25 Eylül 2007, Salı

Kadınlar "Eşitlik ve Kota" Anayasada olsun istiyor!

Kadınlar "Eşitlik ve Kota" Anayasada Olsun İstiyor!Gülbahar, Tuskan, Moroğlu ve Benli anayasa taslağından, mevcut anayasadaki "devlet kadın-erkek eşitliğinin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" ifadesinin çıkarılmasını değerlendirdi

-----

Gökçe GÜNDÜÇ
"Anayasa taslağının 9. maddesi için hükümet 'kadınların lehine, niye itiraz ediyorsunuz' diyebilir. Bu ülkenin bir bakanı, kadın örgütlerinin de olduğu bir ortamda, 'çalışan kadın yüzdesi 45'ten 26'ya düştü acilen kadın istihdamını artıracak bir şeyler yapılması gerekir' dendiğinde 'ne var bunda demek ki ülke ekonomisi iyiye gidiyor, insanlar refah içinde, bu nedenle kadınlar evde oturmayı tercih ediyor' demişti."

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA-DER) Başkanı avukat Hülya Gülbahar 1982 Anayasası'nın 10. maddesinde yer alan "kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir; devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" ifadesinin yeni anayasa taslağında yer almamasını bianet'e değerlendirdi.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı avukat Aydeniz Alisbah Tuskan ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü avukat Nazan Moroğlu anayasada kadın erkek eşitliğinin vurgulanması gerektiğini ifade ederken, bu eşitliğin yaşama geçmesinde devletin yükümlü olduğunu vurguladı.

Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği (AKDER) Başkan Yardımcısı avukat Fatma Benli'yse taslakta 10. maddenin sınırlandırmasını üzüntüyle karşıladıklarını ifade etti.

"Mevcut Anayasa'dan da geri"

Tuskan ve Moroğlu yaptıkları basın açıklamasında yeni Anayasa Taslağının kadın-erkek eşitliği konusunda yürürlükteki anayasadan da geri hükümler taşıdığını, kadınların, yaşlılar, çocuklar ve engelliler gibi korumayı gerektiren sınıfa sokulduğunu, eşitliğin göz ardı edildiğini anlattılar.

Tuskan ve Moroğlu taslakta yer alan bu hükme karşı şöyle bir öneride bulundular:

"Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla alınacak geçici özel önlemler ve yapılacak düzenlemeler imtiyaz sayılamaz."

"Taslaktaki madde yetersiz kalıyor"

Benli'yse AKDER adına şu açıklamayı yaptı:

"Taslağın 9. maddesinin üçüncü bendinin teklif edilmesinin Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'nde (CEDAW) bahsedilen pozitif ayrımcılığın gerçekleşmesi ve eşitliği sağlamak üzere alınabilecek geçici özel önlemlerin 'eşitlik ilkesine' aykırı değerlendirilmemesi anlamında olumlanabilecek bir gelişmedir. Ancak bu öneri Anayasa’da devletin eşitliği sağlama mükellefiyeti kaldırıldığı için, yetersiz kalmaktadır."

Benli, tekliflerinin Sivil Anayasa'nın 9. maddesine mevcut Anayasa'da yer alan "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir; devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" ifadesinin eklenmesi olduğunu belirtiyor.

"Özel önlemler ve kota madde kapsamına alınsın"
Gülbahar taslaktaki 9. maddeye şu ifadelerin eklenebileceğini söylüyor:

“Kadınlara karşı doğrudan ve dolaylı her türden cinsiyet ayrımcılığı yasaktır."

Kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olması esastır. Devlet kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olmasının fiili olarak gerçekleştirilmesi ve kadınların önündeki mevcut engellerin kaldırılması ve hayatın tüm alanlarında gerçek bir fırsat ve uygulama eşitliği yaratılması için geçici özel önlemler ve kota da içinde olmak üzere hukuksal ve kurumsal olarak gereken önlemleri alır." (GG/NZ)

Yürürlükteki Anayasa'da 10. madde

Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Taslak Metinde 9. madde
(1) Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(2) Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

(3)Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korumayı gerektiren kesimler için alınan tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

(4) Devlet organları ve idare makamları, bütün eylem ve işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. (GG)

BİA Haber Merkezi