“Sendikalar birlikte hareket etmeli”
Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi’ nin (TAREM) sendikalar ile birlikte düzenlediği eğitim çalışmaları devam ediyor. Geçen hafta Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 4 No’lu Şube’de gerçekleştirilen ve kamuoyunda İstihdam Paketi olarak bilinen yasa ile ilgili eğitim seminerinin ikincisi yapıldı. Tez Koop-İş 4 No’lu Şube’ye bağlı TANSAŞ’ta çalışan işçilerin katıldığı eğitimde geçtiğimiz hafta Meclis’te kabul edilen İstihdam Yasası’nın çalışanlara nasıl bir etkisi olacağı tartışıldı.
Maltepe Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Atilla Özsever, istihdam paketi adı altında çıkarılan yasa ile çalışanların kazanılmış haklarının bir bir yok edildiğini anlattı. Yasanın bazı maddelerini tek tek ele alarak inceleyen Özsever, istihdam paketi ile yapılacak düzenlemeler sonucunda dolaylı vergilerin artacağını, emeklilik maaşının düşeceğini ve işten çıkarmaların artacağını söyledi. Eğitim semineri sonrasında konuştuğumuz sendika üyeleri, hükümetin çıkardığı yasalara karşı tepki gösterirken, sendikaların da bu yasalar karşısında sessiz kalmalarını eleştirdi.
Hakan Durmuş: Bu paket işçiler için bir felaket ve bu yasanın amacı siyaset. Başbakan ile sendikalar arasında bir rekabet var. Başbakan Tayip Erdoğan sendikaların ülkeyi yönetemeyeceğini göstermeye çalışıyor. Sendikacılar siyasetin, partilerin, hükümetin aracı olmuşlar. İşçilerde bir tepki yok. Çünkü sendika başkanları siyaset yapmak için işçileri kullanıyor. Ben Türk-İş Başkanı’nın bu yasalar geçmesin diye bir şey yaptığına inanmıyorum. Sendikalar çok tutarsız. Kaç tane sendika var ve bu sendikaların da belli bir güçleri var. Bir araya gelseler bu yasalar nasıl geçer?
Muzaffer Özel: Öncelikle bu yasa anlatılmalı. Kimse bilmiyor bu yasanın içeriğini. Biz de bu eğitimler yapılana kadar bilmiyorduk. Geniş katılımlı toplantılar ile anlaşılır bir şekilde halka anlatmak gerek. Sendikalar halka açık büyük katılımlı eğitimler düzenlemeli. Halk bu yasaları anlamadığı için bir tepkide gösteremiyor.
Gülay Küçük: Bu yasalar karşısında susmamak gerek, ama kimse bir şey yapmıyor. Herkes kendi cebini doldurmanın peşinde. Ben bir şey yapılacağını düşünmüyorum.
Mustafa Yılmaz: Bu yasalar askeri darbe ile elimizden alınan hakların Özal politikalarının devamı. İşçi sınıfı bilinç kaybı yaşıyor ve yaptırım gücü çok zayıf. Ekonomik olarak güçsüz olan işçini yaptırım gücü de yok. Meclis çalışmıyor diyorlar. Meclis çok iyi çalışıyor, ama bunun karşısında biz çalışmıyoruz. Bu yasalar çıkar belki, ama bunların karşısında işçiyi rahatlatacak yasaları da çıkarmak gerekli. Bu yasalar ile işçiler gittikçe fakirleşiyorlar, kömür yardımlarına, 30 ytl’lik erzak yardımlarına muhtaç oluyorlar. Böylece muhtaç bir toplum olmaya başlıyoruz. Bana 65 yaşına kadar yaşayacağımın ve emekli olacağımın garantisini versin , ben çalışırım, tabii. Hiç kimse bu ülkeye düşman değil. Kimi ister ki erkenden emekli olayımda bu ülkeyi sömüreyim.
Yüksel Tanrıverdi: Burada sendikalara iş düşüyor. Sendikalar kendi aralarında bölünmekten, bu yasalar ile yeterince uğraşmıyorlar. Bence sendika genel merkezleri Ankara’da olmamalı. Ankara’da olunca sendikacılar ile hükümetler çok içli dışlı oluyorlar.
Öncelikle sendikalar kendi aralarında bu kavram kargaşasına son vermeli. Önce kendi aralarında bir araya gelmeliler ki halkta bir araya gelsin. Ayrıca halkın bilinçlenmesi gerek. Çoğu insanın AKP’nin aldığı kararlardan haberi bile yok. Sendikalar yeterince aktif değil ve böyle giderse bir süre sonra sendikaların kapılarına kilit vurulacak.
Hükümetin alığı kararlar evet işveren yanlısı ama önce bizler de iğneyi kendimize batırmalıyız. Eğer, hükümete karşı bir güç gösterisi yapacaklarsa önce kendi aralarında birleşmeliler. Bu bölünme daha en yakın 1 Mayıs’ta yaşandı. (EmekDünyası)