29 Aralık 2009, Salı

Öğretmenin de hâli perişan velinin de

Eğitim Sen'in 469 eğitim emekçisiyle yaptığı "Çalışma ve Örgütlenme Durumları" araştırmasında, eğitim emekçilerinin sadece yüzde 8'inin yeterli bir yaşam standardının olduğu tespit edildi. Araştırmada, güvenceli istihdamın azaltılarak, taşeronlaştırmanın kamuda hâkim kılındığına dikkat çekildi.

Eğitim Sen Örgütlenme Sorunları Araştırma Grubu, Türkiye genelinde 26 ilde 469 eğitim emekçisi ile "Eğitim Emekçileri Çalışma Koşulları ve Örgütlenme Durumları" başlıklı araştırma yaptı. Araştırma için 53 öğretim elemanı, 295 öğretmen, 39 Milli Eğitim Bakanlığı idari personeli, 23 milli eğitimde hizmetli, 17 dershane öğretmeni ile 15 işsiz öğretmenle görüşüldü. Türkiye'de kamuda çalışan personel sayısının 2 milyon 170 binden 2 milyon 61 bine düştüğünün tespit edildiği araştırmada, en büyük düşüşün kamuda çalışan kadrolu personelin sayısında yaşandığı ortaya çıktı. Kadrolu istihdam edilenlerin sayısının 1 milyon 882 binden 1 milyon 741 bine düştüğünün belirtildiği araştırmada, "Bu değişim sadece 2007'den 2009'a geçen süreçte, kamuda güvenceli çalışma biçimlerinin budanması yönünde hızlanan eğilimi de gözler önüne sermek adına önemlidir. Yani güvenceli istihdam azalıyor taşeronlaştırma kamuda hakim kılınıyor" denildi. Araştırmada öğretmenlerin ve genel olarak kamu çalışanlarının yüzde 78,6'sının aldıkları maaş dışında ek bir gelire sahip olmadığı belirtildi.

YÜZDE 8'İ YETERLİ YAŞAM STANDARDINDA

Araştırmaya katılan eğitim emekçilerinin sadece yüzde 8'lik bir kısmının yeterli bir yaşam standardının olduğunun tespit edildiği araştırmada, eğitim emekçilerinin sadece yüzde 37,61'inin ev sahibi olduğu belirtildi. Üniversitedeki idari ve yardımcı personelin yüzde 13,32'sinin hizmet akdinin taşeron firmalardan kiralanarak karşılandığının ifade edildiği araştırmada, "Bu oran, ilk ve ortaöğretimde yüzde 30'lara yaklaşmaktadır. Yani idari, teknik ve yardımcı personelin, ilköğretimde yüzde 23,68'i, ortaöğretimde yüzde 30,83'ü, yükseköğretimde yüzde 13,32'si taşerondan veya özel tutulan kişilerden oluşmaktadır" denildi. Araştırmaya katılanlar, aynı anda verdikleri birden fazla sorun sıralamasında yüzde 91.75'le maaşların düşüklüğünden, yüzde 77.80'le ödenek eksikliğinden, yüzde 72.68'le spor alanları ve salon eksikliğinden, yüzde 71.54'le de hizmetli/personel eksikliğinden şikayetçi oldu.


VELİLERİN EĞİTİM HARCAMALARI ARTIYOR

Araştırmada ayrıca eğitim emekçilerinin yüzde 54.34'ünün ücret, mesai veya ek ders ücretlerinin geç ödenmesinden, yüzde 38.30'unun banka promosyonlarının eksik veya gecikmeli ödenmesinden, yüzde 29.57'sinin ise hak edilen görevin ve özlük haklarının verilmemesinden şikayetçi olduğu belirtildi. Araştırmada, eğitim emekçilerinin yüzde 50.6'sının çalıştıkları üniversite ya da okulun son 5 yılda daha da kötüye gittiğini belirtirken, "İyiye gitti" diyenlerin oranı ise yüzde 23.40'ta kaldı. Araştırmaya katılanların yüzde 91'inin ebeveynlerin eğitim harcamalarının arttığını belirtirken, sadece yüzde 6'sı azaldığı yönünde görüş belirtti.

(diha)

Anahtar Sözcükler