12 Haziran 2008, Perşembe

Genç İşçi Buluşması'nda kadınlar söz hakkı aldı

'Çalışma hayatında ve sendikal alanda kadın' konulu söyleşide konuşan Petrol-İş Sendikası Kadın Dergisi Editörü Necla Akgökçe, "Kapitalizm bizi insanlıktan çıkarmışsa ve 'kafasına vur lokmasını elinden al' durumuna getirmişse bunu artık çözmemiz gerekiyor. Kadının insanlaşması erkeğin insanlaşmasıdır" dedi. Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi Mali Sekreteri Adalet Kul ise kadınların sendikalarda yer alabilmesi için kolaylıklar sağlanmasını istedi.

-----

TAREM, DİSK ve Türk-İş'e bağlı sendikaların öncülüğünde gerçekleşen "2008 Dünya Genç İşçi Buluşması"nda bu kez "Çalışma hayatında ve sendikal alanda kadın" konulu söyleşi programı ile çalışan kadınların sorunları tartışıldı. Söyleşiye Petrol-İş Sendikası Kadın Dergisi Editörü Necla Akgökçe, Birleşik Metal-İş Sendikası Üyesi SCT Turbo Fabrikası işçisi Ümmühan Doğan ve Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi Mali Sekreteri Adalet Kul konuşmacı olarak katıldı. İlk konuşmayı yapan Akgökçe, çalışan kadın işçilerle sendikalar arasında bir mesafenin olduğunu belirtti. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 2006 yılı raporunu hatırlatan Akgökçe, dünyada 2.9 milyar çalışanın bulunduğunu bunun 1 milyar 200 bininin kadınlardan oluştuğunu vurguladı. Bu durumu küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı bir olgu olarak değerlendiren Akgökçe, iş gücünün kadınlaştığını, kadın iş gücünün ise istihdamlaştıkça işsizliğin de arttığını belirtti. Genel olarak kadınların ezildiğini fakat bundan çok az kadının yakındığını aktaran Akgökçe, "Kapitalizm bizi insanlıktan çıkarmışsa ve 'kafasına vur lokmasını elinden al' durumuna getirmişse bunu artık çözmemiz gerekiyor. Kadının insanlaşması erkeğin insanlaşmasıdır. Sendikalara büyük görevler düşüyor. Kadınlar sigortasız ve sendikasız çalıştırılıyor. Tüm kadınların ücretlenmesiyle kadın özgürleşebilir bunu talep ediyoruz" dedi.

'Sendikalar tüzük değişikliğine gitmeli'

Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi Mali Sekreteri Adalet Kul ise kadının biyolojik olarak ana olmakla yükümlü olduğunu bunun ise istihdamda bir dezavantaj olarak görüldüğünü söyledi. Kul, bu nedenle Türkiye'de yönetime gelen kadın oranının yüzde 1 olduğuna dikkat çekti. Esnek ve part-time çalışmanın kadın istihdam oranında düşüşe neden olduğunu aktaran Kul, kayıtlı çalışan kadın oranının yüzde 24'lerde olduğunu vurguladı. Genel olarak kadınların tarım işçisi, ev işleri, yada evde üretim yaparak iş istihdamı sağladığını bunun da milli gelirin yüzde 40'ını oluşturduğunu vurgulayan Kul, bedava iş gücü gören devletin kadınları görmezden geldiğini sözlerine ekledi. Kadınların pozitif ayrımcılığa ihtiyacı olduğunu belirten Kul, Türkiye'de her 4 kadından birinin çalıştığını ve bunların var olan biyolojik durumunun da görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı. Kul şunları söyledi: "Kadınların sendikalarda yer alabilmesi için kolaylıklar sağlanmalıdır. Türkiye'de sendikalar erkek egemenliği altında. Eğer sendikal tüzük değiştirilmezse yasal düzenlemeler yapılmazsa kadınları eşit kulvarda yarıştıramazsın."

Birleşik Metal-İş Sendikası Üyesi SCT Turbo Fabrikası İşçisi Ümmühan Doğan ise 17 yıldır çalıştığı fabrikada yaşanan olaylardan söz etti. İş kazalarının sürekli yaşandığı fabrikada, geçmiş dönemlerde hamile kadınların hamileliklerini 5-6 ay sakladığını söyleyen Doğan, iş güvenliği ve sosyal hakların mücadelesinde kadın erkek farklılığı gözetmeksizin grev hakkının kullanılması gerektiğini belirtti.

Konuşmaların ardından söz alan Rus konuk Coca Cola Krasnoyarsk işçisi Mrs. Tatiana Lebeoleva da ülkelerinde kadının hamileliği gereği 7. ayda izne çıkardığını belirtti. İstendiği zaman daha erkende izne çıkabileceğini aktaran Krasnoyarsk, "Doğum sonrası 4 maaş ikramiye ödeniyor. Doğum sonrası resmi olarak 3 yıl izinli olunuyor. İlk 1 yıl boyunca iş yerinde aylığı korunuyor ve ödeniyor. Bu süre çocuğunu büyütebilmek amacını taşıyor. Tabi talep ederse 1 yıl sonra da iş başı yapabilir. Yine kendisine 10 bin dolar değerinde sertifika veriliyor. Bu nüfusun çoğalabilmesi için izlenen bir politikadır" diye konuştu.

'Kadın hamile iken daha hafif işlerde çalıştırılmalıdır'

Daha sonra söz alan IUF Moskova Ofisi Uluslararası Gıda Federasyonu Uzmanı Mr. Andey Lyapin, Fransızlara ait bir fabrikada çalışan kadınların ağır işlerde çalıştırılmak istendiğini söyledi. Yapıştırıcıların üretildiği bölümde işverenin hamile kadınları çalıştırmak istediğini aktaran Lyapin, buna karşı gelindiği için işverenin hamileliğe zararlı olduğu şeklinde kendilerinden belge istediğini aktardı. Lyapin, "Bu konu Rus doktorların kulağına gittiğinde oldukça şaşırmışlardı. Çünkü hamilelik için hiç bir doktor raporuna ihtiyaç yoktu. Ki orda kimyasal içerikli hammaddelerle yapıştırıcı üretimi yapılıyordu. Kadın hamile iken daha hafif işlerde çalıştırılmalıdır. Fakat sendikaların olmadığı bazı iş yerlerinde bu tip durumlar yaşanmaktadır. Fakat yasal olarak bu konuda farklı yaptırımlarda var" dedi.

DİHA/12-06-2008