09 Mart 2010, Salı

Klute: Herkesi kucaklayan bir parti Kürt sorununun çözüm sürecini hızlandırır

AP üyesi Jurgen Klute, Kürtlerin Türkiye'nin diğer kesimlerini bir çatı altında toplamasının, Türkiye hükümeti üzerindeki baskıları arttıracağını ve daha hızlı bir demokratikleşme sürecinin yaşanmasında önemli rol oynayacağına dikkat çekti.

-----

GÜNEŞ ÜNSAL

AB'nin Kürtlere uygulanan baskı karşısında Türkiye hükümetine yönelik yeni bir yaptırım biçiminin olmadığını vurgulayan Avrupa Parlamentosu (AP) Üyesi Alman Sol Parti Milletvekili Jurgen Klute, baskının ancak Kürtlerin diğer tüm muhalif kesimleri içine alan bir çatı partisi oluşumunu hayata geçirmeleri ile gerçekleşebileceğini söyledi. DTP'nin kapatılması ile Türkiye'nin Kürtler üzerindeki baskısının tüm AB üyeleri gözünde somutlaştığına dikkat çeken Klute, baskıların işçiler, sendikalar gibi demokrasi talep eden diğer kesimler üzerinde de hissedildiğini ifade ederek, tüm bu kesimlerin bir araya gelerek oluşturacakları çatı partisi türünden bir ortaklığın Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürtlerin haklarının engellenmesi önünde ciddi bir yaptırım geliştireceğini vurguladı.

'ORTAKLIK BASKIYI ARTTIRIR'

2008 yılında gerçekleşen DTP kongresine katıldığında DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün konuşmasından çok etkilendiğini dile getiren Klute, Türk'ün konuşmasında tüm muhalif kesimleri kapsayan bir siyasi parti ihtiyacını dile getirdiğini hatırlattı. Klute, "İşte şu anda Kürt halkının ve Türkiye hükümetinin baskısı ile karşı karşıya olan kesimlerin AB'den ve diğer uluslararası kamuoyundan beklediği, umduğu baskı, böyle bir ortaklık zemininde daha somut ve anlamlı olacaktır" dedi.

'KÜRTLERİN AB İLE GENİŞ BİR İLETİŞİM VE BİLGİ AĞI KATKI SUNAR'

Kürtlerle AB arasındaki ilişkinin geliştirilmesi, geniş bir iletişim ve bilgi ağının oluşturulmasının da bu sürece ciddi katkı sunacağının altını çizen Klute, şu ana kadar AB tarafından uygulanabilecek tek yaptırımın, "eğer AB'ye girmek istiyorsan, bunları yerine getirmek, kriterlere uymak zorundasın" biçiminde hayata geçtiğini, bunun da somut anlamda bu günkü durumu engelleyemediğini vurguladı. Klute, "Yine de eğer Türkiye AB'ye girmek istiyorsa bu haliyle hiçbir şekilde kabul edilemez ve Türkiye'nin geleceği için Türk hükümeti sorunları çözerek, AB kapısına gelmelidir" şeklinde konuştu.

'YAPILANLAR YETERLİ DEĞİL'

"DTP'nin 2008 Kongresi'nde Ahmet Türk daha geniş kitlelere ulaşabilecek bir parti oluşturma çabalarını ve DTP'nin bir çatı partisine dönüşmesi gerektiğini dillendirmişti" diyen Klute sözlerini şöyle sürdürdü: "Kürtler tarafından geliştirilecek bu tür yaklaşımlar, bizim için de çok önemli. İşte tüm Avrupa için bu yeni bir şeydir ve Türkiye hükümeti üzerinde yeni bir baskı oluşturabilir. AB genelinde bizler şimdilik bir şeyler yapıldığını, ama yeterli olmadığını görüyoruz. Özellikle DTP'nin kapatılması buna bir göstergedir. Bu da Avrupa Parlamentosunda tartışılıyor ve Türkiye'de parti kapatmaların, Kürtler üzerinde uygulanan baskıların sonlanması isteniyor. Eğer Türkiye gerçekten AB'ye girmek istiyorsa bunları yerine getirmesi gerekiyor."

'BASKILARIN FARKINDAYIZ'

AB yaptırımının Türkiye üzerindeki etkisi üzerine ise Klute şu değerlendirmeyi yaptı: "Şu anda binin üzerinde Kürt politikacısının ve yine binin üzerinde çocuğun tutuklu olduğunu biliyoruz. Bunların hepsi çözümlenmeli. Bu AB açısından çok ciddi bir problemdir ve demokratik yollardan bu sorun çözümlenmediği sürece AB'nin Türkiye hakkında olumlu bir karar alması beklenemez. Ancak AB'nin Türkiye'yi AB'ye almamak dışında ne yapabileceği çok açık değildir. Şubat ayında yapılan konferansta yüzü aşkın insan aynı şeyleri söyledi ve Türkiye bu konuda uyarıldı. Ve konferansta hakları için mücadele eden insanlar desteklendi. Ancak AB'nin bu konuda farklı bir baskı yöntemi geliştirilmesi konusunda yeni bir şey yaptığını söyleyemem."

(diha)