğini belirten İngin, "Sulukule, Neslişah ve Hatice Sultan gibi mahallelerde yapılan yıkımların çoğunda yıkılan ve yıkımdan etkilenip zarar gören hiç bir tarihi yapının onarımı yapılmamıştır. Bu kanun adı altından Tarlabaşı, Fener, Balat, Süleymaniye gibi ilçelerle birlikte İstanbul'da 47 tane yenileme alanı ilan edildi. Sulukule bunların en canlı örneklerinden biri. Yani burada bu şekilde yıkımlar yapılıyorsa bunun aynısını bütün İstanbul ölçeğinde büyütün. Yani İstanbul bu gidişle yıkılır" diye konuştu.
Sivil toplum örgütlerine duyarlılık çağrısı
Sulukule Platformu Üyesi ve Şehir Planlayıcısı Evrim Yılmaz da Sulukule'de yapılan yıkımların üzerinden çok iyi düşünülmediğini ve bu yıkımların içinde çok ciddi bir rant döndüğünü iddia etti. İstanbul'un dünya kültür mirası içersinde UNESCO'nun listesinde olan bir şehir olduğunu söyleyen Yılmaz, "Aslında İstanbul'un tüm dünyanın gündeminde olduğunu görüyoruz. Yol yakınken bir an önce bu kirli projeden uzak durulması gerekir. Biz tüm sivil toplum örgütlerini bu projenin önünde durmaya çağırıyoruz" dedi.